Uranüs Gezegeni Hakkında Bilgi; Genel ve Fiziksel Özellikleri, Tarihçesi

İlk olarak, William Herschel adındaki bir gök bilimci tarafından 1781 yılında keşfedilmiş olan Uranüs, Güneş Sistemi içerisinde yer alan gezegenlerden biridir. Uranüs'ün Güneş’e uzaklığının 16-22 astronomi birimi yani yaklaşık olarak 2.842.400.000 km olduğu tespit edilmiştir. Dünya’dan yaklaşık 64 kat daha büyük olan Uranüs’ün genel ve fiziksel özellikleri ile keşfedilişi yazımızda anlatılmıştır.

Uranüs, Güneş Sistemi’nin, Güneş’ten yakınlık sırasına göre yedinci gezegenidir. Çapı açısından, Jüpiter ve Satürn’den sonra üçüncü, kütle açısından bu iki gezegen ve Neptün’den sonra dördüncü sırada yer alır. Adını Yunan mitolojisindeki, gökyüzü tanrısı Oronos’tan almaktadır. Kütlesi, Dünya’nın kütlesinin 15, hacmi ise 64 katıdır ve en az fotojenik gezegendir. Buz Devleri sınıfına girer. Uranüs, Güneş çevresindeki bir devrini 84 yılda tamamlamakta olup, bu zamana kadar keşfedilebilmiş olan 27 uydusu bulunmaktadır.

Jüpiter ve Satürn’ün ardından en fazla uydusu bulunmakta olan üçüncü gezegendir. Uranüs hiçbir zaman 6. kadirden daha parlak olamaz. Bu nedenle, çıplak gözle sadece çok açık ve temiz gökyüzü koşullarında, küçük, sönük bir yıldız gibi görünür.

Uranüs birçok bakımdan, dev gezegenler arasında bir istisnadır. Sadece o, bir ısı kaynağından yoksun gibidir, onun eksen eğikliği aşırıdır. Yüzeyinde hiçbir etkinlik yok gibidir ve ekvatoru ile kutupları arasında sıcaklık farkı yoktur.

Uranüs Gezegeninin Özellikleri Nelerdir?

Uranüs Gezegeninin Özellikleri Nelerdir?Uranüs Güneş çevresindeki bir devrini 84 yılda tamamlamaktadır. Yani Uranüs’ün bir yılı, Dünya’da 85 yıldan fazladır. Hafifçe eliptik olan yörüngesi boyunca, Güneş’e uzaklığı 16-22 astronomi birimi yani yaklaşık olarak 2.842.400.000 km’dir.

Uranüs Gezegeninin Fiziksel Özellikleri

Uranüs Gezegeninin Fiziksel ÖzellikleriUranüs’ün kütlesi yaklaşık olarak Dünya’nın kütlesinin 15 katıdır. Hacmi ise; yaklaşık olarak 64 katı kadar olup, oldukça büyük bir gezegen olan Uranüs’ün çapı 50000 km civarındadır. Dünya çapının 12.765 km olması üzerinden hesaplama yapılırsa, Uranüs’ün ne kadar büyük olduğu daha iyi anlaşılır. Uranüs’ün çevresinde bulunmakta olan keskin hatları bulunan, koyu renkli 10 adet halkanın bulunduğu tespit edilmiştir. Halkaların tümü 1 metre çapında, koyu renkli kayaya benzeyen parçalardan oluşmaktadır.

Uranüs gezegeninin kutup bölümü güneşe doğru bakar şekilde durarak, tekerlek gibi döner. Etrafında bulunan halkalar da gezegenle beraber dönmektedir. Gezegenin yörüngesi etrafında dönmesi, yaklaşık olarak 18 saat olarak hesaplanmış olup, dönme ekseni de olağandışıdır. Uranüs’ün eriyik halde bulunmakta olan ağır bir çekirdeği vardır. Çekirdeğin çevresinde ise; suyun yanı sıra, metan ve amonyaktan oluşan birkaç bin santigrat derece sıcaklığında ve binlerce metre kalınlığında olan bir manto vardır. Bu aşırı sıcak mantonun, üzerindeki atmosferin ağırlığından kaynaklanmakta olan devasa basıncın etkisi ile kaynayamadığı ve bu nedenle de buranın elektriksel olarak iletken olduğu sanılmaktadır.

Uranüs, ışığı yansıtma özelliği çok yüksek olan gezegenlerden biridir. Büyük bir teleskopla bakıldığı zaman, mavimtırak kurşuni renkte, bir disk şeklinde görünür. Bu diskin üzerinde çeşitli kuşaklar vardır ve bu kuşaklar koyu renklidir. Kozmik araştırmalar, gezegenin çok hafif elementlerden meydana geldiğini ortaya çıkartmıştır. Bu elementlerin çoğunu Hidrojen ve Helyum teşkil eder. Gezegenin atmosferinde de Hidrojen ve Helyum vardır. Gezegenin ve atmosferinin sıcaklığı -200 Santigrat derecedir.

Uranüs Gezegeninin Tarihçesi

Uranüs Gezegeninin TarihçesiUranüs, 1781 yılında, William Herschel adında bir gök bilimci tarafından keşfedilmiştir. Uranüs’ün bilinen 27 tane uydusu vardır ve bu uydulara William Shakespeare ve Alexander Pope’un eserlerindeki karakterlerin isimleri verilmiştir. Titania ve Oberon adı verilen ilk iki uydu, gezegenin keşfinden altı yıl sonra, 1787 yılında İngiliz astronom, William Hershel tarafından keşfedilmiştir. Bu keşifleri 1851 yılında William Lassel tarafından keşfedilen Ariel ve Umbriel takip etmiştir. Gezegenin beş adet uydusu da gezegen olmak için gerekli olan minimum kütleye sahiptir ama Güneş’in etrafında dönmedikleri için cüce gezegen kategorisine alınmazlar. Kalan uydular 1985 yılından sonra, Voyager 2 uzay aracı ve dünya merkezli teleskoplar sayesinde keşfedilmiştir.

Okur Yorumları


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir