paylaşım

Evlilik Korkusu Nedir? Neden Oluşur?

Evlilik birbirini seven her çiftin gerçekleştirmek istediği bir durumdur. Ancak evlilik korkusu diye psikolojik bir sorun da var ki evlenme isteğinin bile önüne geçebiliyor. Bu sorunu yaşayan kişilerin sayısı ise küçümsenmeyecek kadar fazla. İşte size evlilik korkusu ile ilgili merak ettiğiniz soruların cevabını bulabileceğiniz bir yazı;

REKLAM
REKLAM

Evlilik korkusu henüz kendi gelişimini tamamlamadan bir evliliğe adım atan kişilerde çok sık görülen bir sorundur. Evlilik her normal bireyin yaşaması gereken doğal bir olaydır. Neslin devam etmesi, aile kavramının sürebilmesi için önemli bir gerekliliktir.

Canlılar dünyaya geldiğinden beri üreme dürtüsü üzerine bir ilgisi vardır. İnsanlar sevgi, saygı çevresinde ve huzurla yaşayacağına inandığı birinin karşılarına çıkması durumunda hayatlarını birleştirirler.

Evlilik sürecinin düzgün işlemesi için kişinin sosyal durumuna, psikolojisine uygun yaşaması gerekmektedir. Evlilik, hayat paylaşımı olmasının yanı sıra çocuk sahibi olmaktır, aile kurmaktır. Mutlu bir evlilikte yetişmiş çocuklar, kendi hayatlarını kurarken de daha başarılı olabilmektedir. Büyük olgunlukla ve başarıyla yetiştirilmiş çocuklar evlilik kurarken daha rahatlardır. Aksine birey haline gelemeyen, ailesinden kopamayan kişiler evlilikten korkarlar. Çünkü sorumluluk almak bu kişilere göre değildir. Burada bütün sorun ailenin yetiştirme biçimidir. Çocukları kendisine bağımlı hale getirerek yetiştiren aileler çocuklarına nasıl bir kötülük yaptıklarının farkına vardıklarında çok geç olacaktır.

Evliliğin Avantajları Nelerdir?

Evliliğin Avantajları Nelerdir?

  • Hayatın geri kalanında bir aile kurarak yaşamak için evlilik şarttır. Aile kurmadan devam eden bir yaşam düşünülemez.
  • Hayatı biriyle paylaşmak, bireylere güç verir. Birlikten kuvvet doğar.
  • Evlilik düzenli ve sağlıklı bir cinsel hayat sağlar.
  • Hayat belli bir düzene oturur ve planlar artık ailecek yapılır. Kurduğunuz aile ile birlikte özgürsünüzdür.
  • Anne-baba olmanın mutluluğunu evlilik sonrasında tatmak en doğru olanıdır.

Evliliğin Zor Yanları Nelerdir?

Evliliğin Zor Yanları Nelerdir?Evlilik öncesinde belli bir yaşamı olan bireyler alışkanlıklarının bazılarından vazgeçmek zorunda kalabilirler. Ayrıca bazı önceliklerinde değişmesi gerekir. Evlilik bazı mecburiyetler barındırır. Çiftlerin birbirlerine davranış biçimleri, günlük hayatın nasıl geçirileceği gibi bazı durumlar kişilere mecburiyet sunarak zor anlara neden olabilir.

Evlenmeden önce flörtleşme dediğimiz dönemde birlikte yaşayan çiftler, bu süreci daha kolay atlatırlar. Fakat özellikle özgür ruha sahip insanlar hayatlarını birden bire yeni biriyle paylaşmaya başlamanın bocalamasını yaşamaktadırlar.

Evlilikte En Sık Yaşanan Sorunlar Nelerdir?

Evlilikte En Sık Yaşanan Sorunlar Nelerdir?Olgun bireylerin, bir birliktelikten sonra yaptıkları evlilikte genellikle sorun çıkmaz ama kendi gelişimini tamamlamamış kişilerin evliliği yürütmesi zordur. Olgunlaşmamış kişilerde iletişim kurabilme kabiliyeti düşüktür. Evlilikte problemler genellikle yanlış ya da eksik iletişimden kaynaklanır. İletişimi kuvvetli olmayan kişiler, problem çözmede ve ortak nokta sağlamakta zorluk çekerler. Evlilikteki bir diğer sorun da cinselliktir. Kişilerin birbirilerinin ihtiyaçlarını anlamaması, uyumlu bir birliktelik sağlanmaması sorunlara neden olur. Çocuklar dünyaya geldikten sonra onlar üzerinden doğan sorunlar da ortaya çıkabilir.

Cinsellik konusunda sorun yaşayan kişiler evlilikle ilgili kaygı yaşarlar. Aslında bu korkuların çoğu da psikolojiktir. Cinsel açıdan kendini yetersiz görme çoğunlukla erkeklerde olabilmekle birlikte nadiren de kadınlarda görülmektedir. Karşısındaki kişiyi tatmin edemeyeceği düşüncesinde olan bireyler evlilikten kaçınmaktadırlar. Cinsellikle ilgili sorunlar kolaylıkla çözülebilen sorunlardır. Aslında evliliği engellemezler ama en önemlisi kişilerin tedaviye açık olmalarıdır.

Toplumumuzda evlilik danışmanına giderek tedavi olmak çok uzak bir kavramdır; ama kesinlikle uygulanması gereken bir olgudur. İlişkide sürekli kavga, saygısızlık, kısıtlama söz konusu ise mutlaka bir bilene danışmalısınız. Daha ileri ki sorunlarda da evlilik danışmanına başvurulabilir. Aldatma, cinsel yetersizlik büyük olan diğer sorunlardandır. Kendi kendilerine sorunlarını gideremeyen çiftler vakit kaybetmeden danışmana başvurmalıdır. Günümüzde boşanma oranlarındaki artış bu ihtiyacı gayet net açıklar niteliktedir.

Evlilik erkek faktörü için karısının ve çocuklarının sorumluluğunu üstlenmek; kadın faktörü içinde kocasının ve çocuklarının sorumluluğunu üstlenmektir. Kendine güvensiz olan kişiler bu kadar büyük bir sorumluluğu üstlenmek istemezler çünkü başarısız olacaklarını düşünürler. Olgunlaşma sürecini başarıyla atlatmış kişilere ise birey adı verilir.

Evlilik sorumluluğunu alamayan kişiler genellikle kendilerini bu yöntemle korumaya almak isteyen savunma mekanizmalarına sahiptirler. Bu korkuyu ise çeşitli şekillerde bastırmaya çalışırlar. Kariyer yapmak, hayatın zorlukları, maddi nedenler, özgürlük isteği, bağlılıktan hoşlanmamak gibi nedenler öne sürerler. Karşılarına çıkan adaylar için de sürekli bir bahane bulurlar. Tüm bunlar göz önünde yansıtılan belirtilerdir ama altta yatan asıl neden sorumluluk alma korkusu yani evlilik korkusudur.

Yorumlar


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir