Olympia’da bulunan Zeus Heykeli, Eski Dünya’nın yedi harikasından biridir. Milattan önce 435 yılı civarında ünlü heykeltıraş Phidias tarafından oyulmuştur. 1572’de Philippe Galle tarafından yapılan gravürde Phidias’ın Zeus Heykeli için hayali bir yeniden yapılanma tasarlanmıştır. Oturan heykel tapınağın koridorunun tüm genişliğini kaplamaktadır ve 12 metre yüksekliğinde inşa edilmiştir. Zeus’un oturarak inşa edilmiş olması eğer Zeus ayağa kalkarsa tapınağın çökeceğine dair pek çok tartışmayı beraberinde getirmiştir.

Hatta bu nedenle 1. yüzyılda tapınağın genişletilmesi ve üst kısmının açılması istenmiştir. Heykel, fildişi ve altın kaplama ile yapılmıştır. Heykeldeki Zeus; fildişi, altın, abanoz ve kıymetli taşlarla kuşatılmış sedir ağacından muhteşem bir tahta oturmaktadır. Zeus’un sağ elinde, zafer tanrıçası Nike’nin küçük bir heykeli vardır ve sol yanında duran kartalın üzerine doğru parlayan bir asa tutmaktadır.

Heykelin kendisi yok olmasına rağmen, 1958 yılında heykelin yapımında kullanılan atölyenin keşfedilmesine yönelik bir kazı yapılmıştır. Bu keşif, heykelin oluşturulma sürecinin anlaşılmasına katkı sağlayarak, yeniden yapılabilmesini sağlamıştır. Heykelin asıl hatlarını belli eden hiçbir kanıt uzun süre boyunca bulunamamıştır. Daha sonrasında yapılan keşifler ile heykelin belli özellikleri deşifre edilmeyi başarmıştır. Döneme ait madeni paraların üzerindeki kabartma ve resimlerden yola çıkarak Zeus Tapınağı’na yönelik bulgular da elde edilmiştir.

Zeus Heykeli Nerededir?

Zeus Heykeli, modern Yunanistan’ın batı kıyısında bulunan antik Olympia (Olimpiyat) kasabasında inşa edilmiştir. Heykelin yaklaşık tarihi (Milattan önce 5. yüzyılın üçüncü çeyreği), Phidias atölyesinin yeniden keşfedilmesi (1954-1958) ile doğrulanmıştır. Pausanias’ın Zeus’un heykelinin inşa edildiğini söylediği yer de bu keşif sayesinde kesinliğe kavuşmuştur. Heykel Olympia’da bulunan Zeus Tapınağı’nın içinde yer almaktaydı. Zamanla yeri değiştirilmiş ve İstanbul’a taşınmıştır. Burada çıkan bir yangında yok olan heykele ait bulunan bazı parçalar Fransa’da bulunan Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir.

Zeus Heykeli’nin Mimarisi

Zeus Heykeli’ne göre Zeus; başında zeytin yapraklarından yapılmış bir taç, sol elinde bir asa ve bunun üzerine konmuş bir kartal, sağ elinde Nike heykeli ile tahtta oturmaktaydı. Heykel ahşaptan yapılmıştı, fildişi ve altın tabakalarla kaplıydı. Zeus’un yüzü fildişi ile yapılmıştı ancak; saç, sakal, sandaletler, elbise ve asa altındandı. Tahtın bacakları sfenksler ve kanatlı zafer figürleri ile süslenmiştir. Bu figürlerin Yunan tarihinde bilgeliğe ve güce yönelik çeşitli anlamları bulunmaktadır. Heykelin yüksekliği son derece etkileyiciydi. Dört katlı bir bina kadar yüksek olan heykel, tapınağa zor sığmıştır.

Yapıldığı dönemde gelen ziyaretçilerin çoğu sadece tahta dair övgülerde bulunmuşlardır çünkü 12 metre yüksekliğinde olan heykelin yalnızca alt tarafını görebilmişlerdir. Arkeolojik kazılar sırasında keşfedilen yapım yerinde elde edilen buluntulara göre; altın ve fildişi kalıntılar, değerli taşlar ve pişmiş toprak kalıpları için araçlar bulunmaktadır. Bunların çoğu cam levhalar oluşturmak ve heykelin elbisesini cam levhadan yapmak için, doğal olarak örtülü ve katlanmış, sonradan parlaklaştırılmıştır.

Zeus Heykeli’nin Tarihçesi

İlk Olimpiyat Oyunları milattan önce 776 civarındaydı ve tanrı Zeus’u onurlandırmak için muhteşem bir tapınak inşa edildi. Yunanistan büyüdükçe ve Olimpiyat Oyunları’nın kapsamı genişledikçe, tapınak çok basit görünüyordu. Tapınağı şaşalı bir görünüme kavuşturmak için bir şey gerekiyordu, bu nedenle tanrı kralın heykeli tapınağın içinde inşa edildi. Heykelin inşası ile tapınak son derece görkemli bir hal aldı.

Milattan sonra 391 yılında dönemin Roma İmparatoru tarafından oyunların bir dinsiz geleneği olduğu ileri sürülerek Olimpiyat Oyunları yasaklandı ve Zeus tapınağı kapatıldı. Depremler, heyelanlar, sel baskınları ve yangın tapınağı tahrip etti. Zengin Yunanlılar Zeus Heykeli’ni Konstantinopolis’te (bugün İstanbul’da) bir saraya naklettiler ancak heykel, 462 yılında çıkan bir yangınla yok edildi. Fransızlar heykelin parçalarını 1829 yılında alarak, Paris’in ünlü Louvre Müzesi’ne taşımışlardır.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın