paylaşım

Sabunun İcadı: Sabun Nedir? Ne zaman? Kim Tarafından Bulundu?

Su ile temasa girdiğinde köpüren ve temizlik amacıyla kullanılan sabun bir kimyasal maddedir. Eski çağlardan bu yana kullanımı olan sabun kalıp şeklinde olduğu kadar, sıvı halde de üretilmektedir. Sabun temizlik maddesi olarak kullanımının dışında; plastik yapımında, boya imalatında ve metallerin paslanmasını önlemek amacıyla da kullanılabiliyor. Şimdi gelelim sabunun ilk olarak kim tarafından bulunduğuna...

REKLAM
REKLAM

Önceleri saç ve vücut temizliğinde de sık sık kullanılan sabun şimdilerde sadece el temizliği için kullanılıyor. Şampuanların, duş jellerinin, sıvı sabunların piyasaya çıkmasıyla birlikte eskilerin sabunu yavaş yavaş yok olmaya başlamış durumda.

Roma döneminden beri kadınların gözdesi olan sabun; günümüzde de bu durumunu sürdürmektedir. Günümüzde sabun; temizlik malzemesi olmasının yanında kozmetik, losyon, krem, ilaç yapımında dahi kullanılmaktadır.

Endüstri alanında ise plastik, metal çekme, boya imalatlarında, su geçirmeyen tekstil ürünlerinin üretiminde ve metallerin paslanmasını önlemede kullanılıyor. En basit sabun yapım yöntemi, soğukta yapılmasıdır. Günümüzde ise sabunlar, ısıtıcı çift çeperli hazne içinde tutularak; baskı filtrelere benzeyen bir soğutma işlemine maruz bırakılır. Modern cihazlar sabunu soğutmakla kalmaz; suyunu da alır. Böylelikle de toz sabun elde edilir. Saflaştırılan yağ asitlerinin; alkali oksitler ile nötrleşmesi ile elde edilen sabunlar ise genellikle tuvalet sabunu olarak kullanıma sunulmuştur.

Sabun Nedir?

Sabun Nedir?Sabun, su ile temas ettiğinde köpüren ve temizlik amacıyla kullanılan maddelerin bir kalıp haline getirilmesi ya da sıvı olarak hazırlanması ile meydana gelen bir temizlik malzemesidir. Sabunların temizleyici özellikleri, suyu çeken yağ parçacıklarını sarabilme özelliği ile sağlanır. Sabunun üretiminde kimyasal tepkimeler ön planda yer almaktadır.

Sabun Ne Zaman, Kim Tarafından Bulundu?

Sabun Ne Zaman, Kim Tarafından Bulundu?Sabunun tarihi, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir. M.Ö 6000’li yıllara kadar uzanan bir geçmişi vardır. Tarihte, Finikeliler sabunun bulunmasına kadar kül ve kil yardımı ile temizlik yapmaktaydı. M.Ö 600 yılında sabunun bulunmasının ardından, Orta Çağ’a gelindiğinde oldukça gelişmiş halini almıştır. Roma döneminde de özellikle kadınların en gözde temizlik malzemelerinden birisidir. Geçmişte sabun, sodyum, potasyum, tuz ve yağlı asidinin kül suyu ile temas etmesi sonucunda elde edilmekteydi.

Sabun niteliğindeki temizlik maddelerine ait ilk yazılı belge M.Ö 3000 yılına ait kil tabletleridir. Bu tabletlerde de sabunun potasyum ve yağ karışımından oluştuğundan bahsedilmiştir. Sonraları 7.yüzyıl civarında sabun üretimi bir meslek halini aldı. Güzel kokuların da sabuna katılması bu döneme rastlamaktadır. Bunun ardından da çamaşır yıkamak ve banyo yapmak için kullanılmaya başlandı. 12.yüzyıl başlarında İngiltere’de sabun tekeli bir sabun yapımcısına verilmiştir. Sabuna, lüks adı altında %100 vergi de bu dönemde konulmuştur. Modern anlamda sabun üretimi 18.yüzyılda kimyager Chevreul isimli bir mucit tarafından sabunun aslında bir yağ asidi olduğunu belirtmesi ile gelişme göstermiştir.

Sabunun Tarihçesi

Sabunun TarihçesiGerçek anlamda sabun yapımı 1934 yılında Clayton metodu ile gündeme gelmiştir. Bu metotta; aşırı sıcaklık uygulaması ardından hidratlaşan susuz bir sabun ortaya çıkar. Jacobs yönteminde ise elde edilen kütle düşük bir basınç altında, 7 gramlık bir gerilimin etkisi ile buharlaştırma sağlanır. Nemours yönteminde; Marsilya yöntemi ile birebir aynı maddeler uygulanır. Üretimin her maddesinde merkez kaç işlemi uygulanır. Monvason yöntemin, sabunda düşük sıcaklıkta alkali çözeltisi ile yapılır. Sıcak bir çeperle temas ettirilerek başlatılan tepkime, kendi kendine devam eder. Bunun nedeni tepkimenin ekzotermik olmasıdır.

Sabun kule içerisinde, hidroksit çözeltisi ile iyice yıkanır ve arıtma çok az miktardaki sabunun eritildiği ve esmer kısımların elde edildiği hafif alkali bir su ilave edilerek yapılmaktadır. Hazırlanan fazlar, çift taraflı kapların içerisinde 12 ila 24 saat arasında dinlendirilerek; ardından ayrılır. Böylece esmer faz, arı sabundan ve sınır hidroksit çözeltisinden belli miktardaki sodyum klorürün katılması ile ayrılma gösterir.

Yorumlar


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir