İskenderiye Feneri, Mısır ülkesinin İskenderiye şehrinde inşa edilmiştir. İskenderiye Feneri, tarihte yapılmış en büyük ve en yüksek fenerdir. Fener bu özellikleriyle dünyanın yedi harikasından biri olmaya hak kazanmıştır.

Antik çağın dünya harikalarının arasında günlük hayatta kullanılma imkanı olan tek eser İskenderiye Feneri olmuştur. Pharos adasına inşa edildiği için fener bir süre bu isimle de anılmıştır.

İspanyolca, Fransızca, İtalyanca gibi dillerde Pharos kelimesi aynı zamanda fener anlamına da gelir. Fenerin inşası milattan önce 285-246 yılları arasında sürmüştür. Devletin ilk kralları olan Ptolemy ve Soter tarafından İskenderiye Limanı karşısında bulunan Pharos adası üzerinde inşa edilmiştir. İskenderiye Feneri yaşanan doğal afetler nedeniyle korunamamış ve yavaş yavaş yıkılarak sular altında kalmıştır. Dünyanın yedi harikasından biri olduğu için bir örneği yapılarak, insanların bilgilenmesi amaçlanmıştır.

İskenderiye Feneri Nerededir?

Dünyanın yedi harikasından biri olan İskenderiye Feneri, Mısır’ın İskenderiye şehrinde yer almaktadır. İskenderiye, Mısır’ın Akdeniz kıyılarında yer alan ikinci büyük şehirdir. Şehri, milattan önce 382 yılında Büyük İskender keşfetmiş ve kurmuştur. İskenderiye ismini de kurucusundan alır. İskenderiye Feneri dışında bir de büyük kütüphanesiyle bilinir. Günümüzde turizm açısından önemli bir şehirdir.

İskenderiye Feneri’nin Mimarisi

Fener 3 bölümden meydana gelir ve mimarı Knidos topraklarından Sostratus’tur. 135 metre yüksekliğe sahip fener, beyaz mermerden inşa edilmiştir. Fenerin tepesinde tunçtan yapılan büyükçe bir ayna vardır ve bu ayna 70 kilometre mesafe uzaklıktan bile görünebilme özelliğine sahiptir. Böylelikle limana giriş çıkış yapan gemilere de rehber olmuştur. Ayrıca en üst kısmında bir de denizler tanrısı Poseidon’un heykeli bulunur. Alt kısmı dikdörtgen şekildedir ve yalnızca alt kısmı 55 metre yüksekliktedir. Orta alan yukarı doğru çıkan silindir biçimindedir. Bu alanın yüksekliği ise 27 metre civarındadır. Fenerin alevi de bu kısımda bulunur. Ateşin elde edilebilmesi için yakılacak olan odunlar ve gerekli malzemeler, bu alana çok iyi tasarlanmış bir düzenek sayesinde rahatlıkla taşınabilmektedir. Orta alanın üstündeki üst bölüm de silindir biçimindedir ve bir odası vardır.

İlgili İçerik: Babil’in Asma Bahçeleri Hakkında Bilgiler

Fenerin silindir biçimindeki üst alanı milattan sonra 955 yılında yaşanan bir deprem ve ardından gelen fırtına ile kopmuştur. Gövde alanı ise 1302 yılında yine bir deprem sırasında yıkılmıştır. Fenerin kalan tüm kalıntıları ise 1500 yılında tamamen yok olmuştur. Yıkılma aşamasından önce çeşitli ressamlarca birçok resmi yapılmıştır. Yapılan bu resimler, sonraları inşa edilen deniz fenerlerine örnek oluşturacak türdedir.

İskenderiye Feneri’nin Tarihçesi

Büyük İskender hayatını kaybettikten sonra Mısır toprakları el değiştirmiştir. Sonrasında ise bölge halkı Yunanlılar ile yapılan ticaretleri baya bir artırmışlardır. Bu sebeple büyükçe bir deniz fenerine ihtiyaç duyulmuştur. Fenerin inşası Batlamyus zamanında başlamıştır. Büyük bir fener olmasından dolayı kendisinin döneminde bitirilememiş ve Batlamyus’un oğlunun egemenliği başladıktan sonra tamamlanabilmiştir.

Fener çeşitli doğal felaketlerle yıkıldıktan sonra 1408 yılında Memlük Sultanı Kayıtbay, fenerden eser kalmayan bu yere bir kale inşa ettirmiştir. Kalenin malzemeleri için ise fenerin yıkıntılarını kullanmayı uygun görmüştür. Günümüzde de şuanda İslami dönem eserlerinden sayılan kale, bu topraklar üzerinde yer almaktadır.

Fenerin olduğu bölgede uzun yıllardan beri dalgıçlar dalış yapmaktadır. Amatör olarak dalan dalgıçlar, yaptıkları dalışlarda 8 metre kadar derinlikle bazı kalıntılar görmüşlerdi ve buraya da kaya ormanı adını vermişlerdi. Suyun altında yüzlerce dev boyutlarda granit taşlar, sütun kalıntıları, heykel parçaları gibi kalıntılar bulunmuştur. Maalesef amatör dalgıçların gördüklerini yıllarca kimse ciddiye almadı. Son olarak 1962 yılında arkeologlarla beraber yapılan dalışlarda anlaşıldı ki suyun derinliklerinde büyük bir tarih yatıyordu. Bu büyük tarih kalıntılarının İskenderiye Feneri’ne ait olduğu ise kısa sürede anlaşıldı. Ancak tedbirler alınmazsa bu kalıntılar kuma gömülecekti. Önlem olarak ise Mısır kükümeti, bölgeye bir liman yaptırdı.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın