Organ bağışı insanlık tarihinde 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır. 1863 yılında ilk olarak deri, erkek yumurtalıkları ve dişler üzerinde; 1883 yılında ise zarar görmüş iç organların nakli üzerinde denemeler yapılmıştır. 20. yüzyılın başlarında ise köpeklerde organ trasplantasyonu yapılmıştır. Uzunca bir süre bir canlıdan diğer canlıya organ nakli olayında vücudun direnç göstermesi sonucu ölümle biten birçok deneme olmuştur. Bir süre bu denemelere ara verilmiş ancak II. Dünya Savaşı’nın ardından çalışmalar yeniden başlamıştır.

1954 yılında ilk başarılı böbrek nakli gerçekleştirilmiştir. Günümüzden çok eski zamanlara uzanan bu çalışmalar organ naklinin ne kadar önemli bir olay olduğunu göstermektedir. Fakat teknolojinin, fikir çağdaşlığının ve eğitimin bu kadar ilerlediği günümüz şartlarında bile organ bağışına sıcak bakmayan insan sayısı az değildir

Şu an dünyanın her yerinde, birçok hastanede uygun organ bekleyen yüz binlerce hasta bulunmaktadır. Halk arasında her ne kadar yanlış olan yaygın bir düşünce hakim olsa da, İslam dini organ bağışını onaylamaktadır. Bu konuyla ilgili inmiş bir ayet şu şekildedir; “Bir kişiye hayat vermek, bütün insanlara hayat vermeye eşdeğerdir.(Maide Suresi, Ayet 32)

Organ Bağışı Nedir?

Organ Bağışı Nedir?Organ bağışı, insanların organlarının tamamını ya da yalnızca bir kısmını bağışlamasıdır. Sağlıklı iken, beyin ölümünün gerçekleşmesi ile organ bağışı durumu ortaya çıkabilir. Aslında doğal olarak düşünüldüğünde kan bağışından çok da farklı değildir. Hayat kurtarabilecek her organ bağışlanabilir özelliğe sahiptir. 18 yaşına gelmiş kişiler, doğru-yanlış ayrımını yapabilecek kişiler; kalp, akciğer, böbrek, karaciğer gibi birçok organını bağışlayabilirler. Ayrıca artık günümüzde; kalp kapağı, kornea, kas ve kemik iliği dokularının nakli de gerçekleştirilmektedir.

Organ Bağışı Nereye Yapılır?

Organ Bağışı Nereye Yapılır?Türkiye’de birçok devlet, üniversite ve özel hastanede organ bağışı işlemleri kolaylıkla yapılmaktadır. Ayrıca yaşam devam ederken bağış yapılması mümkün olan organların bağışı da ülkemizde bulunmaktadır. Bağışlanan organların hastalara nakledilmesi, Sağlık Bakanlığı’nca denetim altındadır. Tüm nakiller bakanlık bilgisi dâhilinde gerçekleştirilmektedir. Çeşitli birçok kurum ve kuruluş, bazı zamanlarda organ bağışına dikkat çekmek adına kampanyalar düzenlemektedir. 2000 yılında Ulusal Koordinasyon Sistemi kurulmuş ve organ bekleyen kişiler sistemli olarak sıralamaya alınmışlardır. Organ bağışları; sağlık müdürlüklerinde, hastanelerde, emniyet müdürlüklerinde, organ nakil merkezlerinde yapılabilmektedir.

Hangi Organlar Bağışlanabilir?

Hangi Organlar Bağışlanabilir?Tıp alanındaki son gelişmelerden sonra insan vücudundaki çeşitli birçok organ, uzuv ve doku nakledilebilmektedir. Nakil yapılacak organlar; yaşarken ve ölümden sonra olarak ayrılabilir. Yaşarken verilebilecek organlar genellikle çift olarak bulunan veya kendini yenileyebilir olan organlardan ibarettir. Bağış durumunda organın sağlık durumu ve kişilerin yaşları ön planda tutulur. Ölümden sonra ise hemen hemen her organ bağışlanabilir.

Yaşarken Yapılan Organ Bağışı

Bu bağışlarda çift olan organlar, kendini yenileyebilen ve alınması durumunda işlevi bozulmayacak organlar söz konusudur. Bu türde en sık yapılan organ nakilleri böbrekler, karaciğerlerdir. Karaciğer tamamı bağışlanamayan bir organdır. Ancak bir kısmı alındığında hem veren kişide hem de alan kişide kendini yenileyebilme özelliğine sahiptir.

Öldükten Sonra Yapılan Organ Bağışı

Beyin ölümünün kesinleşmesi ve izinlerin sağlanması ölümden sonra bağışın en temel prensipleridir. Organlarını henüz hayattayken bağışlayacağına dair bir belge çıkartılabilir. 18 yaşından küçük kişilerde beyin ölümünün ardından buna aile karar vermektedir. İlk olarak ölmüş kişiden kan alınır. Kan grubu ve dokularının özelliği belirlenir. Bulaşıcı hastalık ya da tümör gibi rahatsızlıklar olmadığı netleştirilir. Sonrasında uygun olan her organ için nakil işlemi yapılabilir.

Organ Bağışı Yöntemleri

Organ Bağışı YöntemleriOrgan bağışı yöntemleri bağış yapan kişinin kendi isteği ile hazır olmadığı zamanlarda açığa çıkartılır. Bu yöntemler şuan için her ülkede farklı farklıdır.

  1. İtiraz Yöntemi: En geniş kapsamlı yöntemdir. Sağlıklı iken itiraz etmeyen her kişi organ bağışçısı kabul edilir.
  2. Genişletilmiş İtiraz Yöntemi: Bağışçıların ölümünün ardından, akrabalar organ bağışını vasiyet olarak kabul etmektedir.
  3. Gönüllülük Yöntemi: Bağış yapacak kişinin ölmeden önce gönüllü olarak bağış yapacağını belirtmesi esasına dayanır. Belirli bir prosedür ve sözleşme ile gerçekleştirilir.
  4. Genişletilmiş Gönüllük Yöntemi: Bağış yapanın ölümünden sonra ailesi de onay verebilir.

Bu 4 yöntem temel yöntemlerdir. Bunların dışında iki tane istisna içeren yöntem bulunur:

  • Bilgilendirme Yöntemi: Bağış yapacak olanın izni kesin şarttır. Kişinin belgesi yoksa bağışçı olmak istemiyordur denir. Böyle durumlarda aileye bilgi verilir ve ailenin de itiraz etme hakkı bulunur.
  • Acil Durum Yöntemi: Bağışçının kendisinin ya da ailesinin itirazı olsa bile acil bir durum söz konusu olduğundan organ alınır.

Ne yazık ki, ülkemizde organ bağışı düşüncesine olumlu olarak yaklaşmayan pek çok insan yaşamaktadır. Bir hayat kurtarmanın önemini gerçeklik payı olmayan nedenlere dayandırarak organ bağışından kaçılmaktadır. Ülkemizde bu sorunla savaşmak adına dini alanda da fetvalar verilmiştir.

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın