Saint Pierre Kilisesi’nin dünyadaki ilk kilise olduğu kabul edilmektedir. Saint Pierre Kilisesi Hatay, Antakya’da yem yeşil bir alan üzerine kurulmuştur. Dışarıdan bakıldığında pek de belli olmayan kilise, o dönem Hz. İsa’nın yolundan giden Hristiyanların gizli toplantılarını yaptığı yer olarak bilinmektedir.

Vatikan, Saint Pierre Kilisesi’ni 1960’lı yıllarda Hristiyanlar için “Kutsal Hac Yeri” ilan etmiştir. Bu kararın altına imza atan kişi Papa IV. Paul’dür.

O günden bu yana her yıl çok sayıda Hristiyan, dünyanın çeşitli bölgelerinden Antakya’ya gelmektedir. Hac için Saint Pierre Kilisesi’ne gelen Hristiyanların çoğunluğunu, Katolik mezhebindekiler oluşturmaktadır. Ve Hac dönemi her yıl 29 Haziran’da başlamaktadır. Saint Pierre Kilisesi’nden Antakya’yı kuş bakışıyla izleyebilirsiniz. Büyüleyici bir manzarası vardır. Ancak ne yazık ki kilise çok bakımsızdır. Yıkık bir virane gibidir. Yabancı ülkelerdeki kiliseler gibi şaşaalı bir yapı bekleyenler, Saint Pierre Kilisesi’ni görünce şoka uğrayacaklardır. Kaderine terk edilmiştir. Dünyadaki yaklaşık 2 milyar insan için “Hac Yeri” olan bir kilisenin, yıkık dökük bir viraneye dönüşmüş olması, Türkiye’nin imajına çok büyük darbeler vurmaktadır.

Saint Pierre Kilisesi Nerededir?

Saint Pierre Kilisesi Nerededir?Saint Pierre Kilisesi, Reyhanlı’ya giden yolun ikinci kilometresinde bulunmaktadır. Hıristiyanlık dininin yeni yeni yayılmaya başladığı dönemlerde Antakya çok önemli bir ticari merkezdi. Aynı zamanda, diğer zengin ticaret merkezlerine giden yollar Antakya’da birleşmekteydi. Farklı inanç ve kültürden insanların buluştuğu yer olan Antakya, dünyanın bütün bölgelerinden gelen insanlara Hristiyanlığı tanıtmayı amaç edinmiş olan papazlar için ideal bir merkez haline gelmişti. İşte bu yüzden dünyadaki ilk kilisenin Antakya’da kurulduğu düşünülmektedir.

Saint Pierre Kilisesi’nin Mimarisi

Saint Pierre Kilisesi'nin MimarisiKilise, Antakya’da bulunan Habib-i Neccar Dağı oyularak inşa edilmiştir. Dağın üzerinde bulunan küçük kayalardan çıkan sular, kilisenin içindeki bir havuzda toplanmaktadır. Hristiyanlar tarafından bu sular, vaftiz suyunun ilk kaynağı olarak kabul görmüştür. Hem Hristiyanlar hem de Müslümanlar tarafından bu su şifa niyetiyle içilmektedir. Bin yıldan beri süre gelen depremler ve hasarlar yüzünden kayalardan çıkan suyun miktarında azalma meydana gelmiştir. Havuzun sonunda bir de tünel bulunmaktadır. Bu tünelin, ani bir baskın durumunda orada ibadetlerini yerine getiren Hristiyanların, sığınağa kaçması için kullanıldığı söylenmektedir. Tünel duvarında bir kabartma bulunmaktadır. O kabartmaya “Cehennem Kayıkçısı” adı verilmiştir.

Buraya da Bakın: Ani Harabeleri Hakkında Bilgi

Kilise içindeki Hz. İsa Heykeli’nin ilk günden beri orada olduğu sanılmaktadır. Oysa o heykel oraya 1934 yılında konulmuştur. Bahçesinde bulunan mezarlardan dolayı, kilisenin birkaç yüz yıl boyunca mezarlık olarak kullanıldığı iddia edilmiştir.

Saint Pierre Kilisesi’nin Tarihçesi

Saint Pierre Kilisesi'nin Tarihçesiİncil’de yer alan “Resullerin İşleri” kısmında Barnabas’ın Tarsus’a doğru yola çıktığı, orada Pavlos’u bulduğu ve onunla birlikte Antakya’ya gittiği yazmaktadır. Ek olarak orada yaklaşık on iki ay emek sarf edip bu dini yayma faaliyetlerinde bulunduğu ve bu dine girenlere “Hristiyan” adı verilmesinin ilk kez Antakya’da bulunan Saint Pierre Kilisesi’nde gerçekleştiği yazılmaktadır. (İncil’in tahrifata uğradığı gerçeğini göz önünde bulundurursak, bu bölümün günümüze kadar ne derece doğru bir şekilde geldiği ayrı bir araştırma konusudur.) İşte bu yüzden Hristiyanlar, St. Petrus’u, Saint Pierre Kilisesi’nin ilk kurucusu ve oradaki Hristiyan halkın ilk baş papazı olarak kabul etmişlerdir.

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın