Kirli içme suları ve pis yiyecekler nedeniyle bulaşma yoluyla ortaya çıkan tifo, mikrobik bir hastalıktır. Daha çok yaz ve sonbahar aylarında görülen tifo, sıradan bir hastalık gibi görünse de organları ciddi şekilde etkileyerek kötü sonuçlara yol açabilmektedir. Tıpkı grip gribal enfeksiyondaki gibi belirtiler gözlenir. Hastalık mutlaka tedavi edilmeli ve sonrasında tifoya karşı önlem alınmalıdır. Tifo geçiren kişi, hastalığın bulaşıcı olması nedeniyle sağlıklı kişilerden bir dönem uzak durmalıdır.

Hastalık evreler şeklinde ilerler ve tedavi edilmediğinde son dönemde beyni, böbrekleri, karaciğeri, akciğerleri, kalbi, kulak ve göz sinirlerini etkileyebilir. Hastalığın aşısının bulunması sonucunda engellenme oranı ciddi şekilde artmıştır. Tifonun daha önce hakkında detaylıca bilgi verdiğimiz, tifüs hastalığı ile karıştırılmamasını hatırlatırız.

Hastalığın teşhisini koyabilmek için doktor kontrolü temel şarttır. Doktor hastadan kan, idrar, tükürük veya dışkı örneği talep edecektir. Çıkan sonuç tifo teşhisini net olarak koymak için yeterlidir. Hastanın anlattığı belirtilerden, hastalığın hangi aşamada olduğu da anlaşılabilir. Aşamaya göre uygun tedavi yöntemi tercih edilir. Bu nedenle hastalıkta teşhis önemlidir.

Tifo Hastalığı Nedir?

Tifo, Salmonella tipindeki bakterilerin sebep olduğu hastalıklardan birisidir. Bulaşan mikroplar kolayca mideye ulaşır. Bu noktada mide asidi görevini yerine getirerek bakterilerin birçoğunu eritir. Ancak asitlerden kurtulan bakteriler çoğalır ve bağırsaklara ulaşırsa tifo ortaya çıkar. Bakterilerin üremesine safra yardımcı olur. Tifo mikropları çok hızlı oluşma ve üremeleriyle bilinirler. Oluşum ve üremenin başlaması ile hastalığın ilk aşaması da başlamış olur. Tifonun kuluçka süresi 10 ve 15 gün arasında değişmektedir.

Tifo Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Tifonun en önemli nedeni temiz olmayan içme suları, aşırı pis banyo suları ve hijyenik ortamlarda üretilmemiş besinlerdir. Bu nedenle güvenilmeyen sular ve besinler tüketilmemelidir. Mikrobu taşıyan karasinekler ve fareler de risklidir. Ayrıca ortak kullanılan havuzlarda mikrop bir ay yaşayabildiği için bulaşma riski söz konusudur. Temel olarak bu nedenlerden oluşan hastalık, bulaşma yoluyla da ortaya çıkabilir. Mikrop vücuda girdikten bir hafta sonra kuluçka döneminde aktifleşir. Tifo vakaları incelendiğinde bulaşmaların daha çok gelişmekte olan ülkelerde olduğu görülmüştür. Yapılan araştırmalarda Avustralya’da ortaya çıkan tifo vakalarının büyük oranda Hint yarım arası ve Endonezya’dan geldiği görülmüştür. Tifo olan kişilerin dikkatsizliği de bulaşmayı gerçekleştirebilir. Hasta kişi tamamen iyileşene kadar ortak kullanım alanlarında bulunduğundan da kolayca bulaşma yaşanabilir.

Tifo Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Tifonun belirtileri, hastalığın aşamalarına göre değişiklik göstermektedir. Hastalığın oluştuğu ilk hafta; vücut kırgınlığı, halsizlik, baş ağrısı hissedilir. Ateşlenme büyük ihtimalle gece yarısı başlar ve ateş 39-40 dereceye kadar çıkabilir. İkinci haftaya gelindiğinde koltuk altında kırmızı leke oluşumları görülür. Dalakta büyüme, kabızlık, dilde kuruma oluşan diğer belirtilerdir. Hastalık üçüncü haftaya ulaştığında hala tedavi edilmemişse daha ciddi belirtiler görülmeye başlanır. Bağırsak delinmesi, zayıflama, bademcik iltihaplanması, burun kanaması, bilinç kaybı, karın şişmesi, tansiyon düşmesi, vücutta kızarıklık bunlardan bazılarıdır. Dördüncü haftada tedavi başlarsa hastalık gerilemeye başlar. Tedavi yoksa belirtiler daha ağırlaşarak seyreder. Beşinci hafta daha çok iyileşme sürecidir. İlaç tedavisi doğru uygulanmışsa hastalık tamamen ortadan kalkacaktır.

Tifo Hastalığından Korunma Yolları Nelerdir?

Tifodan korunmak için içme suyunu güvenilir hazır sulardan tercih etmek önemlidir. Hazır, güvenilir olmayan gıdalar tüketmek yerine doğal beslenmeye öncelik verilmelidir. Tüketilen sebze, meyveler iyice yıkanmalı, kişisel hijyene daha fazla önem verilmelidir. Açıkta satılan süt, peynir gibi ürünler potansiyel tifo bakterisi taşırlar. Tifoya karşı özellikle sık seyahat eden kişilerin dikkatli olması gerekmektedir.

Tifo Hastalığının Tedavisi Nedir?

Hastalık tedavisi belirlenirken hastanın durumu göz önünde bulundurulur. Durum ağır görünüyorsa hastanın hastaneye yatması istenebilir. Hastane yatışlı tedavilerde antibiyotik damardan verilerek ilacın daha hızlı etki etmesi beklenir. İlaç tedavisi devam ederken hastalara bol su içirilir ve sindirilmesi kolay, vücudu yormayacak, vücut enerjisini bakterilerle savaşmak için kullanacak besinler verilir. Tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen bu hastalık bazen ciddi belirtiler vermeyebilir. Sıradan bir enfeksiyon gibi belirtiler vererek teşhisi yanıltıp tedaviyi geciktirebilir. Tedavi aşamasında belirtilerin hafiflemesi için de antibiyotik gibi ilaçlar verilir. Ateş düşürmek, ağrıyı dindirmek önceliklidir. Hasta gerek hastanede gerekse evde tedaviye devam ederken beslenmesine özen göstermelidir. Vücudun güce ihtiyacı olduğu unutulmamalı ve enerji verici, kolay sindirilen, sağlıklı ve doğal gıdalar tüketilmelidir.

Tifo Aşısı Nedir? Nasıl Uygulanır?

Tifo hastası ile aynı evde yaşayanlar büyük risk altındadır. Sık seyahat edenler, evinde tifo hastası olanlar tifo aşısı yaptırarak kendini koruma altına alabilirler. Seyahatlerinde özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelere gidenler aşıya ayrı bir önem vermelidir. Tifo aşısı Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenmekte ve yapılmaktadır. Geliştirilmiş aşı tifo hastalığına neden olan bakterilere karşı bağışıklık sağlamaktadır. Üç farklı tifo aşısı vardır ve hepsinin koruyuculuk oranı %50 ila %60 seviyelerindedir. Oral aşı 2 gün aralarla 3 kez uygulanmaktadır. İnaktive tüm hücre aşılar 4 hafta ara verilerek iki kez uygulanır. Son tifo aşısı ise tek doz uygulanan Vi kapsüler polisakkarid parenteraldir.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın