Artemis Tapınağı veya Artemision, aslında Diana Tapınağı olarak biliniyordu ve tanrıça Artemis’e ithaf edilen bir Yunan tapınağıydı. Tapınağa ait kalıntılar Efes’te (İzmir Selçuk kasabası yakınlarında) yer alır.

Efes Antik Kenti, dünyanın en eski ve günümüze kadar en az bozulma oranı ile gelebilen yapılardan bir tanesidir. Eski Dünya’nın Yedi Harikası’ndan biri olan tapınak, milattan sonra 401’de gerçekleştirilen son tahribatından önce üç kez tamamen yeniden inşa edilmiştir.

Günümüzde tapınağın yalnızca temelleri ve tapınakta bulunan heykel parçaları kalmıştır. İlk kutsal Artemis Tapınağı İyon göçünün başladığı Tunç Çağı’na dayanıyordu. Milattan önce 7. yüzyılda, eski tapınak bir taşkınla yok edildi. Yeniden inşaatı milattan önce 550’de Giritli mimar Chersiphron ve oğlu Metagenes’in himayesinde Lydia Körfezi’nde başlatıldı. Projenin tamamlanması 10 yıl aldı. Tapınak, milattan önce 356 yılında bir kundaklama eylemiyle yok edildi ve sonrasında yeniden inşa edildi.

İçerik

Artemis Tapınağı Nerededir?

Artemis Tapınağı, modern liman kenti İzmir’in yaklaşık 75 km güneyindeki Efes Antik Kenti’nin yakınında kurulmuştur. Günümüzde Efes Antik Kenti Selçuk’un sınırında yer almaktadır. Efes Antik Kenti hakkında detaylı bilgi almak için buraya bakın.

Efes’teki kutsal alan (temenos), Artemis Harabesi’nin kendisinden daha yaşlıydı. Pausanias ise tapınağın, İyon göçünden yıllar önce başlayıp, Apollo’nun Didim’deki ilahi tapınağından daha yaşlı olduğundan emindi. Şehrin pre-iyonik sakinleri Leleges ve Lidyalılardı. Günümüzde tapınağa ait 1 kolon ve bazı heykel parçaları Efes’te sergilenmektedir. Yıllar içinde tapınağın bu denli zarar görmesinin esas nedeni, çatısının ahşap olmasıdır. Ahşaptan yapılan çatı çok kolay yandığı ve depremden etkilendiği için defalarca kez yeniden onarılmasına rağmen günümüze kadar gelememiştir.

Artemis Tapınağı’nın Mimarisi

Artemis Tapınağı, tanrıça Artemis’e ithaf edilmek üzere yapılmıştır. Lidya’nın inanılmaz zengin kralı (MÖ 560-542) Kroisos, tapınağın inşasına başlama emrini veren kişi olmuştur. Tamamen mermer olmakla birlikte, uzunluğu 115 metre ve genişliği 54 metre olan şimdiye kadar inşa edilmiş en büyük Yunan tapınaklarından biridir. Zemin, depremlerden etkilenmeyecek şekilde inşa edilmiş, paketlenmiş kömür ve koyun derilerinin üzerine kurulmuştur. Büyük sütun davulları ve arşitravlar, taş ocağından taşınmıştır.

Artemis Tapınağı’nda her biri 17 metre yüksekliğinde 127 sütun bulunduğunu düşünülmektedir. Sidon’lu Antipader’e göre; Artemis Tapınağı, Zeus’un Heykeli’nden, Babil’in Asma Bahçeleri’nden bile daha ihtişamlı idi. Antipader, Artemis Tapınağı’nı gördüğünde, diğer tüm güzelliklerin parlaklığını yitirdiğini ifade eder. Güneş’in devasa görüntüsünün ve yüksek piramitlerin büyük işçiliğinin yansıtıldığı tapınak günümüze dek varlığını sürdürememiştir. İstanbul’daki Miniatürk Parkı’nda bulunan Artemis Tapınağı’nın minik modeli, ilk tapınağın muhtemel görünümü baz alınarak hazırlanmıştır.

Artemis Tapınağı’nın Tarihçesi

Var olan eski tarih Artemis Tapınağı’nın en az Amazonlar kadar eski olduğunu vurgulamaktadır. Birinci Dünya Savaşı’ndan önce, İngiliz arkeolog David George Hogarth tarafından yapılan saha kazıları ardışık üç tapınak binası tespit etti. 1987-88 yılında yapılan kazılar, bölgenin Bronz Çağı kadar erken bir tarihte işgal edildiğini ve zeminin geometrik zamanlarına kadar uzanan çanak çömlek parçalarının bir araya getirildiğini doğrulamıştır. Çünkü sert kaplanmış kilden yapılma zemine sahip peripteral bir tapınak, M.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiştir. Efes’teki peripteral tapınak, Küçük Asya sahilinde peripteral bir tipin en erken örneğini ve belki de herhangi bir yerdeki sütunlarla çevrili en erken Yunan tapınağını sunmaktadır.

M.Ö. 7. yüzyılda bir sel tapınağı yok etti ve orijinal kil zemininin üzerine yarım metrelik kum bıraktı. Taşkının döküntüleri arasında; bir oyma fildişi plakasının kalıntıları, Kuzey Suriye’nin Hayat Ağacı ve eliptik kesitli bazı gözenekli kehribar damlaları bulundu. Tapınağın tamamlanması yüz yirmi yıl almıştır. Başka bir rivayet ise bu sürenin iki yüz yıl olduğunu belirtir. Büyük İskender’in doğduğu gece, tapınak, kasıtlı olarak çatının tahta çerçevesine ateş açan Herostratus tarafından yakıldı ve o bu hareketiyle adını ölümsüzleştirmeyi ümit etti. Bununla birlikte Efesliler, isminin asla kaydedilmeyeceğini belirttiler. Artemis Tapınağı yapı itibari ile su basması eğilimi gösteriyordu ve her yüzyıl geçtikçe zemine 1 metre daha gömüldüğü düşünülmektedir.

2 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın