İltihabi bağırsak hastalığı olarak bilinen ülseratif kolit, yaşayan her hastanın hayatını kabusa çeviriyor. Yaşama standartlarını oldukça düşüren hastalık, kişinin kendine olan güvenini azaltıyor.

Her şeyden önce ağırı ve sancılı bir hastalık olduğu için hastaların hayata dair gündelik işlerine kadar etki ediyor. Gerekli önlemler ve tedaviler ile hastanın yaşamını kolaylaştırmak mümkün olsa da ülseratif kolit, risk taşıyan bir hastalık.

Nedenleri tam olarak belli olamayan, genetik faktörlerin rol oynadığı, çevresel etkenlerin ağır bastığı bir hastalıktır. Ülseratif kolit hastalığının en büyük dezavantajı ise kronik bir seyir izlemesidir. Hastaların uzun süre mücadele etmesini gerekli kılan rahatsızlık kısa sürede tedavi edilememektedir. Karın ağrısından, tuvalet ihtiyacına kadar her aşamada hayatı zorlaştıran ülseratif kolit, sindirim kanalında kendini gösteren bir hastalıktır. Doğal olarak sindirim sisteminin baştan sona zarar görmesini, çalışamamasını sağlamaktadır. Daha çok bağırsağın iç yüzeyinde ortaya çıktığı söylenebilir.
Benzer Bilgi: Gastrit Nedir?

Ülseratif Kolit Nedir?

Ülseratif kolit, bağırsaklarda meydana gelen iltihaplanma olarak açıklanabilir. Bağırsağın iç yüzeyinde kendini gösteren hastalık; kanama, tahriş, şişme, yaralanma gibi sonuçlar doğurmaktadır. Kalın bağırsağın içini örten tabakanın iltihap kapması sonucu ortaya çıkan ülseratif kolit, bağırsağın iç yüzeyini saran mukozanın ülserle kaplanmasına neden olur. Bu rahatsızlık, kalın bağırsağın iç kısmında, son bölüm olan kolon kısmını etkiler. Sindirim sisteminin diğer kanalları bu durumdan pek etkilenmez. Genel olarak ülseratif kolit ve crohn hastalığı olmak üzere iki çeşidi bulunan bağırsak iltihaplanmasının her iki türü de oldukça zorlayıcıdır.

Ülseratif Kolitin Nedenleri Nelerdir?

Ülseratif kolit, nedenleri tam olarak bilinmeyen hastalıklardan biridir. Ne yazık ki net bir sebep bulunamadığı için çevresel ve genetik faktörlerin bir arada etkilediği düşünülmektedir. Genetiğinde bu hastalığı taşıyan birine sahip olan birey, sağlıklı bir ailenin çocuğuna nazaran daha yüksek risk altındadır. Çevresel sebeplere göz gezdirildiğinde ülseratif kolitin temel nedeninin sigara ve alkol olduğu görülmekte. Hastalığın bu gibi sebeplerle başladığı antibiyotik, aspirin, doğum kontrol ilaçlarıyla da arttığı biliniyor. Bu ilaçlardan herhangi birini kullanan hastalar, kullanmayan hastalara nazaran daha şiddetli geçiriyor. Hamilelik ve stres de ülseratif kolit sebepleri arasında yer almakta fakat net olarak sebep maddelenmesi için henüz erken olduğu düşünülüyor.

Ülseratif Kolitin Belirtileri Nelerdir?

Zaman zaman kendini hiç belli etmeyen, bazen de ağrıdan hastayı kıvrandıran ülseratif kolit, kişiden kişiye değişen belirtiler göstermekte. Yaranın bulunduğu yer ve büyüklüğü belirtilerin değişmesine neden olmaktadır. Genel belirtiler ise şiddetli ishal ile başlar. İshalle beraber kanama da görülebilir. Bunun yanında zaman zaman sancı şeklinde karın ağrıları kendini hissettirir. İltihap arttıkça hastada baş dönmesi, kusma, ateş ve halsizlik de belirtiler arasında yer alır. İltihabın olduğu yer rektum bölgesi ise hasta devamlı tuvaleti olduğunu hisseder. Ülsereatif kolit, kanamanın çok sık olduğu rahatsızlıklardandır. Bu nedenle vücutta kansızlık da belirtiler arasındadır.

Ülseratif Kolitten Korunma Yolları Nelerdir?

Ülseratif koliti önlemenin ilk kuralı, kesinlikle sigara ve alkol tüketmemektir. Hastaların kötü alışkanlıkları bağırsaklarında rahatlıkla iltihaplanmalara neden olmaktadır. Bunun yanında aspirin, antibiyotik ve doğum kontrol hapları da kontrol dahilinde kullanılmalıdır. Bu ilaçlar, hastanın ülseratif kolite yakalanma riskini artırmaktadır. Ayrıca beslenme düzenine dikkat edilmeli ve asitli içecekler gibi zararlı şeyler tüketilmemelidir. Asitli içecekler hakkında bilgi almak için buraya tıklayınız.

Ülseratif Kolitin Tedavisi Nedir?

Dönemsel şiddetlenme gösteren ülseratif kolit hastalığı, hastanın normal yaşamını sürdürmesini zorlaştırmaktadır. Tedavinin temel amacı, hastanın günlük yaşam kalitesinin düşmesine izin vermemektir. Hastanın yaşı, cinsiyeti, kullanması gereken ilaçlar gibi pek çok etken, tedavi sürecini etkilemektedir. Genellikle hemen her hasta için ayakta ilaç tedavisi uygulanmakla birlikte bazı hastaların bağırsak istirahatine ihtiyaç duydukları bilinmektedir. Bu zaman diliminde hasta hastaneye yatmalıdır. Ağır vakalarda ise, kalın bağırsağın bir kısmı alınmak üzere cerrahi müdahale uygulanır.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın