Ülkemizde sıklıkla tüketilen ancak aslında gerçek faydaları pek çok kişi tarafından bilinmeyen sebzelerden olan pırasa, geçmişi uzun yıllar öncesine dayanan oldukça faydalı bir besindir. Zambakgiller (Liliaceae) ailesinden olan bu bitki kış sebzeleri arasında yer alır. Yetişme aşamasında hem kökü hem de gövdesinin toprak altından büyüdüğü pırasa, yeşil yaprakları ile de şeritler halinde yeryüzünde gelişim gösterir. Ekildiği ilk yılda soğanını veren bu bitki ikinci senesinin sonunda ise boyu neredeyse 1 metreye ulaşan sapı ile dikkat çeker.

Birçok çeşidi olmasına ve ülkemizde yaygın olarak yetiştirilmesine rağmen en sık tercih edileni kartal pırasası olarak bilinen türüdür. C vitamini açısından en zengin yeşil yapraklı sebzeler arasında ilk sıralarda yer alan pırasa ister çiğ ister pişmiş olarak tüketilebilir.

Fakat ülkemizde en çok pişmiş hali yenilir. Kökünün görüntüsünün adeta bir sarımsağı andırdığı pırasa insan sağlığı için faydalı birçok içeriği de bünyesinde barındırması ile bilinir. Sarımsağın özelliklerini merak ediyorsanız sizi buraya alalım.

Pırasa Nedir?

Uzun ve yeşil şeritler halindeki yaprakları ile ilginç görünümlü bitkiler arasında yer alan pırasa (Allium porrum), saplarının tepelerinde açan çiçekleri ile dikkat çekmektedir. Pırasanın diğer pek çok bitkiden ayrılan en önemli farkı; yetiştirilme aşamasında kendini gösterir. Çünkü pırasa yetiştiriciliği önce tohumlarının ekilerek fide elde edilmesi ve sonrasında bu fidelerin ekilerek pırasa bitkisinin meydana getirilmesi şeklinde iki farklı aşamadan oluşan bir süreçtir. Bitkinin yenilen kısmı ise genellikle yaprakları ve gövdesi olarak belirtilebilir. Pırasanın görüntüsü çiriş otuna benzediğinden zaman zaman karıştırılabilir. Çiriş otunu öğrenmek için tıklayın.

Pırasanın Çeşitleri Nelerdir?

Ekildiği bölge ve ömürleri dikkate alındığında yüzlerce pırasa çeşidi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak yaprak ve sap kısmı bas alınarak bakıldığında 6 adet pırasa türü bulunmaktadır. Bunlar;

  • Tereyağbaşlı Pırasa: Avrupa’da yaygın olan bu pırasa türünün, baş kısmı yayvandır. Türkiye’de İnegöl pırasası olarak bilinir.
  • Iceberg: Bu türün baş kısmı tıpkı bir lahana gibi yoğun ve sıkıdır. Bilinen diğer adı gevrekbaş pırasadır. Daha çok ABD’de yetişen gevrekbaş pırasa en narin tür olarak bilinir. (Lahana nedir?)
  • Yaz Gevreği: Gevrek yapısından dolayı gevrekbaş pırasaya benzer. Bunun da baş kısmı yoğundur. Diğer ismi ise Batavian’dır.
  • Çin Pırasası: Baş kısmı yok denecek kadar az olan bu tür kılıca benzer. Acımtırak bir tada sahiptir.
  • Yayvanyapraklılar: Bu pırasa türünün yaprakları narin ve incedir.
  • Romen Pırasa: Uzun yaprakları olan bu türün baş kısmı, diğer pırasa türlerinden farklı şekilde kendine özgüdür. Kullanılan diğer adı ise CO’dur.

Pırasanın Özellikleri Nelerdir?

Ülkemizde tüketilen pırasanın halk arasında isimlendirilen birkaç farklı çeşidi bulunur. Yetiştirildiği yöreye göre de çeşitli isimler alan pırasanın en iyi türünün beyaz yapraklı kamış pırasası olduğu söylenebilir. İlk oluşurken sadece bir saptan ibaret olan pırasa, ileri ki zamanlarda yapraklanır. Bu yapraklar ince uzun bir hal alır. Yaprakların biçimine göre de isimlendirilir. Yukarıda pırasanın çeşitlerini anlattık. Bunlardan başka halk arasında kullanılan isimlerle bilinen pırasalar da vardır.

Örneğin tereyağbaşlı pırasaya özellikle İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlerde kartal pırasası adı verilir. Bursa ve çevresinde ise genellikle İnegöl pırasası olarak adlandırılır. Bunun dışında ülkemizin birçok bölgesinde yoğun olarak yetiştirilen kara pırasa ise kartal pırasasına göre daha kısa boyda olup, daha yeşil yapraklara sahiptir. Besin değerinin en çok bitkinin kök kısmında olduğu bu yiyecekte özellikle yapraklardaki vitamin değerlerinin köke göre çok az olduğu bilinir. Çiğ tüketimi yapılsa bile yaprakları oldukça sert olduğundan genellikle pişirilerek tüketimi sağlanır.

Pırasanın Faydaları Nelerdir?

Pırasanın en önemli faydası; kan damarlarını dinlendirerek hipertansiyon riskinin önlemesidir. Hem bağırsakları hem de böbrekleri etkili şekilde çalıştıran pırasa bu sayede bu bölgeleri çok fazla güçlendirir. Böbreklerde oluşan taş ve kumları etkin bir şekilde yok eden pırasa ayrıca vücuttaki kanı temizlemesi ile bilinir. Bitki egzama, astım ve damar sertliği gibi durumlarda tedaviye destekçi olarak sıklıkla tercih edilir. Kansızlığa da iyi gelen bu değerli bitki iyot, demir, kalsiyum ve benzeri mineraller açısından oldukça zengindir.

Damarların korunması için vücudun ihtiyaç duyduğu kaempferol adlı maddenin pırasa içerisinde bol miktarda yer aldığı yapılan bazı araştırmalar ile tespit edilmiştir. Bu madde damarları tahribata ve diğer virüslere karşı koruduğu için pırasanın ne kadar önemli bir bitki olduğunu bir kere daha gösterir. Pırasa ayrıca güçlü bir anti toksin içerik olan polifenolü yoğun miktarda içerir. Polifenoller ile vücut pek çok hastalığa karşı daha dirençli hale gelerek kolay kolay rahatsızlanma riskinden uzak kalabilir. Kemik sağlığını da olumlu yönde etkileyen pırasa kan akışı için gerekli olan K vitaminini barındırarak kanın daha kolay hareket edebilmesine katkı sağlar.

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın