paylaşım

Türk Kahvesi Hakkında Bilgi; Tarihçesi, Faydaları ve Zararları

Hiç kuşkusuz Türk kahvesi denince akan sular durur. Çoğu insan için vazgeçilmez bir gelenek ve tutkudur. Dostlarla yapılan sohbetlerin, sabah keyiflerinin, gün içerisinde yapılan molaların en güzel yoldaşıdır Türk kahvesi... Kültürümüzde çok önemli yeri olan Türk kahvesinin en lezzetlisi, bakır cezvede ve kömür ateşinde yapılanıdır. Türk kahvesinin tarihi, faydaları ve zararları hakkında merak ettiklerinizi bulabilirsiniz.

REKLAM
REKLAM

Türkler tarafından bulunan bir kahve hazırlama metodunun ismidir aslında Türk kahvesi. Kendine özel tadı, özellikle köpüğü, kokusu ve sunumu ile özgünleşmiş, gelenek haline gelmiştir.

Dünya üzerinde telvesi ile sunulan tek kahve çeşididir. Türkiye’de hemen hemen tüm restoranların menülerinde yer almaktadır. Türk kahvesi ile ilgili yapılan araştırmalar bu kahvenin çıkış yerinin Güney Habeşistan’daki Kaffa Yöresi olduğunu göstermektedir.

14. Yüzyılın başlarında keşfedilen bu kahve, muazzam kokusu ve tadı sayesinde Habeşistan’dan tüm dünyaya yayılmayı başarmıştır. İlk bulunduğu zamanlar kahve meyvesinin kaynatılması şeklinde tüketilen bu içecek daha sonraları kahve çekirdeklerinin kavrulup, öğütülerek pişirilmesi suretiyle yapılmaya başlanmıştır. Avrupa kahve ile Türkler sayesinde tanışmıştır. Türk kahvesinin özünü bozmayan Avrupalılar pişirilmesi konusunda da hiçbir değişiklik yapmayıp tıpkı Türkler gibi pişirip tüketmişlerdir. En lezzetli Türk kahvesi ise kahve çekirdeklerinin taze ve ince öğütülmüş haliyle, kömür ateşinde, bakır cezvede yavaş yavaş pişirilenidir.

Türk Kahvesinin Tarihçesi

1517 yılında Yemen’de Vali olan Özdemir Paşa, denediği ve çok sevdiği kahveyi İstanbul’a getirmiştir. Türkler kahveyi kendilerine özgü bir yöntemle pişirerek tüketmişlerdir. Ardından da kahve bu şekilde Avrupa’ya ulaşmıştır. İlk olarak Tahtakale semtinde açılan kahvehane ile tüm İstanbul’a yayılmıştır. Sonrasında ise aynı hızla tüm ülkeye yayılmıştır. Açılan bu kahvehanelerde kahve eşliğinde kitaplar okunmuş, satrançlar oynanmış, edebiyat sohbetleri yapılmıştır.

İlerleyen zamanlarda saray mutfağına bile giren kahve, çok fazla tüketilmeye başlanmıştır. Özenle pişirilen kahveler, en itibarlı kişilere sunuluyordu. Osmanlı elçileri sayesinde Türk kahvesi, önce Avrupa’ya ardından da tüm dünyaya yayılmıştır.

Türk Kahvesinin Faydaları

  • Kahve, kanda bulunan kolesterol seviyesini dengeler ve aşırı dalgalanmasını önler.
  • Kullanılan ağrı kesicilerin, etkilerini yarı yarıya varan oranda artırdığı görülmüştür.
  • Kolesterol üzerinde denge etkisine sahip olduğu için kalp hastalıklarının birçoğunu önler.
  • Sindirim sistemi sorunlarının düzeltilmesinde özellikle de bağırsak hareketlerini düzenlemede etkilidir.
  • Kahve ile yapılan masajlarla selülit gibi cilt problemlerine etki eder. Ayrıca cildi de yumuşatır.
  • Kahvenin içeriğinde antioksidan bulunur. Dolayısıyla kanser gibi ciddi hastalıklara karşı önleyicidir.
  • Dikkat artırılmasında ve zihni açmada olumlu etkileri vardır.
  • Türk kahvesinin baş ağrılarına ve kemik ağrılarına iyi geldiği de gözlemlenmiştir.

Türk Kahvesinin Zararları

Türk Kahvesinin Zararları

  • Her şeyin olduğu gibi kahvenin de fazlası çok zararlıdır. Çok tüketildiğinde kalbin ritminde bozukluklara neden olabilir. Atışları düzensizleşen kalpte çarpıntı görülebilir. Kalp rahatsızlığı olan kişilerin Türk kahvesi tüketirken dikkatli olması gerekmektedir.
  • Günde 3 fincandan fazla Türk kahvesi tüketen kişilerde kandaki basıncın ani şekilde yüksek seviyelere çıktığı görülmüştür. Çeşitli araştırmalarla uzmanlar aşırı kahvenin tansiyon sorununa neden olduğunu tespit etmiştir.
  • Reflü, ülser gibi mide hastalıkları olan kişiler, kahveyi çok tükettiklerinde rahatsızlıklarının arttığını fark edeceklerdir. Çünkü kahve midedeki asidin salgılanmasını artıran bir içecektir.
  • Şeker hastalarında öğün ile birlikte yükselen kan şekerinin, ardından kahve tüketilmesi ile birlikte tavan yaptığı tespit edilmiştir. Bu veri Amerika’da yapılmış bir araştırmaya dayanmaktadır. Ancak İngiltere’de yapılan araştırmaya göre de şeker hastalığı üzerinde kahvenin olumsuz etkisi yoktur denmiştir. Aksine kahve içeriğindeki minerallerin şeker hastalığına karşı koruyucu olduğu söylenmiştir. Karmaşık bir netice olduğundan şeker hastası olan ya da risk altında olan kişiler, kahveyi dikkatli tüketmelidirler.
  • Aslında ödem attırıcı olarak bilinen kahvenin su kaybına neden olduğu belirtilmiştir ama diğer bir çalışmada bu kaybın ciddi seviyelerde olmadığı belirlenmiştir.
  • Kahvenin içeriğinde yer alan uyarıcılar, beyinde yer alan kan hücrelerini tetikler ve migrene neden olur. Bu durum araştırmalarla kesinleştirilmiştir.
  • Çok sık tüketilen kahve, demir gibi gerekli minerallerin vücut tarafından emilimini engelliyor. Ayrıca kalsiyumun idrarla atılmasına neden olarak kemik erimesine davetiye çıkartıyor.
  • Türk kahvesinin hamilelik süresince ve emzirme döneminde zararlı olduğu gözlemlenmiştir. Yalnızca kahve değil; kafein içeren tüm içeceklerin sınırlı miktarda tüketilmesi gerekmektedir.
  • Gün içinde 3 fincan ya da daha fazla kahve tüketmek kadınlarda doğurganlık üzerinde olumsuz etki gösteriyor. İçinde bulunan kafein, yumurtlama olayına etki ediyor. Erkeklerde ise durum biraz farklı. Brezilya’da yapılan araştırmalara göre günlük bir fincan kahve içen erkeklerin spermlerinin daha güçlü olduğu belirlenmiştir. Kahvenin içindeki kafeinin spermleri uyarıcı etki yarattığı görülmüştür.

Yorumlar


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir