Edgar Allan Poe Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Hikaye yazarı, editör, eleştirmen ve şair olarak tanımlanan Edgar Allan Poe, Amerikan edebiyatının en önemli kalemlerindendir. İşte bu nedenle sizlere; eserleri gibi kişiliğiyle de merak uyandıran ünlü isim hakkında bilgiler bulacağınız yazıyı hazırladık.

Gotik edebiyatın ustası olan şair, eleştirmen, hikaye yazarı ve editör Edgar Allan Poe, zamanında hak ettiği değeri görememiş ve mutsuz bir yaşam sürmüştür. Eserlerinin yanında hayat hikayesiyle de epey ilgi çekici bir kişilik olan Poe, hem ABD’nin ilk kısa öykü yazarlarından hem de korku, gerilim, polisiye türlerinin öncülerinden olmuştur.

Doğaüstü konuları ele alan öyküleriyle hafızalara kazınmış ve 40 yıl süren hayat yolculuğunda bir dizi şanssız olayla karşılaşmıştır. Yalnızca yaşamı ile değil ölümüyle de merak uyandıran ve bugün hala cevaplanamayan soru işaretleriyle dolu bir hayat süren yazar; Kuzgun, Geveze Yürek, Annabel Lee, Kuyu ve Sarkaç gibi efsaneleşmiş eserler vermiştir.

Charles Dickens Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Hatta  ilgi çekici kişiliğin hayatının son dönemlerini konu alan Kuzgun filmi, yazarın aynı isimdeki şiirinden esinlenmiştir. İşin özü Edgar Allan Poe; eserleri ve biyografisiyle öğrenilmesi gereken isimler arasında yer almaktadır. İşte bu nedenle; sizlere Edgar Allan Poe’nun hayatı, eserleri ve ölümüyle ilgili bilgiler bulabileceğiniz yazıyı hazırladık.

Edgar Allan Poe Kimdir?

Edgar Allan Poe Kimdir?Edgar Allan Poe, her ikisi de oyuncu olan David ve Elizabeth Arnold Poe’nun ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Boston doğumlu olan Edgar’ın dünyaya gelişinden bir yıl sonra babası evi terk etti, ertesi yıl da annesi verem nedeniyle hayatını kaybetti.

İskoçyalı bir tüccar olan John Allan tarafından sahiplenen Edgar, bu nedenle Edgar Allan Poe ismini aldı. Özel okullarda eğitim görse de alkol ve kumara olan düşkünlüğü, ünlü ismin hayatını tepetaklak etti. Kumar borçları nedeniyle babasıyla arası açılan Poe, yazarlığa ilgi duysa da ilk çalışmalarında başarılı olamadı.

Hayatının izlerini eserlerine de yansıtan Poe, yaşamının son yıllarında üne kavuştu. Morgue Sokağı Cinayeti, Geveze Yürek gibi ünlü öyküler, Kuzgun, Annabel Lee gibi kendisiyle özdeşleşmiş şiirler kaleme aldı. Ve şu anda gotik edebiyatın üstadı olarak anılan Edgar Allan Poe, 7 Ocak 1849’da arkasında ölümsüz eserler bırakarak henüz 40 yaşındayken hayata veda etti.

Edgar Allan Poe’nun Hayatı

Edgar Allan Poe’nun Hayatı19 Ocak 1809’da Boston, Massachusetts’de dünyaya gelen Edgar Poe, her ikisi de oyuncu olan Elizabeth Arnold Hopkins Poe ve David Poe’nun ikinci çocuklarıydı. Edgar Poe’nun bir ağabeyi bir de kız kardeşi vardı. Kaynaklardaki bilgilere göre ünlü kişilik adını, Shakespeare’in ünlü oyunu Kral Lear’dan aldı. Fakat Edgar ailesiyle çok uzun süre birlikte olamadı çünkü babasından 1810’da evi terk etmesi, annesinden de kısa süre sonra veremden hayatını kaybetmesi nedeniyle ayrılmak durumunda kaldı.

Hem annesiz hem de babasız kalan Edgar Poe’nun bakımını, Virginia’dan bir tüccar olan John Allan üstlendi. Böylelikle Edgar Poe, Edgar Allan Poe adıyla anılmaya başladı. 1815’te Allan ailesi ile birlikte İngiltere’ye taşınan Poe, ilk ve ortaöğretimini burada tamamladı. 1820’de yeniden Amerika’ya gitti ve 1825’te Sarah Elmira Royster ile nişanlandı, 1826’da ise Virginia Üniversitesi’ne girdi.

Ne var ki üniversite yıllarında kumar ve alkol nedeniyle sıkıntı yaşaması onu hem John Allan’dan hem de nişanlısından uzaklaştırdı. Üniversite eğitimine aşağı yukarı bir yıl devam eden Poe okulu bırakarak orduya katılmaya karar verdi. Zira bakımını üstlenen John Allan’la arası iyice bozulmuştu ve kendi geçimini sağlaması gerekiyordu.

Bu nedenlerden dolayı 27 Mayıs 1927’de kendisini 22 yaşında gibi göstererek Edgar A. Perry adıyla Amerikan ordusuna yazıldı. Askerlik yaptığı dönemde ilk yazarlık deneyimi olan “Tamerlane and Other Poems”i kaleme alan Poe’nun bu çalışması fazla ilgi görmedi ve yalnızca 50 baskı yaptı. Öte yandan; Poe Tamerlane and Other Poems’i bazı nedenlerden dolayı (borçlularının kendisini bulmasından korkması ya da eserine güvenmemesi) kendi adıyla değil, “Bir Bostonlu tarafından” ibaresiyle yazdı.

Orduda iki yıl hizmet veren ve bu süre zarfında bir erin ulaşabileceği en yüksek mevkiye yani başçavuşluğa getirilen Poe, 1829’un Şubat’ında askerlik hayatına veda etti. Bohem hayatı nedeniyle kendisine dargın olan John Allan’ı görmeye giden Edgar, koruyucusunun yanına eşi Frances Allan’ın ölümünden bir gün sonra varabildi ve yeniden John Allan’ın vesayeti altına girdi.

Ardından 1829’da Baltimore’a dul halasının yanına giden Poe, buradayken ikinci çalışması Al Aaraaf, Tamerlane and Minor Poems isimli eserini yayımladı. 1830’da West Point’e askeri öğrenci olarak kayıt oldu fakat aynı yıl manevi babasının yaptığı evlilik ve Allan’ın çocukları nedeniyle John Allan ile Edgar Allan Poe’nun ilişkisi tamamen bitti.

Sonrasında West Point’ten ayrılmak için kendisini mahkemeye verdirdi ve 1831’e yargılandığı askeri mahkemede ağır ihmal, derse girmemek, kurallara uymamak gibi gerekçelerden okuldan atıldı. Baltimore’daki halasının yanına yerleştikten kısa süre sonra ağabeyi Henry alkolizm nedeniyle hayatını kaybetti. Bu olaydan sonra kendini yazmaya adayan Poe, geçimini yalnızca kalemiyle kazanan ilk ABD’li yazar niteliğini kazandı.

Kariyerindeki dönüm noktasını 1833 yılında MS. Found in a Bottle (Şişede Bulunan Elyazması) isimli öyküsüyle katıldığı bir yarışmada birinci olarak yaşayan Poe, 1834’de yayımlanan The Visionary ile de ülke çapında ün yapmaya başladı.

Özel hayatındaki dönüm noktasını da 1835’de yaptığı evlilikle yaşadı. Henüz 13 yaşında olan kuzeni Virginia Clemm’in yaşını 21 göstererek onunla evlenen Edgar Allan Poe, bu sırada 26 yaşındaydı. The Narrative of Arthur Gordon Pym of Nantucket ile büyük yankı uyandıran Poe, yazarın tek romanı olma özelliğini taşıdı. Ayrıca ucu açık bir şekilde sonlandırıldığı için daha sonra pek çok yazara ilham verdi, hatta H.P. Lovecraft ile Jules Verne romanın devamı niteliğinde eserler kaleme aldı.

1839’da Burton’s Gentleman’s Magazine isimli dergide editörlük yapmaya başlayan Poe, buradan Graham’s Magazine isimli başka bir dergiye geçti. 1840’da The Stylus isimli aylık edebiyat dergisini çıkartan Poe, 1842’de eşi Virginia’nın tüberküloz hastalığını öğrendiğinde çöktü ve alkole bağımlı olmaya başladı.

1847’de Virginia’nın ölümüyle adeta dağılan yazar, Richmond’a döndü ve burada eski nişanlısı Sarah Elmira ile kısa dönemli bir ilişki yaşadı. Düşüncelerinden uzaklaşmak için 2 sene boyunca başka birçok kadınla birlikte olan ve alkolle yatıp kalkan Poe, hayatının son zamanlarını New York, Bronx’ta geçirdi.

Edgar Allan Poe’nun Ölümü

Edgar Allan Poe’nun ÖlümüRyan’s Inn isimli meyhanede hem ruhsal hem de fiziksel açıdan çok kötü bir halde bulunan Poe, ölene kadar konuşamayıp sürekli sayıkladı. Onu bulan Joseph Walker daha sonra; Poe’nun büyük bir üzüntü içinde ve yardıma muhtaç olduğunu söyledi. Bulunduktan sonra histerik bir nöbet halinde olan yazar, ölene dek anlaşılmayacak şeyler mırıldandı. Ve Baltimore’daki Washington College Hastanesi’ne kaldırılmasının ardından 4 gün süren yaşam mücadelesinin sonunda, 7 Ekim 1849’da hayata veda etti.

Ertesi gün düzenlenen cenaze törenine; kuzeni Neilson Poe, karısı tarafından akrabası Henry Herring, okuldan arkadaşı Z. Collins Lee, meslektaşı Dr. Joseph Snodgrass olmak üzere yalnızca 4 kişi katıldı. O zamanki adıyla Westminster Mezarlığı’na defnedilen yazar, 1875’de kendisi için yapılan abideye taşındı. Eski mezarının olduğu yere ise üzerinde kuzgun resmi bulunan bir mezartaşı koyuldu.

Neticede; Edgar Allan Poe tıpkı hayatı gibi ölümüyle de arkasında soru işaretleri bırakmıştır diyebiliriz. Çünkü bulunduğunda üzerinde kendisine ait giysiler bulunmayan yazarın ölüm belgesi de kaybolmuş, onunla ilgili tüm tıbbi kaynaklar yok olmuştur. Poe’nun muhtemel ölüm nedenlerinden bazıları; epilepsi, frengi, menenjit, kuduz, kolera, kalp hastalığı gibi rahatsızlıklar olarak belirtilmiştir. Hatta kendisinin öldürülmüş olabileceği dahi söylenmiştir.

Edgar Allan Poe’yu; “çağımızın en güçlü yazarı” sözleriyle tanımlayan Charles Baudelaire yazarın ölümüyle ilgili: “Onun ölümü, başarısızlığı yüzünden ürkütücülüğü artmış korkunç bir sondur! Okuduğum belgelerin tümünün bende uyandırdığı ortak kanı, Amerika Birleşik Devletleri’nin Poe için geniş bir hapishaneden başka bir şey olmadığı yolundaydı. Bana sorarsanız Poe, hava gazıyla aydınlatılmış bu büyük barbarlıkta değil, daha temiz kokan bir dünyada nefes alabilmek için yaratılan varlığının ateşli çırpınışları içinde arşınlıyordu hapishanesini. Bu sevimsiz çevrenin etkisinden kurtulabilmek için gösterdiği sürekli çaba, onun bir şair ve hatta ayyaş olarak iç dünyasını, ruhsal yapısını belirleyen tek etkendi.” demiştir.

Diğer taraftan; Edgar Allan Poe’ya beslediği düşmanlık herkes tarafından bilinen Rufus Wilmot Griswold, yazar öldüğünde Poe hakkında karalama kampanyaları başlatmış, onu yerin dibine sokmak için elinden gelen, ardına koymamıştır. Hatta New York Tribune gazetesinde Ludwig imzalı ölüm ilanının Griswold’a ait olduğu ortaya çıkmıştır. Griswold söz konusu ölüm ilanında: “Edgar Allan Poe ölü. Dünden önceki gün Baltimore’da öldü. Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir.” sözlerini kullanmıştır.

Stefan Zweig Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Ayrıca Edgar Allan Poe’nun biyografisini kaleme aldığı “Memoir of the Author” isimli makalesinde yazarın ayyaş, ahlaksız, uyuşturucu müptelası bir deli olduğunu öne sürdü. Ve söz konusu çalışma, Poe’yu yakından tanıyanlar tarafından reddedilse de çoğunluk tarafından kabul edildi çünkü yazar hakkındaki tek biyografik eserdi ve Poe’nun kötü bir adam olma düşüncesi okurların hoşuna gitti.

Edgar Allan Poe’nun Eserleri

Edgar Allan Poe’nun EserleriYaşadığı dönemde hak ettiği değeri göremeyen yazarlardan biri olan Edgar Allan Poe, ağırlıklı olarak hikaye ve şiir kaleme almış, çok sayıda eser vermiştir. Bunlardan başlıcaları; Kuzgun, Kara Kedi, Annabell Lee, Kuyu ve Sarkaç, Dedektif Auguste Dupin Öyküleri, Oval Portre, Morgue Sokağı Cinayeti, Usher Evinin Çöküşü, Altın Böcek, Kızıl Ölümün Maskesi, Çanlar, Hayalgücü, Eureka olarak bilinmektedir.

Eserlerinde daha çok ölüm konusunu işleyen ve gotik edebiyatın önde gelen kalemleri arasında yer alan Edgar Allan Poe, korkunun yanında hiciv ve mizah ögeleri de kullanmıştır. Edebiyat eleştirmeni olarak da tanınan Poe’yu meslektaşı olan arkadaşı James Russell Lowell: “Kurgu eserler üzerine Amerika’da eleştiri yazmış olan en titiz, felsefi ve korkusuz eleştirmen” sözleriyle tanımlamıştır.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

Gizemli ve gotik hikayeleriyle tanınan Edgar Allan Poe, Amerikan edebiyatının en önemli isimlerinden olmuş ve kendisi gibi sıra dışı eserleriyle hafızalara kazınmıştır.
Edgar Allan Poe'nun yaşamında sizi en çok etkileyen şey nedir?
Edgar Allan Poe'nun eserlerini mühür mumuyla birbirine yapıştırdığını biliyor muydunuz?
Amerikan edebiyatının ünlü isminin ölümüyle ilgili yorumunuz nedir?



Okur Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilgihanem'i Takip Edin

En Yeniler