paylaşım

Doğum Sonrası Depresyonu Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

Bir bebek sahibi olmak ve anne olma isteği birçok kadının hayalidir. Ancak her güzel şeyin olduğu gibi anneliğin de getirdiği zorluklar vardır. İşte bazı anneler bu zor durumların üstesinden gelemez ve bazı psikolojik sorunlar yaşar. Sakin hayatlarına bir anda gelen bebek bazı annelerde ruhsal çöküntü yapabilir. Sürekli ağlayan ve bakıma muhtaç bir bebeğin sorumluluğunu almak ağır gelebilir. Doğum sonrası depresyon dediğimiz bu problemin detaylarını yazımızda paylaştık.

REKLAM
REKLAM

Kadınların en güzel olduğu kadar en sıkıntılı dönemleri hamilelik ve doğum sonrası dönemleridir. Hormonların ani değişiklikleri kadınların bu dönemde hassaslaşmasına neden olur ve ani duygu geçişleri yaşanır. Hem hamilelik hem de doğum sonrasında kadın psikolojisinde birtakım değişiklikler görülebilir. Depresyon diye adlandırdığımız bu durumun semptomları, normal depresyonla hemen hemen aynıdır.

Doğum sonrası yaşanan depresyonun sebebi genelde bir anda değişen yaşam şekliniz olurken; hamilelikte yaşananlar vücudunuzun değişmesi ve bebeğinizin sağlıklı doğup doğmayacağına dair yaşanan endişelerdir. Hamilelik sürecindeki psikolojik bozuklukların en temel nedeni elbette hormonal değişikliklerdir. Fiziksel sorunların neden olduğu sinirlilik, gerginlik de ruh halini olumsuz etkileyebilir. Hamilelik süresince devam eden en önemli korku ve endişe bebeği kaybetmeye yöneliktir. Ancak unutmamalısınız ki stres, birçok soruna neden olabiliyor. Bu dönemi sakin ve sorunsuz geçirmeye özen göstermelisiniz.

Doğum Sonrası Depresyonu Nedir?

Doğum Sonrası Depresyonu Nedir?Bebek sahibi olmak çiftler için heyecan verici bir olaydır şüphesiz. Ancak bu durum anne için biraz stresli olabilmektedir. Çünkü kadının hayatı bu evrede tamamen değişir. Çoğu kadın anne olduktan sonra daha kaygılı, stresli hale gelir. Doğum sonrası depresyonu için postpartum depresyon adı da verilir (PPD). Belirtiler 10 güne kadar görülebilir ve ardından kendiliğinden iyileşme gösterir. Daha ağır olan durumlar depresyona kadar ilerleyebilir. Doğumun ardından 6 haftalık süreçte yavaş yavaş ortaya çıkar. Bazen 1-2 ay kadar kısa sürede düzelebilir ama 2 yıla kadar gittiği durumlar da görülebilir.

Doğum Sonrası Depresyonun Nedenleri Nelerdir?

Doğum Sonrası Depresyonun Nedenleri Nelerdir?Biyolojik ve psikososyal olmak üzere iki ana başlıkta toplanabilir. Gebelik süresince artan hormonların gebeliğin bitmesi ve doğumun gerçekleşmesi ile aniden düşüşe geçmesi depresyonun en önemli nedenlerinden olarak görülmüştür. Psikolojik neden olarak ise; annelerin doğumdan sonra hayatlarını kendilerinin değil dış etkenlerin yönettiğini düşünmeleri sayılabilir. Hamilelik esnasında alınan kiloların bir türlü verilememesi. (Doğum sonrası fazla kilolardan kurtulmanın yolları.) Bunun yanında annenin uykusunu gerektiği kadar alamaması, evde sürekli ağlayan bir bebeğin olması gibi durumlar ruh halinin olumsuz yönde etkilenmesine sebep olmaktadır.

Doğum Sonrası Depresyonun Belirtileri Nelerdir?

Doğum Sonrası Depresyonun Belirtileri Nelerdir?Aşırı yorgunluk hissedilmesi ve enerjinin tükenmesi en temel belirtisidir. Anneler kendilerinin yetersiz olduğunu düşünmeye başlarlar. Bebeğe zarar verme korkusu ve bebek için aşırı endişelenme yorgunluğu takip eder. Bazı durumlarda ise bebeği istememe, bebeği öldürmek isteme gibi ciddi vakalar görülebilir.

Doğum Sonrası Depresyonun Tedavisi Nedir?

Doğum Sonrası Depresyonun Tedavisi Nedir?Öncelikle kendinizde böyle bir durumun olduğunu fark ettiyseniz hemen bir uzmana danışmalısınız. Bazen siz kendinizde oluşan değişikliklerin farkına varamayabilirsiniz. Doğumdan sonra sürekli sizinle vakit geçiren eşiniz veya anneniz bu durumu fark edip bir uzmana görünme konusunda sizi uyarmalıdır. Tedavisi ise çok basittir. Sizi depresyona götürecek sorunlar tespit edilip, bunların üzerine gidilmeye çalışılır. Bu aylarda emziren bir anne olduğunuz için antidepresan tarzı ilaçlar pek verilmez. Bunun yerine terapi yöntemiyle tedavi yolları tercih edilir. Tedaviye destek olacak en önemli kişi ise, sizinle birlikte bu günleri sabırla atlatacak olan eşinizdir.

Hamilelik Döneminde Yaşanan Psikolojik Sorunlar Nelerdir?

Hamilelik Döneminde Yaşanan Psikolojik Sorunlar Nelerdir?

  • İlk 3 Aylık Dönem: Gebeliğin ilk aşamaları bu dönemde kendini gösterir. Yaşanan adet gecikmesi, gebeliği öğrenme ve ardından gelen yorgunluk, mide bulantıları gibi sıkıntılar, kadınların duygusal dengelerinin bozulmasına neden olabilir. Ancak ilk 3 aylık dönemde duygusal durumdaki değişiklikler fiziksel değişikliklere oranla daha nadirdir. Yalnızca hormonların değişmesine bağlı olarak ani duygu geçişleri yaşanabilir. Ruh hali üzerine büyük etkisi olan östrojen ve progesteron hormonları duygu durumu üzerinde de fazlasıyla etkilidir. İlk üç aylık dönemde bebeğin kalp atışları duyulana kadar hemen her kadında endişe hali hâkimdir.
  • İkinci 3 Aylık Dönem: İlk üç aylık döneme göre daha sakin bir dönemdir. En sabır gerektiren şeylerin birçoğu atlatılmıştır ve vücut bu yeni haline yavaş yavaş alışmıştır. En önemlisi kadınların büyük korkularından olan düşük riski hemen hemen kaybolmuştur. Bebeğinin hareketlerini hisseden anne adayı biraz daha rahatlamıştır ama temel korkular hala devam edebilir.
  • Son 3 Aylık Dönem: Bu dönemde anne adayında sabırsızlık hâkimdir. Bebeğine kavuşmak için gün sayan anne, iyice belirgin hale gelen bebeğinin ve hareketlerinin tadını çıkarabilir. Son dönemde alınan kiloların artış göstermesi psikolojik sorunların temelini oluşturur. Kadın kendisi beğenmemeye ve kimsenin de kendisini beğenmediğine inanmaya başlar. Son aya yaklaşırken; fiziksel rahatsızlıklar şiddetlenebilir. Ağrılar, hafif sancılar, uyumada güçlük görülebilir. Bu dönemde eşlerin desteği kadınların psikolojisinin bozulmamasında önemli bir yardımcıdır. Anneler bu zor döneminin hemen bitmesini ve bebeklerine kavuşmayı isterken; bir taraftan da doğum korkusu kendini gösterir ve doğum sonrasındaki zorlu sürecin kendilerini beklediğinin de farkındadırlar. Doğum korkusu bu dönemde en sık görülen korkulardandır ve anneler zamanlarının çoğunu doğum üzerine düşünerek geçirebilirler. Korkuları ciddi boyuta ulaştığında bir uzmandan yardım alabilirler. Bu dönemde çevrenin desteği oldukça önemli bir boyuttadır.

Yorumlar


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir