Gustave Flaubert Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Gerçekçilik akımın öncüsü, Fransız yazar Gustave Flaubert, küçük yaşlardan itibaren yazmaya başlamış ve romantizme karşı realizmi savunmuştur. Dünyanın en çok okunan kitapları arasında yer alan Madam Bovary'nin yazarı Gustave Flaubert hakkında detaylı bilgileri Bilgihanem okurları için araştırdık.

12 Aralık 1821 yılında doğmuş olan Fransız yazar Gustave Flaubert, edebiyat tarihine kazandırdığı eserleri ile modern romanın öncüsü niteliği kazanmıştır. İçinde bulunduğu 19. yüzyılın toplum gerçeklerini tüm çarpıcı detayları ile anlattığı Madame Bovary yazarın en bilindik eseridir. Gerçek yaşamdan derlediği bir kitap olması, realist akımın önde gelen eserlerinden olmasına neden olmuştur. Madame Bovay, Fransız edebiyatı alanında uyandırdığı yankı kadar, dünya edebiyatının da değerli eserleri arasında yer almayı başarmıştır.

1857 yılında Fransa’da piyasaya çıkarılmış olan bu kitap ciddi tartışmalara yol açmış ve realizmin öncüsü olarak gösterilmiştir. Fransa’nın Rouen kentinde dünyaya gelmiş olan Fransız romancı, keyifli bir çocukluk dönemi geçirmiştir. Rouen Koleji’nde eğitim aldıktan sonra edebi alandaki ilk eserlerini okul çağlarında yazmaya başlamıştır. Kitaplarını yazarken üslup ve dil anlatımının mükemmel olmasına özen göstermiştir.

William Shakespeare Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Türk okurların Flaubert ile tanışması veya Türk edebiyatına kazandırılması, yazarın kitaplarının çıkmasının ardından tam bir yüzyıl sonra gerçekleşmiştir. 1939 yıllarında çevirileri yapılmaya başlanan Flaubert, Türk edebi çevresinde de oldukça sevilen ve ilgiyle okunan bir yazar haline gelmiştir. Sanatın bir çıkara dayandırılmaması gerektiğini savunan Flaubert, aynı şekilde edebiyatın da bir davayı kanıtlamakla görevlendirilmeyeceği inancını benimsemiştir. Dünya edebiyatına birçok değerli eser kazandırmış olan Gustave Flaubert’in hayatı hakkında kısaca bilgiyi gelin hep birlikte öğrenelim.

Gustave Flaubert Kimdir?

12 Aralık 1821 tarihinde hayata gözlerini açan ve 8 Mayıs 1880 tarihinde veda eden Fransız yazarlarından olan Gustave Flaubert, gerçekçilik alanındaki ilk eserleri ile bu akımın öncüsüdür. Babası bir cerrah olan Flarubert, mutlu ve sevgi dolu bir çocukluk dönemi geçirdi. Okul çağlarında utangaç ve içedönük davranışları onun kendisini ve yeteneklerini göstermesine izin vermedi. Hatta o dönemler tembel ve dalgacı gibi göründü ancak daha sonra asıl karakterini ortaya dökmeyi başardı.

Rouen Cimnasyum’una giden ünlü isim 9 yaşındayken tiyatro oyunları yazmaya başladı. En çok sevdiği dersler edebiyat ve tarihti. Kaleme aldığı ilk denemelerinin okul gazetesinde yayımlamaya başladı. Bu okulu başarıyla tamamlayan Flaubert, yüksek öğrenim için hukuk okumayı tercih etti.

1841 yılında Paris Hukuk Fakültesi’ne kayıt yaptırmış olmasına karşın tüm geleceğini yazarlık alanında şekillendirmiştir. Henüz 22 yaşında iken sara hastalığı teşhisi konmuştur. Madame Bovary olmak üzere birçok eseri başarılı olmuş olsa da, yazarlık kariyeri boyunca refah bir yaşam sürecek düzeyde maddi kazanç elde edememiştir.

Gustave Flaubert’in Hayatı

Dünya edebiyatına önemli katkıları ile adından söz ettirmeyi başarmış olan Flaubert, Fransız bir yazardır. Hukuk eğitimi almak için kayıt yaptırdığı okulu yarıda bırakmıştır. Babasının vefatı sonrasında yaşamını tek başına sürdürmeyi tercih etmiş ve zamanının büyük bölümünü edebi eserler yazmak için ayırmıştır. Küçük yaşta teşhisi konulan ciddi bir hastalığı olduğu için evliliği hiç düşünmemiş ve her zaman tek yaşamıştır.

Fransa ve Rusya arasında geçen savaşa tanık olması, Fransız yazarın iç dünyasını daha da derinden etkilemiş ve bu olayın ardından geçirdiği felç sonucunda hayatını kaybetmiştir. Eserlerinde biçim olmazsa olmaz unsurlardan biri olurken, gerçek yaşamdan edindiği karakterler de, yazarın realist akımın önderlerinden olmasına neden olmuştur.

Hekim bir babanın oğlu olarak 1821 yılında dünyaya gelmiş olan Fransız yazar, ailesinden her zaman sevgi ve içtenlik gördüğü çocukluk döneminde yazarlık yeteneği gün yüzüne çıkmıştır. Çocukluk döneminde çevresi tarafından çalışmayı sevmeyen ve şımarık bir çocuk olarak kendini ifade etmiş olsa da sonraki yıllarda bu algıyı yıkacak düzeyde kendini çalışmaya vermesi, başarılı bir yazar olmasına neden olmuştur.

Tarih derslerine ve edebiyata olan düşkünlüğü, yazarlık konusunda küçük yaşlarda deneme yazıları yazmaya başlamasını sağlamıştır. Sinek Kuşu isimli okul dergisi, Gustave Flaubert’in ilk denemesinin yayınlandığı dergidir. İçinde bulunduğu psikolojinin ve hastalığının hukuk eğitimine ve evliliğe izin vermeyeceğini düşünerek, hukuk eğitimini tamamlamamış ve hiç evlilik yapmamıştır.

Bütün hayatını Croisset’teki evinde geçiren ünlü yazar, 1845 yılında babasını, 1846 yılında ise kız kardeşini kaybetti. Bu acı kayıpların ardından yoğun bir çalışma temposuna giren Flaubert, bu arada birçok ülkeyi gezdi ve sayısız yer gördü. Gezdiği ülkeler arasında 1849 yılında ziyaret ettiği Türkiye de yer alıyordu.

Elde edilen bilgiler yazarın  hayatı boyunca iki büyük hayal kırıklığı yaşadığını yazmaktadır. Bunlardan birincisi 1846 yılında tanıştığı ve şair olan Louise Colet ile 1855 yılında ayrılmak zorunda kalması oldu. Hayatında üzücü ve derin yaralar bırakan bir diğer önemli olay ise zengin olma ümidiyle kaleme aldığı Aday isimli oyun oldu. Bu oyun başarısızlıkla sonuçlanınca bu kez yazma işine daha fazla zaman ayırmaya ve daha yoğun yazmaya karar verdi.

Dünya edebiyatına çok başarılı eserler bırakan Flaubert, yazmaya olan tutkusunu şu sözlerle özetlemektedir; “Yatağa yattığımda cümlelerim, Romalıların yolları inleten atlı arabaları gibi çınlar durur kafamda”.

Eserlerini ailesiyle yaşadığı evde yazmaya devam etti. Onun ünlü olmasında ve adının tüm dünyada tanınmasında en büyük paya sahip olan Madame Bovary’i tam beş yılda tamamladı. Öncelikle bir dergide yayımlanmaya başlayan eser din ve ahlak kurallarına aykırı davrandığı gerekçesiyle suçlandı ve Flaubert hakkında soruşturma başlatıldı.

Ancak çıkarıldığı mahkemede oldukça açıklayıcı ve net konuşmaları onun salıverilmesini sağladı. Bunun ardından Madam Bovary 1857 yılında ilk kez basılabildi. Yaşanan sarsıntılı süreçten psikolojik olarak etkilenen Flaubert, Kuzey Afrika’ya gitti. Burada da Salambo isimli romanını kaleme aldı. Fransız edebiyatında gerçekçilik akımını başlatan Flaubert’in asıl değeri ise ölümünden sonra anlaşıldı.

Gustave Flaubert’in Eserleri

Yazarlık yaşamında az sayıda verdiği eserler bile Gustave Flaubert’in dünya edebiyatı tarihinde sağlam bir yer edinmesi için yeterli olmuştur. Namzet, Üç Hikaye, Salambo, Duygusal Eğitim, Bilirbilmezler, Bir Delinin Anıları, Cehennem’de Yolculuk ve Madame Bovary pek çok kişi tarafından bilinen ve severek okunan eserleri arasındadır.

Victor Hugo ve Balzac gibi dünya edebiyatı için önemli yazarlardan etkilenmiş olan Fransız yazar, eserlerinin birçoğunda bu isimleri kendine örnek almıştır. Aşk yaşamında aradığını bulamamış olan Flaubert, kendini sanata vermiş ve bu sırada Aday ismini verdiği tiyatro oyununu yazmıştır. Maddi sıkıntısı olmamasına karşın sürekli yazma hırsı içinde olan yazar, yaşadığı birçok hayal kırıklığı sonrasında mecburen para kazanma hevesi içine düşmüştür.

Flaubert’in en tanınmış ve dünya edebiyatında çok önemli bir yere sahip olan Madam Bovary isimli kitabı 19. yüzyılda yazılmış ve ilk kez 1857 yılında basılmıştır. Roman türünde olan eser o kadar ses getirmiştir ki, yazarın kendinden bile daha ön plana çıkmıştır. Edebi çevrede realist akımın öncüsü olarak kabul edilen Madam Bovary, yayımlandığı dönemde çok sert eleştirilere maruz kalmıştır. Hatta yazar, kitabın tümünün yayımlanması için hukuki yollara başvurmuştur.

Jean-Jacques Rousseau Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Bu eser dini ve ahlaki duygulara ters düşen bir roman olarak suçlanmış ve yazarı Gustave Flaubert, bu sebeplerle yargılanmıştır. Ancak üstün zekası ve çok güçlü savunması sayesinde hapis yatmaktan kurtularak serbest kalmıştır. Romantik akıma tepki olarak tamamen realist bir anlayışla kaleme alınan Madam Bovary’nin yayımlanmasının ve edebi çevrede yer etmesinin ardından bovarizm akımı oluşmuştur. Bu terim psikolojide tatminsizlik, memnuniyetsizlik ve rahatsızlık gibi durumları karşılamaktadır.

Flaubert’in bu eseri pek çok edebiyat listesinde dünyanın en çok okunan ve en beğenilen kitapları arasında anılmaktadır. Öyle ki Time dergisi tarafından 2007 yılında Tüm Zamanların En Çok Okunan 10 Kitabı listesinde ikinci sırada yer almaktadır. Bu listenin başında ise Tolstoy’un Anna Karenina eseri yer almaktadır.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

Modern romanın kurucusu ve gerçekçilik akımının öncüsü Gustave Flaubert, dünyaca ünlü Fransız yazardır. En ünlü eseri ise Madam Bovary'dir. Yukarıdaki yazıda ünlü isim hakkında bilinmesi gereken tüm bilgileri sizlerle paylaşmaya çalıştık.
Flaubert'in en ünlü kitabı olan Madam Bovary'i okudunuz mu?
Yazarın hangi kitaplarını okudunuz?
Sizce edebi bir eserin Bovary'de olduğu gibi suçlanması ve mahkemeye taşınması ne derece doğru?



Okur Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilgihanem'i Takip Edin

En Yeniler