Sıklıkla süs eşyası yapımında kullanılan kehribar, çok açık sarı tonlarından kızıl tonlarına kadar birçok renkte bulunan, yarı saydam formda olan ve kırılgan yapıdaki bir fosildir. Baltık Deniz’inden çıkartılan kehribar, uzun yıllardır özellikle kadınların süs eşyalarının yapımında kullanılmaktadır. O kadar parlak ve güzel renklidir ki diğer saydam taşlarla karşılaştırmasını yapmak mümkün değildir. Kehribara yapışmış fosil böcekler, diğer taşlarda görülmeyen özelliklerden biridir.

Avrupa’daki kehribar yatakları en çok Romanya, İsveç, Ukrayna, İngiltere ve Hollanda’dadır. Bunlar kehribarın ikinci vatanlarıdır. Aslında İskandinav ülkeleri ve Polonya’nın Baltık Deniz’i en önemli kehribar yataklarındandır.

Bu bölgelerde eski zamanlarda büyük ormanların var olduğu düşünülmektedir. Kıtalar arası coğrafi olaylar neticesinde de ormanlar su altında kalmıştır. Süs eşyalarında kullanılan taşın içinde böcek, çiçek ve yaprak kalıntıları hiçbir bozulmaya yer vermeden mumyalanmıştır.

Kehribar Nedir?

Kehribar Nedir?Amber bitkilerinin içinde kalarak fosil hale gelmiş, Sciaridae familyasına ait bir sinek türüdür. Sciaridae bitkisi, çamgiller familyasına ait bir çam çeşididir. Kehribar, ağacın fosil hale gelmiş reçinesi olarak da tanımlanabilir. Birçok toplumda taş olarak bilinen kehribar aslında Pinus Succinefra ağaçlarının fosil haline gelmiş reçinesidir.

Kehribarın Özellikleri Nelerdir?

Kehribarın Özellikleri Nelerdir?Kehribarlarda özellikler, kehribarın yaşına, gömülme şartlarında, reçine salgısı yapan ağacın türüne göre değişiklik gösterebilmektedir. Kehribarlar, şekilsizdirler, saydamdırlar ama yarım saydam olarak da görülebilirler. Kehribar, mineral içermediğinden herhangi bir kimyasal formülü bulunmamaktadır. Ancak %10 tuz bulunan su içinde yüzebilecek kadar hafif yapıdadır.

Turuncu, kırmızı, sarı, konyak rengi, bal rengi, kahverengi, altın rengi, kemik rengi hatta siyah tonlarda görülebileceği gibi renksiz ve mavi tonlarında da olabilir. Kehribarların renk seçenekleri 256 çeşitli bir renk katalogu şeklinde hazırlanmıştır.

İlginizi Çekebilir: Mercan Taşı Nedir?

Kehribar ısıtılması durumunda hafif bir koku yayar. 150 dereceye kadar sıcağa maruz kalırsa yumuşamaya başlar ve 375 derecede parlak bir alevle, çam reçinesi kokusu yayar. Tarihte kehribarın çeşitli malzemelerle sürtüştüğünde kıvılcım çıkarttığı görülmüştür.

Kehribarın Faydaları Nelerdir?

Kehribarın Faydaları Nelerdir?Eski zamanlarda tıp alanında sıklıkla kullanılmıştır ama günümüzde bu nedenle kullanılmaz. Geçmiş tarihlerde saf hale getirilmiş amber yağı isterisi ve boğmaca için kullanılmıştır. Eski zamanlarda güzel koku elde etmek için de kullanıldığı bilinmektedir. Anadolu’da da yaygın olarak bilinen kehribar, mürekkep imalatında da kullanılmıştır.
Antik Roma döneminde çeşitli hastalıkların özellikle de akıl hastalıklarının tedavisinde koruyucu olarak kullanılmıştır. Kehribar tozu ile bal karıştırıp tüketmek, boğaz, göz ve kulak hastalıklarına iyi gelir. Su ile içilen kehribar ise mide hastalıklarının iyileşmesinde etkilidir düşüncesi hâkimdir.

Kehribarın dumanının ruhu güçlendirdiğine de inanılırdı. Çin’de haşhaştan elde edilmiş şuruplar sakinleştirici ve ağrı kesici etkisi ile kullanılmıştır. Orta Çağ döneminde sarılık hastalığının iyileşmesinde kehribar taneleri etkiliydi. Doğumu kolaylaştırdığı, yılan ısırmalarına faydalı olduğu, diş ağrılarında etkili olduğu ve romatizma ağrılarına iyi geldiği düşünülmekteydi. Bazı topraklarda böbrek taşı rahatlıkları için kehribar reçeteleri yazılmıştır.

Litvanya’da ölen kişilerin arkasından kehribar tütsü olarak yakılırdı ve bunun şeytani ruhları arındırdığına inanılırdı. Yeni dünyaya gelen bebeklerde de tütsü işlemi uygulanır ve bunun hızla büyüyüp gelişmeye etki edeceğine inanılırdı. Yeni evlilerin mutlu yaşamasında, savaşa gidenlerin zaferle dönmesinde etili olduğu düşünülerek uygulanırdı. 1.Dünya Savaşı’na gelene kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanılan kehribar, sonraları, votka ile karıştırıldığında erkeklerde cinsel gücü artırdığı iddialarıyla kullanılmıştır. 2.Dünya Savaşı’na kadar özellikle Almanya’da kehribardan üretilen tesbihler, bebeklerin üzerine konulmuş ve diş çıkarma döneminin acısız olması hedeflenmiştir. Günümüzde özellikle Litvanya’da birçok kadın parlatılmamış ve doğal haliyle kehribardan üretilmiş kolyeler takarak guatrdan korunmak istemektedir. Ayrıca günümüzde yine takı yapımında ve tesbih yapımında kullanılır.

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın