Epilepsi (Sara) Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Halk arasında sara olarak da bilinen epilepsi, bir sinir sistemi hastalığıdır. Beynin bazı fonksiyonlarını kontrolsüz bir şekilde gerçekleştirmesi sonucu, geçici bilinç kayıplarıyla karakterizedir. Hasta epileptik nöbet esnasında bayılır, duygu ve hareketlerini kontrol edemez hale gelir. Kişiden kişiye değişkenlik gösteren epileptik nöbetlerin, 40'a yakın çeşidi bulunmaktadır.

Vücudun kontrolünü sağlayan merkez hepimizin de bildiği gibi beyindir. Tüm vücudun hareketlerini düzenleyen, yöneten beyin olduğu için hücreler arasında elektriksel bir bağ yapısı bulunmaktadır. Beyin, elektriksel bağlar sayesinde vücudu harekete geçirir. Elektriksel yapıda sorun çıkması yani bir nevi vücudun beyin ile kontak kuramaması sonucunda epilepsi nöbetleri ortaya çıkmaktadır. Kısa süreliğine kendini gösteren epilepsi nöbetleri, ne kadar kısa sürse de yaşam kalitesinde zayıflamaya neden olur.

Halk dilinde sara olarak bilinen epilepsi, nöbet şeklinde gerçekleşir. Bu nöbetlerin ne yazık ki ne zaman ve nerede geleceği tahmin edilememektedir. Dünya üzerinde yaklaşık 45 milyon sara hastası bulunmaktadır.

Bu 45 milyonun içinde 750 bin kişi Türkiye’de yaşamaktadır. Yaşam kalitesini düşürse de epilepsi hakkında bilinmesi gereken en önemli detay asla beyin ya da zeka geriliği olmadığıdır. Epilepsi yalnızca sinirsel bir rahatsızlıktır.

Epilepsi (Sara) Hastalığı Nedir?

Hastanın sınırlı bir süre için bilinç, davranış, duygu, hareket, algılama fonksiyonlarını yitirmesi durumuna epilepsi adı verilir. Bu davranışların olduğu sürece epileptik nöbet veya epilepsi nöbeti denir. Bu nöbetlerin kimisi çok belirgin şekilde olsa da, bazıları fark edilmeden geçirilir. Kişiden kişiye değişmekle beraber, 40’a yakın nöbet türü olduğu bilinmektedir. Beyinin vücut ile iletişiminin kopması olarak da açıklanabilen epilepsi hastalığı, sinir sistemi ile ilgili bir rahatsızlıktır. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde yetişkinliğe nazaran daha çok görülen epilepsi hastalığı, uzun süreli tedavi istemektedir. Hem hastanın devamlı gözlem altında tutulması hem de tedavinin kesinlikle aksatılmaması gerekmektedir.

Hastaların genel olarak iyileşme süreçlerine göz atıldığında %20’lik kısmında uygun tedavi yöntemiyle bile nöbet gelişimleri durdurulamamaktadır. Beyin hücrelerinin yani nöronların gereken görevi yerine getirememesi olarak tanımlanabilen epilepsi hastalığı, halk arasında sara olarak bilinmektedir. Hastada zeka geriliği olduğuna dair yanlış inanışların bulunması sara hastalarının hayatlarını daha da zorlaştırmaktadır. Sara hastalarında herhangi bir zeka sorunu yoktur. Epilepsi yalnızca sinir sistemi yani nöroloji ile ilgili bir rahatsızlıktır.

Epilepsi Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Epilepsi birden fazla sebebe bağlanabilir. Ana nedeni, beyindeki normal elektriğin aşırı ve kontrolsüz dağılımıdır. Her hastada farklı bir nedenle ortaya çıktığı bile söylenebilir. Araştırmalar sonucunda epilepsi nedenlerinden en sık görülenlerin; beyin tümörleri, menenjitler, damar tıkanıklıkları, beyin enfeksiyonları olduğu bilinmektedir. Bu sebeplerin dışında hastanın nörolojik sendrom geçirmesi, alzheimer hastası olması gibi sebepler de gösterilebilir. Genel tabloya bakıldığında hastaların nörolojik rahatsızlıklarının epilepsiyi doğurduğu söylenebilir.

Epilepsi Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Epilepsi rahatsızlığının temel belirtilerinden ilki davranış ve konuşmalarda karışıklıkların ortaya çıkmasıdır. Kişinin cümlelerinin sonunu getirememesi, belli bir noktada dakikalarca sabit kalması bu karmaşık davranışlardan yalnızca birkaçıdır. Bu hastalığın başka bir belirtisi ise kısa süreli hafıza gerilemeleridir. Unutkanlık, hatırlayamama gibi durumlar söz konusudur. Hastalığın temel belirtileri arasında psikolojik sorunlar da bulunmaktadır. Kişinin devamlı rahatsız hissetmesi, yalnız kalmak istemesi, şikayet etmesi, aşırı stres, ağlama artışları epilepsinin belirtileri arasındadır.

Epilepside dikkat çeken diğer belirtiler ise el- kol koordinasyonunun sağlanamamasıdır. Bunun yanında kişide devamlı titreme, bunalıma girme, kendini yaralama, halüsinasyon, nefes darlığı, durduk yere dalma, dokularda morarma, korku, ağız ve dudaklarda uçuk benzeri yaraların çıkması, aşırı tükürük salgılama, idrarı kaçırma ve kokuya hassasiyet gibi durumlar, epilepsinin belirtileri arasında gösterilmektedir.

Epilepsi Hastalığından Korunma Yolları Nelerdir?

Epilepsinin oluşmasına engel olmak için bireylerin dengeli ve sağlıklı beslenmeleri gerekmektedir. Genetikte epilepsi bulunuyorsa yani aileden herhangi birinde epilepsi hastalığı söz konusuysa bu durumda devamlı doktor kontrollerinin yapılması gerekmektedir. Hastalığa yakalanmak beklenmeksizin yapılan kontroller, kişinin erken teşhis fırsatı yakalamasını sağlayacaktır.

Epilepsi Hastalığının Tedavisi Nedir?

Epilepsi hastalığı için tamamen tedavi edilebilir ya da edilemez gibi ifadeler kullanmak yanlıştır. Çünkü hastalık, kişiye göre farklılık gösterdiği için sonuçları da değişiklik yaratabilmektedir. Genel bir ifadeyle asla iyileşemeyen grup olduğu gibi tamamen iyileşen grupların da olduğu bilinmektedir. Ama genel itibariyle tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söylemek mümkündür. Hastalık sürecinde genel olarak ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Bu ilaçlar, hastalığı yok etmeye yönelik değil hafifletmeye yöneliktir. Tedavi ile kullanılan ilaçlarda hastanın nöbetlerinde azalmalar meydana gelebilmektedir.
İlaç tedavisi dışında bir de cerrahi müdahale ve pil uygulaması yapılmaktadır. Cerrahi işlemlerle beyne pil uygulaması yapılması, olumlu sonuç veren tedavi yöntemlerinden biridir.

Epilepsi Nöbeti Sırasında Yapılması Gerekenler Nelerdir?

Eğer etrafınızda epilepsi nöbeti geçiren biri varsa yapmanız gereken ilk işi, o kişiyi başını bir yere çarpmayacak şekilde, güvenli bir yere yatırmak olmalıdır. Halk arasında yapılan kolonya koklatmak gibi uygulamalar, kesinlikle yapılmamalıdır. Nöbet geçiren kişinin üzerinde, onu sıkan giysiler varsa çıkarılmalı, kemer benzeri şeyler gevşetilmelidir. Hareketleri bilinç dışı yapılacağı için, durdurulmaya veya kontrol altına alınmaya çalışılmamalıdır. Eğer kendini sıkıyorsa, dişlerinin arasına temiz bir cisim koyabilirsiniz. Bu temiz bir havlu olabilir. Bu sayede dilini ısırmasını veya dilin nefes borusunu tıkamasını engellemiş olursunuz. Son olarak hasta kendine geldikten sonra hemen ayağa kalkmasına izin verilmemeli, bir süre dinlenmesi sağlanmalıdır.

Yorumlar


4 yorum
  1. Aslında bu binevi aktif atakları açıklamaktadır. Bunun yanında pasif olan ataklar da vardır. Bu pasif nöbet sırasında yapacak pek bir şey yoktur aslında hiçbir şey … tek gereken sabırla bitmesini (2-4 dk arası) beklemektir. Keşke etrafımdaki herkese söyleyip rahatlayabilsem … Ve nöbetten sonra o şaşkın ve garip bakışları önleyip bunun istemsiz bir olay olduğunu kabul etmektir. Çünkü hastanın kendine geldikten sonra herkesin ona garip bakması psikolojiyi bozucu niteliktedir…
    LÜTFEN BU HASTALARA KARŞI BİLİNÇLİ OLUNUZ …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir