Ülkemizin Denizli şehrinde bulunan Pamukkale Travertenleri, jeolojik olaylar sonucu oluşmuş fay hatlarından gelen termal sıcak su kaynaklarının buradaki kayaçlar üzerine dökülmesiyle ortaya çıkan bir yapıdır. Tamamen doğal yollarla oluşmuş olan Pamukkale travertenleri şifa kaynağı olan 17 adet sıcak su alanı içermektedir. Sadece ülkemizde değil, dünya genelinde tanınan travertenler yoğun bir şekilde turist ve ziyaretçi akınına uğramaktadır. Ayrıca travertenlerden çıkan sular, sağlık turizmi için de bölgeyi zenginleştirmiştir.

Özellikle romatizmaya iyi geldiği belirtilen bu sulara girerek şifa bulmak isteyen hastalar, hem Türkiye’nin hem de dünyanın dört bir yanında bölgeye akın etmektedir.

Bazı kaynaklardan çıkan suların, insan vücudunu yakan sıcaklıkta olması sebebiyle, bu kaynak suları kullanarak sağlık hizmeti veren oteller, çıkan suları öncelikle geniş bir alanda uzun saatler boyunca bekletmektedir. İnsan vücudunu yakmayacak seviyeye eriştiği zaman ise, turistlerin girdiği sağlık havuzuna aktarmaktadır.

Pamukkale Travertenleri Nerededir?

Pamukkale Travertenleri Nerededir?Pamukkale Travertenleri, Ege Bölgemizin Büyük Menderes Havzası’nda bulunan tarihi ve turistik bir alandır. İlk oluşumu İlk Çağ Dönemleri’ne dayanmaktadır ve o zamanki adı Hierapolis’tir. O dönem ayrı bir vilayet olarak görülmüştür. Günümüzde, Denizli kentinin il merkezinin sınırları içerisinde bulunmaktadır. Hierapolis şehrinin kalesi olarak kullanılan yapı ise, bugün Denizli’nin merkez ilçesinin Ecirli köyüne yakın bir alanda bulunmaktadır.

Pamukkale Travertenleri Nasıl Oluşmuştur?

Pamukkale Travertenleri Nasıl Oluşmuştur?Traverten aslında bir çeşit kaya türüdür. Bu kayalar çeşitli sebeplerden kimyasal reaksiyona uğramıştır. Bu kimyasal reaksiyonlar sonucunda kayalar üzerinde bir çökelme meydana gelmiştir. İşte bu kayalara traverten adı verilmektedir. Pamukkale Travertenleri’nin bulunduğu alan, çok sayıda sıcak su kaynaklarına sahip termal bir bölgedir. On yedi farklı alanda çıkan sıcak su kaynaklarının ısısı, 35 derece ila 100 derece arasında değişmektedir. Bu kaynak suları antik çağdan beri özellikle sağlık alanında kullanılmaktadır. Bölgedeki sıcak sular kaynaktan çıktıktan sonra travertenlerin tepesine kadar gelmektedir. Sıcak suları o tepelere taşıyan kanalların uzunluğu yaklaşık olarak 320 metredir.

Travertenlerin tepesinde yaklaşık 6 – 70 metre arasında çöküntüler bulunmaktadır ve buraya kadar gelen sıcak kaynak suları bu çöküntülere aktarılmaktadır. Sıcak su kaynağından çıkan sular ilk olarak yüksek miktarda kalsiyum hidrokarbonata sahiptir. Ancak açığa çıktıktan sonra havadaki oksijen ile bir reaksiyona girdiğinden karbondioksit ve karbonmonoksit sudan ayrılır ve havaya karışır. Bu esnada kalsiyum karbonat ise çökelir ve travertenleri meydana getirir. Bu çökelti ilk başta jel halinde olmasına rağmen zamanla daha da sertleşerek kayalaşmakta ve traverten adını almaktadır. Bu özelliğin dünyada en güzel göründüğü yer Pamukkale Travertenleri’dir. Ne yazık ki bölgenin yetersiz korunması sebebiyle son zamanlarda travertenler zarar görmüştür.

Pamukkale Travertenleri’nin Tarihçesi

Pamukkale Travertenleri'nin TarihçesiYaklaşık olarak 2200 metre uzunluğa ve 160 metre yüksekliğe sahip bir alanı kapsayan Pamukkale Travertenleri, kat kat havuzcuklar içerisinde biriken kalsiyum karbonatın, zaman içerisinde sertleşmesiyle meydana gelmiştir. Renginin açık ve parlak olmasından ötürü, 20 km uzaklıktan bile çıplak gözle görülebilmektedir. Hierapolis kentinin kalıntıları da travertenler ile aynı bölgede bulunduğundan, Pamukkale tarihi bir zenginliğe de sahiptir. Bu yönüyle dünyanın çeşitli bölgelerinden turistlerin ilgisini çekmektedir. Ayrıca Pamukkale Travertenleri’nin bulunduğu alanda Şaron Mağarası da bulunmaktadır. Bu mağarayı dünyaca ünlü yapan özelliği ise, mağaranın içinden yayılan ve öldürücü etkisi bulunan gazlardır.

Bölgeye gelen turistlerin, henüz sertleşmesini tamamlamamış kayaların üzerinde gezinmesi, travertenlere büyük zarar vermektedir. Jel kıvamındaki kalsiyum karbonatlar ezilmekte ve dağılmaktadır. Bölgeye giden turistlerin olası zararlarını engellemek için çeşitli tedbirler alınsa da, henüz yeterli derecede etkili bir önlem sağlanamamıştır.
Travertenlerin tepesine yollanan sıcak kaynak suları belirli bir program dahilinde verilmektedir. Çünkü, gereğinden fazla su yollandığı takdirde bölgede bir yosunlaşma meydana gelmektedir. Bu da çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Travertenlerin yüzeyinin beyazlığını koruması için hava şartlarının, ısının, su akışının yayılmasının ve süresi önemli faktörlerdir.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın