Arecaceae familyasının bitkilerinden biri olan Hindistan cevizi (Cocos nucifera), tropikal iklimlerin vazgeçilmez meyvesidir. Lifinden sütüne kadar pek çok yönde kullanılan Hindistan cevizi, meyve içeriğinde bulunan birkaç madde ile ilaç olarak da kullanılmaktadır. Kozmetik dünyasının olmazsa olmazlarından biri olan şampuanlarda, sabunlarda, kremlerde ve makyaj malzemelerinde yer almasını sağlamaktadır. Boyu 25 metreden fazla olan Hindistan cevizi ağacının ömrü yaklaşık 100 yıldır.

Genellikle 60-70 yıl boyunca devamlı meyve verir. Tropikal olmayan bölgelerde yetişmesi bir hayli zor olan Hindistan cevizi bu nedenle toz halinde satılır. Yüksek miktarda, kolay sindirilebilen bir yağı olan Hindistan cevizi, tüketildiğinde iştah kesici özelliğe sahiptir. Bu nedenle kilo vermek için faydalanılabilir.

Mide ve hazımsızlık sorunlarına da aynı ölçüde yardımcı olmaktadır. Yaşlanmayı yavaşlatan Hindistan cevizi; Sri Lanka, Tayland, Malezya ve Fildişi sahillerinde yetiştirilmektedir. Tropikal, ılıman, sıcak iklimler Hindistan cevizinin rahat yetiştiği mevsimlerdir.

Hindistan Cevizi Nedir?

Arecaceae olarak bilinen Palmiyegiller ailesinden olan Hindistan cevizi, palmiye türü ağaçlardan biridir. Meyvesi yenen bu bitki, genellikle sıcak ülkelerin bitkisi olarak bilinmektedir. Dünyanın hemen her yerinde tüketilen Hindistan cevizinin gerek taze gerekse toz olarak pek çok ülke tarafından ticareti yapılmaktadır. Sert, kahverengi kabuğa sahip olan ceviz sıradan bir meyve gibi rahatlıkla soyulmaz. Keskin ve büyük bıçaklarla temizlendikten sonra içinde bulunan suyu içilebilir. Suyu ile beraber kalın ve beyaz olan iç kısım da yenilir. Hindistan cevizinin hem içinde bulunan etli kısım hem de suyu çok faydalıdır.

Hindistan Cevizinin Özellikleri Nelerdir?

Yaklaşık 25 metreyi aşan boya sahip olan Hindistan cevizi, yenilebilir sert meyvelere sahiptir. Genellikle ılıman iklimlerde yetişen bu ağaç türü, meyvesinin faydaları nedeniyle dünyanın pek çok yerinde gereken özen gösterilerek yetiştirilmeye çalışılmaktadır. 100-120 yıl yaşayabilen Hindistan cevizi, ilk olarak 9-10 yıllık olduğunda meyve vermeye başlar. Daha sonra kuruyana kadar aynı şekilde verim alınabilir. Lif deposu olan Hindistan cevizi, kişinin şeker dengesini sağlayabilmesi açısından önemli bir meyvedir. Gün içinde enerjik olmak için de bolca tüketilebilir.

Hindistan Cevizi Çeşitleri Nelerdir?

Hindistan cevizi, bilinen türü dışında muskat Hindistan cevizi olarak bilinen başka bir çeşide daha sahiptir. Küçük Hindistan cevizi ya da Hint cevizi olarak da bilinen bu bitki, Karayip adalarında sıkça görülür. Bunun dışında anavatanı ise Grenada’dır. Tohumları baharat olarak kullanılan muskat cevizi, köri sosunun ana malzemesini oluşturur. Çok eski zamanlarda pek çok besinin içinde kullanılsa da bazı yan etkileri nedeniyle kullanım sahası daraltılmıştır.

Muskat cevizi; Hindistan, Sri Lanka, Filipinler gibi ülkelerde sıcak şarap için olmazsa olmazdır ve palmiye şarabı üretilir. Bu nedenle lezzeti ve içeriği özel olarak önem taşımaktadır. Fazla tüketilmesi ya da süt eşliğinde yenmesi durumunda kişinin gerçekle hayali ayırt edememesine neden olmaktadır. Kahverengi, sert kabuklu, büyük Hindistan cevizinin aksine; küçük, ceviz rengi, muskat çok daha tehlikelidir. Bu nedenle tüketilirken dikkat edilmelidir.

Hindistan Cevizi Nasıl Kullanılır?

Hindistan cevizi temizlendikten sonra birkaç parçaya ayrılarak suyu içilebilir. Daha sonra etli kısmı rahatça ayrılacaktır. Bir miktar şeker eşliğinde tüketilen Hindistan cevizi daha rahat hazmedilecektir. Süt kısmına ananas suyu ekleyerek tükettiğinizde etkisi çok daha kuvvetli olacaktır. Hindistan cevizinin içinde bulunan süt ile maske yapıldığında ciltte bulunan renk dengesi bir ton açılacaktır. Bunun yanında teninizin yumuşak olmasına da yardımcı olur. Yaşlanmayı engelleyen Hindistan cevizi, saçlarda kullanıldığında ipeksi bir doku kazandırır. Bunlardan başka Hindistan cevizini pastalarda, tatlılarda ve daha birçok gıdada kullanabilirsiniz.

Hindistan Cevizinin Faydaları Nelerdir?

Trans-zeatin açısından oldukça besleyici olan Hindistan cevizi, bu maddenin birçok özelliği sayesinde yaşlanmayı engellemektedir. Yüzde oluşan kırışıklıklardan, kol ve boyun bölgesinde meydana gelen sarkmalara kadar pek çok konuya çözüm olmaktadır. Antiviral, antifungal, anti bakteriyel özelliği bulunan Hindistan cevizi bu özelliği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Hastalıklara karşı güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak için bir bardak Hindistan cevizi suyu tercih edilebilir. Bağışıklık sistemi hakkında bilgi almak için tıklayın.

Açlığı bastırma konusunda oldukça etkili olan Hindistan cevizi, kişinin uzun süre yemek yemesine engel olur. Dolayısıyla zayıflamaya desteği olduğu söylenebilir. Hem enerji verip hem de tok tutması sağlıklı bir şekilde kilo vermenizi sağlamaktadır. Aynı zamanda kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, bakır ve potasyum açısından zengin bir içeriğe sahiptir. İdrar yolları enfeksiyonunda, kemik sağlığının korunmasında ve epilepsi hastalığında da tedaviye destek olmaktadır.

Hindistan Cevizinin Saça Faydaları Nelerdir?

Birçok şampuan markasının Hindistan cevizi kullanmasının nedeni saç için ciddi oranda besleyiciliğe sahip olmasıdır. Saçın parlaması, canlılık kazanması, daha etkili ve güçlü görünmesi için Hindistan cevizi kullanılabilir. Kepek sorunu yaşayanların düzenli olarak Hindistan cevizi yemeleri halinde, sorunu çözmelerine yardımcı olacaktır. Aynı şekilde saç dökülmelerinin de azaldığını fark edebilirler. Hindistan cevizini meyve olarak tüketmenin yanında, yağını saçlarınıza masaj yaparak da kullanabilirsiniz. Hindistan cevizi yağının diğer faydalarını öğrenmek isteyenleri buraya alalım.

Hindistan Cevizinin Cilde Faydaları Nelerdir?

Hindistan cevizi, yaşlanma karşıtı olmasının yanında bir de nemlendirici ve nem dengesini düzenleyici etkiye sahiptir. Özellikle cildinin kuru olması ya da pul pul dökülmesi konusunda şikayeti olanlar, Hindistan cevizini düzenli olarak kullanabilirler. Bu şekilde başta yüz bölgesi olmak üzere vücudun hemen her noktasında etkisini hissettirecektir. Düzenli Hindistan cevizi tüketenlerin ciltlerinde parlaklık ve yumuşaklık olduğu dikkat çekmektedir. Bunun yanı sıra cilt kanserine yakalanma riskleri de oldukça düşüktür.

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın