Turgut Uyar Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Türk edebiyatının hüzünlü şairi Turgut Uyar; ayrılık, hüzün, özlem, aşk ve sevgi temalı şiirler kaleme almıştır. Tomris Uyar ile yaşadığı büyük aşk ile de adından söz ettiren usta kalem, ardında birbirinden değerli, unutulmaz şiirler bırakmıştır. Bilgihanem.com'un şiir seven okuyucularının ilgisini çekeceğini düşündüğümüz bu yazıda, Turgut Uyar'ın kısaca hayatı hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Türk edebiyatının en önemli şairlerinden biri olan Turgut Uyar, hüzün temalı şiirlerin en usta kalemlerinden biridir. En sevilen şiirlerini yazmaya henüz çok küçükken başlamış olan ünlü yazar, 1927 yılında doğmuş ve 1985 yılında vefat etmiştir. Siroz hastalığı nedeniyle yaşamını kaybetmiştir. Yaşamı boyunca alkol tüketmesi siroz hastalığına yakalanmasının başlıca sebeplerinden biridir. Şiirlerinin konularını genellikle özlem, aşk ve hasret gibi temalar süslemektedir. Birbirinden güzel eserleri ile tanınmasının yanı sıra, ikinci eşi olan Tomris Uyar’a olan aşkı da ünlü şairin en çok konuşulan özelliğidir.

Eşine duyduğu aşkın büyüklüğünü sık sık şiirlerinde dile getirmiştir. Ankara doğumlu olan Uyar, subay bir babanın evladı olması nedeniyle sık sık okul değiştirmek zorunda kalarak eğitimini tamamlamıştır. Ayrıca babasının subay olması ve uzun süreler evinden uzak kalması nedeniyle Turgut Uyar çocukluğunda oldukça hüzünlü ve içe dönüktür. Şiire yönelmesinde büyük bir etken olan duygusal yönünün yanında, müzikle iç içe bir yaşama sahip olması da Türk edebiyatının başarılı bir şair kazanmasını sağlamıştır.

Turgut Uyar Kimdir?

Türk şiirinin unutulmaz isimlerinden olan Turgut Uyar, ikinci yeni akımının en önemli temsilcilerindendir. 4 Ağustos 1927 yılında dünyaya gelen ünlü isim, şairlikten önce askeri memur olarak hizmette bulunmuştur. Yaklaşık 4 yıllık bir askeri memurluk görevinin ardından sevdiği mesleği icra etmek adına mevcut işinden ayrılmayı tercih etmiştir. Daha sonra Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikalarının (SEKA) Ankara bölgesinde göreve gelmiştir. Bu alanda 9 yıl çalıştıktan sonra emekliye ayrılan ünlü şair Ankara’dan İstanbul’a gelmiştir. İlk evliliği boşanma sonuçlanan Uyar’ın, bu evliliğinden Bekir Tunga, Şeyma ve Semiramis adında üç çocuğu olmuştur. Daha sonra büyük aşkı olan Tomris Uyar ile evlenmiştir ve yaşadıkları aşk uzun süre dillerden düşmemiştir.

Turgut Uyar’ın Hayatı

Hayata Ankara’da merhaba diyen Turgut Uyar, ilkokulu İstanbul’da okudu. Ardından Konya Askeri Okulu, Işıklar Askeri Lisesi ve Askeri Memurlar Okuluna gitti. Yani asker kökenli olan Turgut Uyar, hayatının sonraki dönemlerinde bu mesleği bırakarak şairliğe yöneldi. Emekli olmasının ardından İstanbul’a taşınması büyük aşkı olan Tomris Uyar ile tanışmasındaki en önemli noktalardan biridir. Tanıştıkları ilk dönemde Cemal Süreya ile evli olan Tomris Hanım, kısa süre sonra evliliğini noktalamış ve Turgut Uyar ile mektup arkadaşlığı yapmaya başlamıştır.

Arkadaşlıktan büyük bir aşka yelken açan ikili, 1969 yılında nikah masasına oturmuştur. Turgut Uyar’ın ilk evliliğinden üç, ikinci evliliğinden ise 1 olmak üzere 4 evladı bulunmaktadır. İkinci evliliğinden dünyaya gelen oğlunun ismi ise Halil Turgut’tur. Şiirlerinde; aşk, özlem, ayrılık ve hüzün gibi konuları işleyen unutulmaz şair Turgut Uyar 22 Ağustos 1985 tarihinde hayata veda etti. Yakalandığı siroz hastalığına yenik düşen Uyar, ardında birbirinden güzel şiirler bırakmıştır.

Turgut Uyar’ın Eserleri

Çocukluk döneminde evinde sürekli müzik ile büyümesinin etkisini başarılı bir şair olarak hissettirmiş olan Turgut Uyar, daha lise yaşlarındayken günde 3- 4 şiir yazabilme yeteneği geliştirmiştir. Şairin yaşamındaki en önemli ve ilk eserlerinden biri olan Yad şiiri, o yıllarda Yedigün dergisinde yayınlanmış ve Türk edebiyatı alanında oldukça ilgi görmüştür. Ünlü şairin ilk kitabı ise Arz-ı Hal isimli eseridir. Sonrasında Türkiye isimli kitabını çıkarmıştır. Kendine haz bir yazım tarzının olmasına karşın, şiirlerinin genelinde Nazım Hikmet, Tevfik Fikret ve Yahya Kemal gibi önemli isimlerin etkisinde kaldığı hissedilmektedir. Turgut uyarın en çok bilinen ve sevilen şiirlerinden biri Göğe Bakma Durağı‘dır. Ünlü şairin hayattayken ve ölümünden sonra yayınlanan bazı kitapları şunlardır;

  • Tütünler Islak (1962)
  • Arz-ı Hal (1949)
  • Türkiyem (1952)
  • Dünyanın En Güzel Arabistanı (1959)
  • Her Pazartesi (1970)
  • Divan (1970)
  • Kayayı Delen İncir (1982)
  • Toplu Şiirler (1981)
  • Büyük Saat (1984)
  • Dün Yok mu (1984)

Turgut Uyar’ın Edebi Kişiliği

Turgut Uyar’ın şairlik yaşamı genel olarak birinci yeni ve ikinci yeni akımı olarak ikiye ayrılıyor denebilir. İlk zamanlarda şiirlerinde kafiyeye ve ölçüye dikkat eden şair, ikinci yeni akımı ile birlikte garip şiirinin yansımaları görülmektedir. 1960 yılına kadar Uyar ile beraber pek çok yazar aynı tarzda şiir yazmaya devam etmiştir. Ancak 1962 yılında yazdığı Tütünler Islak isimli eserinden sonra ölüm, mutsuzluk ve kaçış gibi konuları ele almıştır. 1967 yılından sonra çıkan Dün Yok mu gibi eserlerinde ise ikinci yeni akımından tamamen uzaklaştığını göstermiş ve daha anlaşılır bir üslupla şiir yazmayı sürdürmüştür.

Turgut Uyar’ın Aldığı Ödüller

Sadece yazdığı şiirleri ve basılan kitapları ile değil, aldığı birçok ödül ile de Türk edebiyatındaki en önemli isimlerden biri olan Turgut Uyar, İlk olarak Tütünler Islak isimli kitabı ile 1963 yılında ödüle layık görülmüştür. Yıl 1975’i gösterdiğinde ise eşi Tomris Uyar ile Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülünü almıştır. Ayrıca Kayayı Delen İncir ve Büyük Saat isimli kitapları da ünlü şaire ödül getiren eşsiz eserleri arasındadır.

Turgut Uyar Şiirlerinin Genel Özellikleri

Ailesinde her daim müziğin var olması, ünlü şair Uyar’ın şiire olan tutkusunun doğal olarak gelişmesine neden olmuştur. Şiirdeki çizgisini büyük ölçüde kendi belirlemiş olmasına rağmen, şiirlerindeki toplumsal konulu satırlarla Nazım Hikmet’i, Atatürk temalı şiirleri ile Cahit Külebi’yi yansıtması kaçınılmaz olmuştur. Diğer yandan şiirlerinin genel özelliklerine bakıldığında Orhan Veli ve Ahmet Haşim gibi önemli isimlerin izlerine rastlamak da mümkündür. Eserlerini batı ve divan şiirlerinin genel özelliklerinden esinlenerek kaleme almıştır. Şiirde işçilik unsurunun mutlaka olması gerektiğine inanan nadir kişiliklerden biridir. Şairlik yaşamında ikinci yeni akımının içinde kendini bulmuş olmasına rağmen, kapalı bir anlatım yerine açık bir üslubu tercih etmiştir.

Okur Yorumları


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir