Eski uygarlıkların en yaygın yerleşim alanlarından biri olan Mezopotamya, geçmişten günümüze pek çok eser bırakmış olan tarihi yerleşim yerlerinden biridir. Mezopotamya’nın bu izlerinden biri olan Hasankeyf, coğrafi konumu ve genel özellikleri ile oldukça ilgi çekici bir yerdir.

Dicle nehrine yakınlığı ve coğrafi yapısının korunmaya elverişli olması ile her dönemin ilgi çekici yapılarından biri olmayı başarmıştır.

Sadece taş malzeme kullanılarak inşa edilen kalesi sayesinde Hısn Keyfa adı verilmiştir. Bugüne kadar bu isim dışında o bölgeyi anımsarken başka isimler de kullanılmıştır. Hasankeyf’in hangi tarihte ve kimler tarafından kurulduğu hakkında net bir bilgiye rastlanmamaktadır. Sümerler, Asurlar ve Bizanslılar Hasankeyf’in kültürel varlıklarından sadece birkaçıdır. Diğer kültürel varlıkları arasında; Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Moğollar yer almaktadır.

Hasankeyf Nerededir?

Batman ilinde yer alan ve coğrafi konumu nedeniyle bu il için önemli bir yere sahip olan Hasankeyf, Dicle nehri üzerinde yer almaktadır. Yüzyıllar öncesine dayanan bir geçmişi barındırması ve günümüzde de birçok güzel yönü ile bilinmesi, 1981 yılında doğal koruma alanı olarak ilan edilmesini sağlamıştır. Kurulduğu ilk günlerde ticaret için nehirlerin büyük önem taşıması ve bu yapının da Dicle nehri üzerinde yer alması, değerlenip gelişmesine yol açmıştır. Etrafta bulunan mağaralar nedeniyle bu bölge mağaralar şehri olarak da adlandırılmaktadır.

Hasankeyf’in Mimarisi

Eski çağlarda yaşamış insanlar için önemli bir yerleşim merkezi niteliğinde olan Hasankeyf, bölgede yaşayan halk tarafından birçok farklı şekilde isimlendirilmiştir. Bunlardan bazıları; Mağaralar Şehri, Kayalar Kenti ve Hısnı Keyfa’dır. Dicle nehri üzerinde kurulmuş olması ve mağaralardan oluşması, geçmişteki insanların kalacak yer sorununa çözüm olmuştur. Yaklaşık altı bine yakın mağaranın bu yerde bulunması, insanların burayı genellikle yerleşim yeri olarak kullandığını göstermektedir. Ayrıca ticaretin canlanmasında da etkili olan Hasankeyf, Orta Çağ’da da askeri değerini ve stratejik yapısını korumuştur.

Benzer İçerik: Dupnisa Mağarası Hakkında Bilgi

Hasankeyf’in bu denli tarihi eser niteliği taşımasında Artuklular’ın katkısı büyüktür. Yaklaşık 130 yıl başkentlik yapan Artuklular, buranın popüler bir kültür merkezi olmasına neden olmuştur. Kalkerli bir yapıda olan, sayısı binlerin bulduğu mağaralardan oluşan Hasankeyf turizm açısından oldukça dikkat çekici bir yapıdır. Ancak Dicle nehri üzerine yapılması planlanan İlsu Barajı ve Hidroelektrik Santrali yüzünden, 12 bin yıllık tarihi yapının, sular altında kalma tehlikesi bulunmaktadır.

Hasankeyf ‘in Tarihçesi

Hasankeyf için, yeryüzünde olduğu kadar yeraltında da önemli eserlerin bulunduğu rivayet edilmektedir. Ancak bu değerlere ulaşabilmek için arkeolojik kazıların yapılması ve kamulaştırma izni ile evlerin kaldırılması gerekmektedir. Milattan önce 8. yüzyıla ait bir yerleşim birimi olduğunu konusunda pek çok bilgi mevcuttur. Bu derece bilinen bir yer olmasında Mezopotamya ile olan konumu fazlasıyla etkilidir. Milattan sonra ilk yıllarda önce Bizanslıların daha sonra da, Sasaniler’in eline geçmiştir. Bizanslıların elindeyken, sağlam bir kapı yaptırarak buradaki egemenliklerini yaklaşık 3 yüzyıl kadar sürdürmüşlerdir. Müslümanların eline geçişi ise, Hz. Ömer zamanında gerçekleşmiştir. Halifeler döneminin başlangıcı ile Hasankeyf, Osmanlılar başta olmak üzere pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Doğal taşlar ve kayalıklardan meydana gelen Hasankeyf, bölgede yaşayan medeniyetlerin farklı oluşu kadar, birçok isimde de değişikliğe uğramıştır. Hasankeyf’e yapı itibari ile benzeyen isimlerin yanı sıra, Kipas ve Cehpa bu bölgeye verilen isimler arasındadır. Türk kültürünü yansıtan en önemli medeniyetlerden biri olan Osmanlılar ise, buraya Hısnkeyf ismini vermişlerdir. Ayrıca Hasankeyf’in Osmanlıların elinde bulunduğu dönemlerde Diyarbakır merkez il olarak belirtilmiştir. Böylelikle şehir ciddi anlamda gelişme göstermiş ve yaklaşık 10 bin kişinin yaşadığı bir yerleşim merkezi haline gelmiştir. Zamanla kazandığı önemi kaybetme dönemine giren Hasankeyf, Cumhuriyetin ilanı ile Mardin Midyat’a bağlanmıştır. Ancak 1990 yılında Batman il olunca, Hasankeyf bu şehrimize bağlı bir ilçe konumuna gelmiştir.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın