paylaşım

Migren Nedir? Belirtileri, Evreleri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Stresli zamanlarda, aşırı yorgun veya uykusuz olunduğunda her insanın az da olsa başı ağrıyabilir. Ama migren öyle bir hastalık ki, geldiği zaman en az 3 gün geçmez. Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir durumdur. Ancak çağımızın hastalığı olan migren tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Migrenin belirtilerini, önleme yollarını ve tedavisi hakkında bilmediklerinizi yazımızda bulabilirsiniz.

REKLAM
REKLAM

Baş ağrısı neredeyse her insanın yaşadığı bir sorundur. Başı hiç ağrımayan ya da nadiren ağrıyan kişi sayısı ise toplumun sadece %2’lik kısmını oluşturmaktadır. Bu ağrıların oluşmasında elbette altta yatan birçok neden vardır. Çok nadir olarak beyinde tümör, damar tıkanıklığı gibi tehlikeli durumlar olsa da, genel olarak baş ağrıları strese ve yorgunluğa bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Hayati bir tehlikesi olmayan fakat hayat kalitesini düşüren baş ağrısı türlerinden biri de migrendir.

Bir beyin hastalığı olarak görülen migren aslında tüm bedeni etkileyen bir durumdur. Ancak öncelikli olarak başı tuttuğu için genel olarak sadece baş ağrısından ibaret olduğu algılanmaktadır. Migreni olanlar bilir. İnsanı hayattan soğutan, günlük aktivitelerinden keyif almasına engel olan, ağrı tuttuğu zaman birkaç gün geçmeyen zor bir durumdur.

Bilinen yaygın inanca göre ise migrenin herhangi bir tedavi yöntemi olmadığı düşünülmektedir. Bu yüzden de migreni olan biri onunla yaşaması gerektiğine kendini inandırır ve alınan ilaçlarla anlık çözüm yollarına gider. Oysa migrenin farklı tedavi yöntemleri mevcuttur. Yazımızda da bunlara yer verilmiştir.

Migren Nedir?

Migren Nedir?Migren kelimesi Yunancada “hemikrania” (başın bir tarafındaki ağrı) ifadesinden gelmektedir. Günümüzde çok yaygın olarak görülen bir rahatsızlıktır ve daha çok kadınlarda rastlanmaktadır. Genel olarak baş ağrısı olarak algılanan bir hastalık olsa da, yarattığı yan etkiler dolayısıyla aslında tüm bedeni ilgilendiren bir durumdur. Otonom sinir sisteminde görülen bazı belirtilere bağlı olarak ortaya çıkan, orta ve çok şiddetli baş ağrısı olarak tanımlanmaktadır. Migren kronik bir rahatsızlıktır. Genelde ataklar halinde kendini gösterir, başın tek tarafına yerleşen, zonklayıcı bir ağrıdır. Bu atakların süresi 2 ila 72 saat arasında değişebilmektedir. Migren atakları esnasında baş ağrısının yanı sıra bulantı, kusma, fonofobi (sese karşı hassasiyet), fotofobi (ışığa karşı hassasiyet) gibi durumlar da görülebilmektedir.

Migrenin auralı ve aurasız olmak üzere iki tipi vardır. Aura migrenli kişilerde, ağrıyla birlikte başlayıp, yaklaşık bir saat süren bir durumdur. Bu süre içerisinde hastada görme ve konuşma bozuklukları, gözlerinin önünden siyah noktaların geçmesi, yüzde iğnelenme, güçsüzlük gibi durumlar oluşmaktadır. Migrenli hastaların % 15-30’unda auralı migren görülmektedir. Aurasız migren ise doğrudan doğruya baş ağrısıyla kendini gösteren bir durumdur.

Migrenin Nedenleri Nelerdir?

Migrenin Nedenleri?Migrenin neden kaynaklandığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak genetik ve çevresel faktörlerin etken olduğu düşünülmektedir. Ek olarak beyinde bulunan serotonin (mutluluk ve canlılık hissi veren nörotransmitter) gibi bazı kimyasal maddelerin azalması veya hiç salgılanmaması durumunda ortaya çıktığı araştırmacıların vardığı ortak fikirdir. Aşırı stres, her şeye üzülüp beyni yormak, her şeye sinirlenmek, gürültülü ortamlarda çok bulunmak, adet kanaması dönemi ve menopoz dönemi de migren oluşumuna zemin hazırlayan durumlar arasındadır.

Migrenin Belirtileri Nelerdir?

Migrenin Belirtileri Nelerdir?Migrenden kaynaklanan baş ağrısı genelde tek taraflı ve tıpkı bir damarın atması gibi zonklayıcı şekilde olmaktadır. Birçok migren hastası ağrının geleceğini saatler öncesinden hisseder. Migren sinyali veren belirtiler arasında sebepsiz yere oluşan mutsuzluk, huzursuzluk, durgunluk ve neşesizlik hali, kaslarda ağrı, mide bulantısı, susuzluk, idrara sık çıkma, ışıktan ve karanlıktan rahatsız olup kendini soyutlama isteği gibi durumlar bulunmaktadır.

Migrenin Evreleri (Dönemleri)

Migrenin Evreleri (Dönemleri)

  • Prodrom Evresi: Bu evre baş ağrısından saatler ya da günler öncesinde oluşmaktadır. Hastaların yaklaşık %60’ında prodromal evre görülmektedir. Bu evrede değişen ruh halleri, depresyon, zihinde yorgunluk, kabızlık, ishal, ışığa, sese ve bazı kokulara karşı aşırı hassasiyet gibi durumlar olmaktadır.
  • Aura Evresi: Migren ağrısından ortalama 20 dakika önce oluşur. Ağrı esnasında da ağrıya eşlik eden bir evredir. Belirtiler arasında tek taraflı görme kaybı, ışınsal tarzda renkli titrek çizgiler ve siyah noktacıklar görme, kolda, bacakta karıncalanma ve uyuşma hissi bulunmaktadır.
  • Baş Ağrısı Evresi: Genellikle kademeli olarak başlayan orta ve çok şiddetli baş ağrılarından oluşan evredir. Ağrının süresi 2-72 saat arasında değişmektedir. Tek taraflı, zonklamayla kendini gösteren, fiziksel aktiviteyle şiddetlenen ağrılardır. Yetişkinlerde bu evre 4-72 saat arasında değişirken, çocuklarda 1 saatten daha az sürmektedir. Migren ataklarının sıklığı değişkendir. Yaşam boyunca çok az sayıda olabildiği gibi, haftada birkaç defa olan vakalar da vardır. Ağrı esnasında bulanık görme, burun tıkanıklığı, ishal, sık idrara çıkma, boyunda sertleşme gibi belirtiler olmaktadır.
  • Postdrom (Ağrı Sonrası) Evresi: Migrenin etkileri ağrı geçtikten birkaç saat hatta birkaç gün boyunca bile sürebilir. Buna postdrom denmektedir. Ağrı geçtikten sonra hasta kendini çok yorgun hissedebilir. “Akşamdan kalma” diye tabir edilen kafada bir ağırlık ve sersemlik hali olmaktadır. Kavramada zorluk, güçsüzlük hali, mide ve bağırsak hareketlerinde değişiklik de ağrı sonrası yaşanan durumlar arasındadır.

Migreni Önleyici Tedbirler (Korunma Yolları) Nelerdir?

Migreni Önleyici Tedbirler (Korunma Yolları) Nelerdir?Migrenin oluşması önlenemeyen bir durumdur ancak ağrı ataklarını önlemek kısmen de olsa mümkündür. Migren atağının gelmesi için tek bir tetikleyici yeterli olmaz. Üst üste gelen ve biriken etmenler ağrı ataklarının başlamasına yol açmaktadır. Yapılan araştırmalara ve anketlere göre migren ataklarının en sık sebepleri arasında stres, yorgunluk, öğün atlama gibi durumlar bulunmaktadır. Bunun yanında;

  • Yeterince yememek ve aç gezmek
  • Göz alıcı ve parlak ışık
  • Aşırı gürültülü ortamlarda çok bulunma
  • Seyahat gibi hava değişiklikleri
  • Bazı yiyecek ve içecekler (her insan için farklıdır, kişi kendi deneyimleri sonucu bir liste hazırlamalıdır)
  • Endişe, üzüntü, heyecan, tartışma gibi duygusal değişiklikler
  • Baş, boyun, diş ve çene ağrıları
  • Adet dönemi, gebelik, doğum kontrol haplarının kullanımı gibi hormonal değişikliklere yol açan etmenler de migren ataklarını tetikleyen şeylerdir.

Migren Tedavisi Nedir?

Migren TedavisiMigren tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen, toplumdaki genel kanı tedavi edilemediği ve hastanın migren ile yaşaması gerektiği yönündedir. Yetişkinlerde daha farklı yöntemler uygulanırken, çocuklarda sadece terapi yöntemlerinin işe yaradığı görülmüştür. Migrenin birkaç tedavi yöntemi mevcuttur.

Bu tedavi yöntemleri arasında en sık tercih edileni ilaçla tedavidir. Bu yöntemde migreni önleyici ilaçlar kullanılmaktadır. Bu sayede atakları ve ağrı şiddetini %50 oranında azaltmak mümkündür.

Akupunktur yöntemi de migren tedavisinde kullanılan diğer bir yoldur. Migreni olan birinin ağrı eşik seviyesi çok düşüktür, akupunktur sayesinde ağrı eşiği yükseltilir. Ayrıca akupunktur ile vücut ve beyin omurilik sıvısında bulunan bazı hormonların (endorfin, histamin, serotonin, prostaglandin) salınımı sağlanarak migren ağrısı engellenir. Akupunktur tedavisi her seansı 20-40 dakika süren, 15-20 seanstan oluşmaktadır. Verimli bir sonuç elde etmek için bu seansların tamamının gerçekleşmesi gerekmektedir. Tedavi sonrası migren atakları seyrekleşir veya tamamen ortadan kalkabilir.

Bunlara ilaveten adaçayı, biberiye, zencefil gibi bitkilerden yapılan çayların tüketilmesi de migren ağrılarını hafifletmeye yarayan, anlık çözümlerdir.

Yorumlar


1 Yorum
  1. Migren insanı öldürüyor. Geçsin diye geceler boyu çok dua ettim. Akupunktur ile migrenin tedavi edildiğini bilmiyordum açıkçası, kesinlikle deneyeceğim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir