Aristoteles Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Kısa adıyla Aristo, en ünlü Yunan filozoflarından birisidir. Felsefe, zooloji, fizik, gökbilimi gibi birçok alanda çalışmalar yapan Aristoteles, günümüzde önemli eserler bırakmıştır. Milattan önce 384 ile 322 yılları arasında yaşan bilim insanı, çağımızın en önemli filozoflarından birisidir. Şimdi kendini daha yakından tanıyalım:

Siyasetten gökbilimine, zoolojiden felsefeye, mantıktan biyolojiye kadar birçok alanda önemli çalışmalara imza atan Aristoteles, Yunan filozofudur. Felsefe ve mantık konularında yazılar yazmış ve Platon’u kendisine rehber olarak seçmiştir.

Antik çağ döneminde yaşayan en önemli filozoflardan biri olan Aristoteles, dönemini en doğru şekilde yansıtan isim olmuştur. Düşünce ve görüşleri ile birçok düşünürü kendine hayran bırakmayı başarmıştır. Filozof olma yolunda ilerlemesindeki en temel kavram da gerçeği bulma düşüncesidir.

Edward Anthony Jenner Kimdir? Hayatı Hakkında Bilgi

Aristo; pek çok filozofun düştüğü karmaşaya düşmüş, gerçeğin peşinden gitmiş ve hocası sayılan Platon ile aynı düzeye erişmiş bir filozoftur. Stagira’da doğan Aristo, bu bölgenin İyonlulara ait olması nedeniyle İyon filozofu olarak da tanınmıştır.

Aristoteles Kimdir?

Aristoteles Kimdir?Aristo, günümüzde Athos Tepesi olarak adlandırılan yerin yakınlarında ufak bir Makedonya kenti olan Stagira’da, Makedonya Kralı II. Amyntas’ın hekimi olan Nikomakhos’un oğlu olarak dünyaya gelmiştir. M.Ö. 366 yılında 17 yaşında Platon’un Atina’daki Akademeia isimli okuluna girmesiyle zekasının parıltısı dikkat çekmiştir.

Yardımcı hoca olarak çalışmaya başlayan Aristo, okuma tutkusuyla tanınmaktadır. Bu nedenle okuyucu lakabı takılmıştır. İlerleyen süreçte Akademeia’da öğrencilere ders vermeye başlar ve kimi zaman Platoncu savları rakip okul olan Isokratos’a karşı savunmak için geliştirmiştir.

Platoncu savları savunmak için Aristo, Evdamos ve Peri tes Psykhes yazılarında olduğu gibi büyükseyen diyaloglar yazmıştır. Retorik yazarlığı da Aristo döneminde gelişmiştir.

Platon’un M.Ö 347 yılında ölmesiyle birlikte Akademeia’nın başına Spevsippos geçmiştir. Platon’un bu seçimi ise Aristo’nun Akademeia’yı terk etmesine neden olarak görülmüştür. Ustasının teşvikleriyle Ksenokratos ve Theophrastos ile bugün Biga Yarımadası olarak anılan Troas bölgesindeki Assos kentine gönderilir.

Assos’ta yaşam bilimi üzerine çalışmalar yaşan Aristo, M.Ö 345 yıllarında da Midilli kendine yerleşir. Buradan da M.Ö 343 yılında bugünkü ismiyle Ayii Apostili’deki Kral Makedonyalı Philippos’un sarayına, oğlu İskender’in eğitimini üstlenmek için çağırılır.

Kralın ölümüyle birlikte M.Ö 335 yılında İskender tahta oturur. Aristo ise Atina’ya döner ve Akademeia’ya rakip olarak Lykeion’u kurar. Peripatos ismiyle de bilinen bu yer, öğrencileriyle içinde dolaşarak tartıştıkları, çevresi sütunlarla çevrili avludur. Lykeionlulara verilen isim ise Peripatetikoi’dir.

Lykeion’da 12 yıl ders veren Aristo için M.Ö 323 yılında Büyük İskender’in ölmesiyle zor zamanlar başlar. Büyük İskender, bir Asya seferi sırasında ölür ve bu yüzden Atina’da Makedon karşıtlığı oluşur. Aristo’ya karşı dine saygısızlık davası açılır. Bir ölümlüyü bir ilahi yazarak ölümsüzleştirmekle suçlanır.

Zor zamanların başlamasıyla Aristoteles, Sokrates’in yazgısını paylaşmak yerine Atina’yı terk eder. Kendi deyişi ile Atinalılara felsefeye karşı ikinci bir suç işlemeleri fırsatını tanımak istemez. Annesinin memleketi olan Eğriboz adasındaki Helke’ye Khalkis’a sığınır. M.Ö 322 yılında da hayatını kaybeder.

Aristoteles’in Hayatı

Aristoteles’in HayatıMakedonya doğumlu Yunan düşünürü olan Aristoteles, henüz 18 yaşında iken Atina’ya eğitim için gönderilmiş ve orada Platon’un öğrencisi olmuştur. Bilimi, analitik düşünce yapısı ile ele almış olan ünlü filozof, doğruya ulaşmak için nesnelerin nedenlerinin araştırılmasını gerektiğini savunmaktadır. Felsefe ve mantık konulu yazıları ile geride birçok eser bırakmıştır.

Platon kadar Eflatun’dan da etkilenmiş olan Aristo'nun kendine özgü görüşleri de mevcuttu. Uzun süre ders vererek hayatını geçirmiş olan Aristoteles, genellikle yürüyerek ders anlatmasından dolayı pek çok felsefi görüşü yürüyen olarak nitelenmiştir. Eserlerinde genellikle diyalogların yer aldığı ve karşılıklı konuşmaların çoğunlukta olduğu bir tarzı benimsediği görülmektedir.

Aristoteles’in Bilim Felsefesi

Bilim felsefesinin tarihine bakıldığı zaman 19 ila 20. yüzyılın ilk yarısında pozitivist filozoflar, bilimsel bilgiyi olguların betimlemesine sınırlandırmışlardır. Aristo ise bilimsel bilgi anlamına gelen ‘episteme’nin nedenlerin bilgisi olduğunu ileri sürmüştür.

Aristo’nun bilim teorisinde, mekan fikri yoktur ve zaman belirsizdir. Sebeplilik fikri ise metafizik kökenlidir. Bu nedenle doğa yasası fikrine temel olamıyordu. Fizik ile Matematik aynı mantık ilkelerini içinde açıklamaya çalışmıştır.

Aristoteles’in Varlık Felsefesi

Öğretmeni olan Platon, idealarla fenomenler, tümel ile tekil arasındaki inandırıcı bir bağlantı kuramamıştır. Bunun için yaptığı bütün denemelere rağmen idealar dünyası fenomenler dünyasından ayrı, başka bir dünya olarak kalmıştır. Bu ayrılık ise Aristo’nun başlıca problemi olmuştur.

Aristo’ya göre; idea ile fenomen arasında öyle bir ilişki kurulmalıdır ki bu bize algılananı kavramsal bilgi ile açıklayabilsin. Bu bağlantıyı Aristo; “idealar, tek tek nesnelerin özüdür, bunların varlıklarının varoluşlarının nedenidir, bunun böyle olduğunu göstermek de felsefenin ana ödevidir,” şeklinde kurmuştur.

Aristoteles’in Siyaset Felsefesi

Aristo’ya göre var olan ideal olan değildir; tek tek var olanlardır. Bu nedenle Aristo’nun siyaset felsefesi de temel düşünceleri arasında girmiştir. Politika adlı yapıtıyla sunduğu bu felsefi düşünceleri, Platon gibi ideal biçimlerin asıl anlamda var olanlar olduğunu düşünmediğinden ideal bir devlet resmi çizmez.

Yunan filozofun, toplum ve devlet anlayışı onun insan anlayışına bağlıdır. Buna göre; insan her şeyden önce bir ‘zoon politikon’dur, toplumsal bir varlıktır. Bu insanın olanaklarını ancak bir toplum ve devlette gerçekleştirebileceği anlamına gelmektedir.

Aristo, Politika’nın 3. kitabında devletin tanımını yapmıştır. Buna göre; devletin temeli adalettir. Çünkü siyasal topluluğun temelini hak oluşturur. Bu durumda adalet, devlette amaçlanan iyidir. Aristo’ya göre adalet; bütün toplum yurttaşların iyiliğini amaçlayan yönetim biçimidir.

Aristoteles’in Bilgi Felsefesi

Aristoteles’e göre bilgi değişmez olanın bilgisidir. Platon gerçek varlıkların idealar olduğunu ve ideaların nesneler dünyasının dışında olduğunu ileri sürer. Aristo ise bu konuda hocasıyla ters düşer ve ona göre; idealar, Platon’un ileri sürdüğü gibi nesnelerin dışında, zaman ve uzayın ötesinde değildir.

Aristo’ya göre; varlıkların bir özü bir de formu vardır. Form, Platon’un idea dediği şeydir. Aristo, ideaların varlığını kabul etmesine karşın onları başka bir evrende değil, nesnelerin içindeki özle beraber olduğunu düşünür.

Aristoteles bilgi konusunda şu sözleri ile anılmaktadır; “Bilgi duyumla başlar, ancak bilgi duyum değildir. Bilgide duyumun yanında başka bir öğenin, aklın işe karışması söz konusu olmazsa asla bilim ve felsefe meydana gelmez.”

Aristoteles’in Doğa Felsefesi

Doğa, Aristo’nun kuramsal felsefesinin, metafizik ile birlikte en önemli bölümünü meydana getirir. Bu konuyu kaleme aldığı eserleri, doğa felsefesi adı altında ortaya çıkan birliğe önemli katkıda bulunmuştur. Aristo’nun doğa felsefesinde Varlığa Geliş ve Yok Oluş adlı eseri ile Gökyüzü Üzerine adlı kitabı öne çıkmaktadır.

Aristo’nun doğa felsefesi konusunda aklından hiç çıkarmadığı ilke; fenomenleri betimlemek ve açıklamaktır.

Aristoteles’in Metafizik Anlayışı

Aristo öncelikle neyin gerçekten var olduğu sorusunu ele almaktadır. Ona göre metafizik; var olanı, var olmak bakımından ele alan, var olan bir şeyin olmanın ne anlama geldiğini araştıran bilimdir.

Metafiziğe büyük ölçüde mantık konusundaki görüşlerini ve biyoloji alanındaki çalışmalarını kullanarak yorum katmıştır. Buna göre; mantıksal bakış açısından var olmak onun gözünde, hakkında konuşulabilecek ve tam olarak tanımlanabilecek bir şey olmaktır.

Aristoteles ve Mantık

Mantık konusunda hocası sayılan Eflatun’un izinden giden Aristoteles’in tek farkı, mantığı nesnelerde aramış olmasıdır. Eflatun ise, mantığın idealarda saklı olduğunu görüşlerinde ifade etmektedir. Aristoteles mantık alanındaki çalışmaları neticesinde formal mantık kavramını oluşturmuştur.

Tukididis Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Ahlak konusunda ise ahlakın bilgi ile kazanılmayacağını, iyi bir insan olmanın ahlak için yeterli olduğunu savunmuştur. Görüşlerinde her zaman madde ve dünyanın sonsuz olduğu düşüncesine sahip olan Aristo, insan ruhunun da sonsuz olduğuna inanmakta ve ruhun sürekli vücut değiştirdiğini savunmaktadır.

Aristoteles’in Eserleri

Aristoteles’in EserleriGünümüzde bulunan birçok Aristoteles eseri, yaşadığı döneme kitap olarak basmaya zaman bulamadığı ve ölümü sonrasında kitap halini almış olan eserleridir. Birçok ders notu, el yazmaları ve taslak çalışmaları bugünkü eserleri için iyi birer kaynak olmuştur. Kendi sağlığında yazdığı eserlerin çoğu halka yönelik olmayan eserlerdir.

Aristoteles'e ait eserlerin belli başlı olanları şunlardır; Yorum Üzerine, Birinci Çözümlemeler, İkinci Çözümlemeler, Yerlemeler, Kosmos Üzerine, Gök Yüzü Üzerine, Gök Cisimleri Üzerine, Duyular Üzerine, Rüyalar Üzerine, Soluma Üzerine, Nefes Üzerine, Hayvanların Tarihi Üzerine, Hayvanları Hareketi Üzerine, Hayvanların Gelişimi Üzerine, Duyulan Şeyler, Fizyognomikler, Bitliler Üzerine, Duyulduk Harikulade Şeyler, Mekanik, Görünmez Çizgiler Üzerine, Sorunlar, Doğa Cetveli, Ekonomikler, Atinalıların Yasası, İskender'e Retorik, Retorik ve Poetika'dır.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

Yunan filozofu olan Aristoteles veya kısa adıyla Aristo; felsefe, zooloji, fizik, gökbilim, biyoloji, mantık ve siyaset olmak üzere birçok alanda çalışma yapmış ve önemli eserler bırakmıştır. Stegaria’da doğan Aristo, Milattan önce 322 ve 384 yılları arasında yaşamış ve gerek döneminin, gerekse çağımızın en ünlü filozoflarından biri olmuştur. Felsefe ve mantık konularında yazılar yazan Aristo, kendisine rehber olarak Platon'u seçmiştir.
Aristo’nun kitapları arasından hangilerini okudunuz? En beğendiğiniz hangisi?
Aristo’nun devlet tanımı hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Aristo’ya göre idea nedir?



Okur Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir