Hastaların yaşam kalitesinde hızla düşüşe neden olan hastalıklardan biri de boyun fıtığıdır. Boyun fıtığı, kişinin önce omuzlarında daha sonra sırtında ağrılara neden olur. İlerlemesi durumunda el parmaklarında uyuşukluğa kadar gidebilen fıtık, ağrılı bir rahatsızlık olduğu için ciddi sorunlar teşkil etmektedir. Tedavi edilmediğinde ise kısmi felç ya da ayak kontrolünü yitirme gibi sonuçlar doğurabilir. Boyun fıtığı kuvvette azalma, denge kaybı, huzurlu uyuyamama gibi pek çok sorunu da beraberinde getiriyor.

Boyun fıtığı ciddiye alınarak, en hızlı şekilde doktor müdahalesi gerektiren hastalıklardandır. Bilhassa bilgisayar başında çalışan kişilerde gözlenen hastalığın, yük kaldıran bireylerde de sıkça görüldüğü bilinmektedir.

Modern yaşam şartlarına bakıldığında hemen herkesin bilgisayar başında saatlerini harcadığı göz önüne alınırsa, 3 kişiden birinin boyun fıtığı ile yaşaması normal karşılanmalıdır. Herkeste farklı etkiler ortaya çıkaran hastalık, kiminde çok ağrılı geçerken kimi hastalarda yalnızca zaman zaman sorun yaratır.
İlginizi Çekebilir: Kuyruk Sokumu Ağrısı Nedir?

Boyun Fıtığı Nedir?

İnsan boynu, yedi adet omurdan meydana gelir. Omurlar arasında hareketi kolaylaştıran diskler bulunur. Omurga, kaldırdığı yüke bu diskler sayesinde dayanabilir. Diskler, sulu ve kollajen bir yapıya sahip olduğu için kemiklerin birbirine sürtmesine de engel olur. Boyun fıtığında hastaların bu disk yapısı, suyunu kaybettiği için hareketlerde kısıtlanmalar meydana gelir. Diskin çevresini saran kılıftan dışarıya doku taşması meydana gelir. İçteki yumuşak dokuların çevrede yer alan dokulara zarar vermesine, baskı yapmasına boyun fıtığı adı verilir. Boyun fıtığı yalnızca dokular arasında değil neredeyse vücudun her noktasında hissedilecek kadar yoğun bir ağrı yaratır.

Boyun Fıtığının Nedenleri Nelerdir?

Modern yaşamın gerekliliklerinden biri olan bilgisayar başında vakit geçirme, disk dejenerasyonu, boyun omurgasında kireçlenme, romatizma, kötü duruş, devamlı ağır yük kaldırma ve zedelenme boyun fıtığının temel nedenlerinden bazılarıdır. Bilinçsizce yapılan spor davranışları, egzersizler boyun fıtığının diğer nedenleri arasındadır. Uyuduğunuz yastıktan oturduğunuz koltuğun desteğine kadar pek çok unsur boyun fıtığına neden olabilir. Boyun fıtığının ortaya çıkmaması için yapılan egzersiz hareketlerinde çok dikkatli olmak, terledikten sonra hemen soğuk havaya çıkmamak gerekmektedir.

Boyun Fıtığının Belirtileri Nelerdir?

Boyun fıtığının ilk belirtisi boyun ağrısıdır. Birkaç gün önce ağır kaldırdıysanız ya da yanlış egzersiz yaptıysanız boyun ağrıları baş gösterebilir. Elbette her boyun ağrısı fıtık işareti değildir ancak zorlamaların çoğu fıtığın belirtileridir. Nitekim belirtiler zaman içinde daha net şekilde görülebilir. Sırt kısmına yayılan, kollarda sancı yapan, parmakları uyuşturan ağrılar fıtık ağrısıdır. Tedavi süreci ertelenen fıtıklarda boyundan aşağısının felç kalması ya da bacaklarda güç kaybı gibi daha olumsuz sonuçlar alınabilir. Buna bağlı olarak hastaların belirtileri takip etmesi gerekmektedir.

Boyun Fıtığından Korunma Yolları Nelerdir?

Fıtıktan korunmanın ilk kuralı, boyun bölgesini zorlayacak aktivitelerden kaçınmaktır. Gün içinde yapılan sporda kaslarınızı, sırtınızı ve dolaylı yoldan bile olsa boynunuzu zorlarsanız hastalık kolayca başınıza dert olabilir. Boyun fıtığına engel olabilmek için yapılan sporun kesinlikle bilinçli olması gerekir. Yanlış bir davranış kişinin felç kalmasına bile neden olabilir. Korunma için boyun ve sırt bölgenizi özellikle sıcak soğuk şokundan korumalısınız. Terledikten hemen sonra soğuk alırsanız boyun fıtığına yakalanma riskiniz artar.

Boyun Fıtığının Tedavisi Nedir?

Boyun fıtığında birçok kişinin bildiğinin aksine cerrahi işlem son basamaktır. Kesin tanı ise MR ve muayene ile konulabilmektedir. Hastalar genellikle ilaç tedavisi, yatak istirahati ile iyileştirilirler. Eğer hasta dinlenerek ya da ilaç kullanarak iyileşmiyorsa bu durumda fizik tedavi yapılması gerekir. Fizik tedavi ile seanslar eşliğinde boyun fıtığından kurtulunabilir.
Hastalardan 15 tanesinden 1 tanesine cerrahi müdahale yapılması gerekebilir. Cerrahi işlem gerektiren hastalarda duyu kaybı, kas gücü kaybı ya da refleks kaybı söz konusu olduğunda bu işlemler gerçekleştirilir.

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın