İngiltere Para Birimi: Sterlin Hakkında Bilgiler

Tedavüldeki en eski para olarak karşımıza çıkan sterlin, Birleşik Krallık ekonomisinin gücünü yansıtan dövizdir. Majörler listesinde yer alır ve finans piyasalarının vazgeçilmezlerindendir. Stabil seyrini her zaman korumasına karşın Avrupa Birliği’nden çıkmak isteyen İngiltere’nin Brexit süreci ile adından sıkça söz ettirmiştir. Şimdi İngiliz sterlini hakkında bilmeniz gereken tüm detaylara göz atalım:

Avrupa Birliği’nin üçüncü büyük ekonomisi olan İngiltere, dünya sıralamasında yedincidir. Hizmet sektörü, ekonominin büyük bölümünü oluşturmaktadır. Birleşik Krallık’ın en güçlü ülkesi konumundadır ve düz topografyasının avantajını iyi değerlendirmiştir. Bu avantajı, tarım ülkesi olarak değil, sanayi ülkesi yönünde kullanmıştır. Anayasaya dayalı meşruti monarşi şekilde yönetilmesi ve güçlü sanayisi sayesinde de sterlin, stabil bir döviz haline dönüşmüştür.

İngiltere’nin İngilizcesi olan England, 5. yüzyılda Saksonlar ile birlikte adayı istila eden Cermen halkı Angluslardan gelmektedir. Sanayi devrimini Avrupa’da ilk gerçekleştiren ülke olan İngiltere’de güçlü bir ekonomi bulunmaktadır. Bu durum ise sterline doğrudan yansımaktadır. Öyle ki dolar ve Euro karşısındaki en güçlü para birimi olarak görülmektedir. Bu durum İngiltere’yi Avrupa Birliği’nden çıkmaya götüren konulardan birisidir.

Güney Afrika Para Birimi: Rand Hakkında Bilgiler

Sterlin, majör bir döviz olarak finans piyasalarında işlem görmektedir. Forex piyasasında yapılan parite işlemlerinin, büyük kısmında adı geçmektedir. Ek olarak ithalat – ihracat alanında da iş insanları tarafından yakından takip edilmektedir. Dövizdeki hareketleri doğru bir şekilde yorumlayabilmek için onu iyi tanımak gerekmektedir. Bu kapsamda, Bilgihanem olarak sterlini sizlere tanıtmak istiyoruz.

İngiltere Para Birimi Nedir?

İngiltere Para Birimi Nedir?Krallığın ilginç gelenekleri ve yönetim şekli ile İngiltere’nin para birimi sterlindir. Resmi kaynaklarda ise “İngiliz poundu” şeklinde geçmektedir. Pound, Büyük Britanya poundu, sterling gibi farklı isimlerle de anılan sterlin, bölgenin en güçlüsü ve eskisi olarak bilinmektedir. Döviz, ekonomi uzmanları tarafından Asterlin olarak da adlandırılmaktadır. GBP şeklinde kısaltılmaktadır ve Great Britain Pound (Büyük Britanya poundu) kelimelerinden gelmektedir. Sembolü ise £ şeklindedir.

Alt birimi bazen penny (peni) bazen de pence (pens) olarak adlandırılmaktadır. İkisi de aynı birimi ifade etmektedir ve p sembolü ile gösterilmektedir. 1 pound ise 100 pence değerindedir. Ondalık sisteme, 1971 yılında Decimal Day ile başlanmıştır ve poundun 100’e bölünmesiyle pence ortaya çıkmıştır. 10 yıl sonra yeni bir pence uygulaması başlatılmıştır ve günümüze kadar gelmiştir. Guersey Pound, Jersey Pound, Isle of Man Pound ise sterlin çeşidi olarak adlandırılmaktadır.

Birleşik Krallık, İngiliz Antarktika Bölgesi, Falkland Adaları, Cebelitarık, Saint Helena, Ascension, Tristan da Cunda, Güney Georgia Adaları, Güney Sandwich Adaları ve İngiliz Hint Okyanusu Bölgesi resmi olarak sterlin kullanıcısıdır. Resmi olmayan kullanıcıları ise Guernsey, Man Adası, Jersey, Zimbabve ve Pitcairn Adalarıdır.

Sterlin, İngiltere Merkez Bankası’nın yönetimindedir. Buna karşın diğer paralardan farklı olarak Birleşik Krallıktaki bütün bölgelerin kendi bankaları aracılığıyla basım yetkileri vardır. İngiltere ve Galler bölgelerinde resmi banknot sağlayıcısı Bank of England’dır. İskoçya, Kuzey İrlanda, Channel Islands ve Isle of Man bölgelerinin ise resmi banknot sağlayıcısı bulunmamaktadır. Bu nedenle bölgelerde bulunan her bankanın, banknot basma yetkisi bulunmaktadır. Ama basılan banknotlar bir senet işlevi görmektedir ve her yerde kabul edilmeyebilir. Bu banknotların kabul edilmemesi ile ilgili yasal hak da bulunmaktadır.

Dünyanın en değerlileri arasında yer alan sterlin, Brexit sürecinden etkilenerek değer kaybetmiştir. Yine de güçlü seyrini sürdürmektedir. Avrupa Birliği’nin ortak paraya geçmesinden sonra dünyada yürürlükte olan en eski para birimi unvanına da sahip olmuştur. Kurulduğu günden bu yana sürekli tedavülde kalan nadir dövizlerdendir. Ayrıca, Amerikan doları ve Euro’dan sonra, dünyada en çok rezerv edilen dövizdir.

Amerikan doları, Euro ve Japon yeni sonrasında döviz piyasalarında en çok işlem gören dördüncü dövizdir. Aynı zamanda IMF, bu 4 dövizi takip etmek için özel bir sepet kur oluşturmuştur. Bu sepette; dolar yüzde 41,9, Euro yüzde 37,4, yen yüzde 9,4 ve sterlin yüzde 11,3 oranında ağırlığa sahiptir. Küresel rezervlerin ise yüzde 4 civarını oluşturmaktadır.

Sterlin Nedir? İngiliz Sterlini Hakkında Bilgi

Sterlin Nedir? İngiliz Sterlini Hakkında BilgiSterlin aslında resmi bağlamlarda ve Birleşik Krallıktaki diğer paralardan ayırt etmek için kullanılan bir isimdir. Normal şartlarda İngiltere’de pound terimi kullanılmaktadır. Aynı zamanda finans piyasalarında da sterlin şeklinde kullanımı söz konusudur. Bir diğer kullanımında ise miktar belirtilmeyen durumlar söz konusudur. Yani “ödeme sterlin olarak kabul edilir” denirken; “bu 10 sterlin” kullanımı doğru kabul edilmemektedir.

Kısaca ster veya stg şeklinde de kullanılan sterlin, karmaşık bir etimolojik yapıya sahiptir. Pound sterling teriminin kökeni, küçük bir Norman gümüş parasının adından gelmektedir. Normanlar, İngiltere’nin en eski yerlileri olarak kabul edilmektedir. Kökeniyle ilgili en mantıklı açıklama ise küçültme eki olan “-ling” ile Normanların küçük gümüş parasına, yıldız şeklinde atıfta bulunmak için Eski İngilizcede kullanılan steorra kelimesinden türetilmiştir.

Sterlin kelimesinin kökeniyle ilgili bir diğer ifade ise Saksonlardan bahsetmektedir. Buna göre sterlin olarak bilinen gümüş sikkeler, Sakson krallıklarından çıkarıldı ve 240 tanesi, 1 gümüş sterlin olarak basıldı. Bu nedenle de büyük ödemeler için “sterlin sterlini” şeklinde bir adlandırma kullanılmaya başlandı.

Bir başka etimolojik araştırma ise Hansa Birliği’nin dokümanlarına dayandırılmaktadır. Baltık’ın Alman ismi “Ost See” şeklindedir ve buradaki tüccarlar Osterling, Easterling gibi isimlerle anılırdı. 1290 yılında ise 3. Henry bu tüccarlara, Londra’da bir koruma ve arazi tüzüğü verdi. Bu bölge de 1340 yılına kadar Easterlings Hall (Easterlingeshalle) ismiyle anıldı. Burada kullanılan poundlar ise ticarette çeşitli sıkıntılar yaratmaya başlayınca “sterling sözleşmeleri” ile ödeme yapılması istendi. Bu şekilde de sterlin doğmuş oldu.

Sembolü olan £ işaretinin ise bir başka versiyonu daha bulunmaktadır. Bu versiyonda ortadaki çizgi çift çizilmektedir ve Ortaçağ Latince belgelerden türetilmiştir. Roma’da kullanılan libra, solidus ve denarius gibi eski paraların, pound, şilin ve pence için referans nokta olduğu kabul edilmektedir. Aynı zamanda şimdilerde gotik olarak tanıdığımız eski İngiliz yazı tipi Blackletter’daki L harfinden geldiği de dile getirilmektedir.

Sterlin için argo bir terim olan quid ve “Quids in!” ifadeleri de kullanılmaktadır. Bu ifadenin ise 19. yüzyıla kadar İtalya’da kullanılan ve göçmenlerle ülkeye gelen scudo isimli sikkelerden geldiği tahmin edilmektedir. Aynı zamanda “bir şeyin yerine geçebilen, karşılık” anlamına gelen Latince “quid pro quo” kelimelerinden geldiği de dile getirilmektedir.

Kökenleri ile ilgili daha birçok araştırma ve tez bulunan sterlin, hepsinin dışında gücüyle tüm dünya tarafından tanınmaktadır. Ayrıca dünyanın en güvenilir dövizlerinden biri olarak görülmektedir. Finans piyasalarında ise güvenilir liman özelliği bulunan nadir dövizlerdendir.

Sterlin Banknotlarının Tarihi Gelişim Süreci

Sterlin Banknotlarının Tarihi Gelişim Süreciİlk sterlin banknotları, İngiltere Merkez Bankası’nın 1694 yılında kurulmasıyla çıkarılmıştır. Bu banknotlarda el yazısı kullanılmıştır. 1745 yılına kadar kullanılan bu banknotlar; 20’den 1000 pounda kadar çeşitli değerlerde basılmıştır. 1759’da 10, 1793’te 5, 1797’de 1 ve 2 pound oluşturulmuştur. 1 ve 2 pound, Napolyon savaşlarının bitimiyle kaldırılmıştır. 1855 yılına gelindiğinde ise banknotlarda tamamen baskıya geçilmiştir. Bu tarihten sonra; 5, 10, 20, 50, 100, 200, 300, 500 ve 1000 pound çıkarılmıştır.

Birleşik Krallığın diğer bir ülkesi olan İskoçya ise 1695 yılında İskoç poundu basmaya başlamıştır. Bunların değeri ise 100 pounda eşit görülmüştür. 1727 yılından itibaren de İskoçya Kraliyet Bankası banknot basmaya başlamıştır. Buna karşın 19. yüzyıla gelindiğinde İskoçya bankaları tarafından basılan paralara, İngiltere’de izin verilmemiş ve değerleri 1 sterlin ile sınırlandırılmıştır.

1825 yılında ise pound, İrlanda’ya kadar uzanan bir para olmuştur. Pound, İrlanda bankaları tarafından takip edilerek değer biçilmeye başlanmıştır. Değer biçilen banknotlarda 3 poundun nominal değeri 30 olarak belirlenirken, en yüksek değer 100 pound olarak verilmiştir. 1826 yılında ise Londra’dan 105 kilometre uzaktaki bankalara da kendi kağıt paralarını ihraç etme izni verilmiştir.

1844 yılına kadar belirlenen şartlara göre bankalar para basılabilmiştir. Ama bu tarihten sonra sadece İngiltere ve Galler’de kurulan yeni bankalara banknot basma izni verilirken, İskoçya ve İrlanda’ya izin verilmemiştir. Bunun sonucunda İngiltere ve Galler’de özel banknotların sayısı azalmış; ama İskoçya ve İrlanda’da artış yaşanmıştır. Son İngiliz özel banknotları ise 1921 yılında yayınlanmıştır.

1914 yılında Hazine, altın paraların yeni alacak pound banknotları getirmiştir. Bunlarda 1 pound, 10 nominal değerine göre hesaplama yapılmıştır. Ayrıca bu banknotlar, 1928 yılına kadar Bank of England banknotlarıyla değiştirilerek dolaşıma sokulmuştur.

İkinci Dünya Savaşı ise Bank of England’ın banknot üretimi üzerine büyük etkiler yaratmıştır. Çünkü Naziler tarafından sahte banknotların piyasaya sürülmesi tehlikesiyle karşılaşılmıştır. Sonucunda da 10 ve üstü değerdeki banknotlar kaldırılarak, 1 – 5 poundluk banknotlar ihraç edilmeye başlanmıştır.

1964 yılına gelindiğinde ise İngiltere Merkez Bankası, 10 poundluk banknot çıkarmıştır. 1969 yılında bunların yeni 50 pence madeni paraları almıştır. 1970’li yıllara gelindiğinde de 20 poundluk banknot yeniden piyasaya sürülmüştür. Bu hareketi takiben 1981 yılında 50 poundluk banknotlar tedavüle girmiştir. 1983 tarihinde de 1988 yılında geri çekilecek olan 1 poundluk madeni paralar basılmıştır.

Yaygın kullanılan İngiliz sterlini banknot ve madeni paraları:

  • 5 pound
  • 10 pound
  • 20 pound
  • 50 pound
  • 1 pence
  • 2 pence
  • 5 pence
  • 10 pence
  • 20 pence
  • 50 pence
  • 1 pound
  • 2 pound

Günümüzde ise İngiliz banknotlarında sahteciliği önlemek için birbirinden özel teknikler kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları; filigran, metalik iplik, hologramlar, sadece UV lamba altında görülebilen floresan mürekkeplerdir. Aynı zamanda ofset lito, tifdruk, letterpress isimli 3 baskı tekniği kullanılır ve toplamda 85 özel mürekkep içerirler.

İngiliz banknotları ile ilgili sıra dışı bir diğer bilgi ise dev ve titan isimli paralardır. 1 dev, 1 milyon poundluk banknottur. 1 titan ise 100 milyon poundluk banknottur. Bu paralar, sadece bankacılık sistemlerinde kullanılmaktadır.

En Çok İşlem Gören İngiliz Sterlini Pariteleri

En Çok İşlem Gören İngiliz Sterlini PariteleriFinans piyasalarının en çok işlem gören dördüncü dövizi olan sterlin, Amerikan doları ve Euro karşısında sürekli takip edilmektedir. Aynı zamanda USD, EUR, JPY ve GBP’den oluşan IMF özel sepet kuru bulunmaktadır. Finans piyasaları dışında iş insanlarının yakın takibinde olan bir dövizdir. Bu yerel tüccarların kendi paraları karşısında sterlinin değerini takip ettikleri anlamına gelmektedir.

Şimdi sterlinin, Amerikan doları, Euro ve Türk lirası karşısındaki tarihi değişimlerine göz atalım:

İngiliz Sterlini – Amerikan Doları Paritesi (GBP/USD)

Sterlinin, dolar karşısındaki değeri GBP/USD paritesi ile takip edilmektedir. Burada diğerlerinden farklı olarak gördüğümüz durum, sterlinin baz döviz oluşudur. GBP, genellikle baz döviz konumunda işlem görmektedir ve paritelerde ilk olarak yazılmaktadır. Paritedeki seyir ise karşısındaki dövize göre çift taraflı veya sadece sterlin yönünde olabilmektedir. Ayrıca majör pariteler arasında yer almaktadır.

GBP/USD paritesi ile ilgili finans piyasalarında kablo (cable) adlandırması kullanılmaktadır. Bunun kökeni, 1800’lü yıllara dayanmaktadır ve kur dönüşümü, transatlantik kablo üzerinden yapılmıştır. Forex yatırımcıları arasında da paritede işlem yapanlara kablo tüccarları (cable trader) adı verildiği görülmektedir.

GBP/USD paritesinin son 5 yıllık fiyat değişimlerine göz atacak olursak;en yüksek seviyenin 28 Haziran 2014 tarihinde 1 sterlin – 1,7153 dolar eşitliği ile kaydedildiği görülmektedir. En düşük seviye ise 4 Mart 2017 tarihinde 1 sterlin – 1,2157 dolar ile kaydedilmiştir. Paritenin genel seyrine baktığımızda, en yüksek seviyenin ardından dalgalı bir düşüş trendinin yaşanmaya başladığı görülüyor. Bu trend, en düşük seviyenin görüldüğü zamana kadar devam etmiş, ardından tersine dönmüştür.

İngiliz Sterlini – Euro Paritesi (GBP/EUR)

Sterlinin Euro karşısındaki değeri, GBP/EUR paritesi ile ölçülmektedir. Sterlinin baz, Euro’nun ise karşıt döviz olduğu paritelerdendir. Avrupa Birliği’ne üye ülkelerden olmasına karşın Euro kullanmayı reddetmektedir. Üstelik Brexit sürecinin nedenlerinden birisidir ve Avrupa Birliği’nin, ülke ekonomisini olumsuz etkilemeye başladığı açıklanmaktadır.

GBP/EUR paritesinin son 5 yıllık fiyat değişimlerine baktığımız zaman, en yüksek seviyenin 11 Temmuz 2015 tarihinde 1 sterlin – 1,4342 Euro eşitliği ile kaydedildiği görülmektedir. Bu zirve, Brexit ile ilgili ilk söylemlerin çıktığı ana denk gelmektedir. Bu tarihten sonra gerilemeye başlayan parite, 19 Ağustos 2017 tarihinde 5 yılın en dip seviyesini 1,0849 ile görmüştür.

Brexit süreci, paritenin seyrinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, en önemli maddedir. 2019 yılının Mart ayında bu sürecin sona ermesi ve İngiltere’nin AB’den çıkması kararlaştırılmıştır. Buna karşın İngiltere’de ilk yapılan referanduma göre karar değişikliğine gidilmeye başlandığı sinyalleri alınmaktadır. Bu durum, hem Euro’yu hem de sterlini kötü etkilemektedir.

İngiliz Sterlini – Türk Lirası Paritesi (GBP/TRY)

Sterlinin Türk lirası karşısındaki değeri GBP/TRY paritesi ile takip edilmektedir. Sterlin, baz konumdayken, Türk lirası karşıt dövizdir. Paritede yönü, sterlin belirlemektedir ve TL’de yaşanan değer kayıpları ile değeri 6 liraya yaklaşmıştır.

GBP/TRY paritesinin son 1 yıllık fiyat değişimine baktığımız zaman; 12 Nisan 2018 tarihinde 1 sterlin – 5,8754 lira ile tarihi zirvesini kaydetmiştir. Grafiği incelediğimiz zaman, yükseliş trendinin devam ettiğini ve TL üzerinde baskıların arttığını haberlerini görüyoruz. Bu durum, diğer kurlarda da görülmektedir. Son 1 yılın en düşük seviyesi ise 5 Eylül 2017 tarihinde 1 sterlin – 4,4344 lira ile kaydedilmiştir.

Kısaca İngiltere Ekonomisi Hakkında Bilgiler

Kısaca İngiltere Ekonomisi Hakkında BilgilerDünyadaki süper güçlü ekonomiler arasında yer alan İngiltere, son derece gelişmiş bir finansal sisteme de ev sahipliği yapar. Karma pazar ekonomisi hakimdir ve bazen serbest pazar prensiplerinin uygulandığı da nadiren görülmektedir. Ayrıca Birleşik Krallık için lokomotif ekonomi görevi görmektedir. Bu kapsamda da Birleşik Krallık, kişi başına düşen milli gelir açısından dünyanın en güçlü 18. ülkesidir.

Başkent Londra ve İngiltere’nin güneydoğu bölgesi, GSYİH’in yüzde 30’undan fazlasını oluşturur. Bu özelliği ile ülkenin geri kalanından daha zengin olduğu kanıtlanmaktadır. Büyük Londra olarak tanımlanan alan ise Avrupa Birliği içinde refah düzeyi en yüksek yerdir. Ülke, AB içinde Almanya’dan sonra ikinci en büyük ekonomi konumundadır. Dünyada ise beşinci sırada yer almaktadır.

Londra, gelir dağılımının dengesiz olduğu bir şehirdir ve en düşük gelirli insanlar da burada yaşamaktadır. Diğer düşük gelirli bölgeler ise Kuzey İrlanda, Galler ve ülkenin kuzeybatısında yer alan şehirlerdir. Buralarda işsizlik oranları da yüksek seviyededir. Galler ile kuzeybatı bölgesinde, kömür, çelik ve gemi inşası gibi ağır sanayi sektörü faaliyet göstermektedir. Ama sektörlerde yaşanan gerilemeler nedeniyle bölgeler, olumsuz etkilenmiştir.

İngiltere ekonomisinde GSYİH’in 2/3 oranındaki kısmı, özel tüketim kaynaklıdır. İmalat sanayisinin, milli gelirdeki oranı ile gün geçtikçe azalmaktadır. 2017 yılına ait tahminlere göre GSYİH’in sadece yüzde 20’lik kısmını bu sektör oluşturmaktadır. Bu durum bazı kaynaklara göre; ülkedeki yan sanayi faaliyetlerinin küçülme eğilimini yansıtmaktadır.

İngiltere’de İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen dönemde, imalat sanayi ürünleri ile ticaret fazlası yaratılmıştır. Bu fazla, gün geçtikçe erimiştir ve 1980’li yılların başında tamamen ortadan kalkmıştır. O zamandan bugüne kadar, İngiltere ticaret açığı vermeye başlamıştır. 1980’li ve 1990’lı yıllarda ise ülkede iki önemli ekonomik durgunluk dönemi yaşanmıştır. Bu durgunluk da imalat sanayisinin daralmasına neden olmuştur.

İmalat sanayideki küçülme, İngiltere’nin en geleneksel sektörü olan tekstilde de olumsuz etkilere neden olmuştur. Sonucunda da daha düşük maliyetlerin olduğu ülkelerden gelen ithal ürünlerle rekabet edilemez hale gelinmiştir. Böylece geleneksel tekstil sektöründe de daralma meydana gelmiştir.

İngiltere’de kişilerin refah seviyelerinin artmasına bağlı olarak, ülke gelirlerinin büyük kısmı hizmetler sektörüne harcanmaya başlanmıştır. Böylece sektörün önemi giderek artmış ve GSYİH’deki payı 3/4 olmuştur. 2017 itibariyle hizmet sektörü, GSYİH’in yüzde 80’ini oluşturmaya başlamıştır.

Dünyanın finans merkezlerinden biri olan İngiltere’de sektör, GSYİH’in yaklaşık yüzde 10’luk kısmını oluşturmaktadır. Vergi gelirlerinin ise yüzde 11’lik kısmı finans sektöründen elde edilmektedir. Bu sektör, ülkede bir sorun haline gelmeye başlayan işsizlik konusuna da olumlu yönde katkı sağlamaktadır. Çünkü 2 milyondan fazla kişiye istihdam yaratmaktadır.

Ülkede, ulusal ve yabancı bankalar dışında vatandaşlara hizmet veren birçok kuruluş bulunmaktadır. Bunlar; kredi veren kuruluşlar, yatırım kurumları, sigorta şirketleri, postaneler, büyük mağazalar ve süpermarketlerdir. Bütün bu kuruluşlar, finans hizmeti sunmaktadır. Ayrıca finans sektörünün yoğun ilgi görmesi nedeniyle kuruluşlar müşteri çekebilmek için şiddetli bir rekabet içerisindedir.

Londra, Avrupa’nın en önemli para piyasası olarak görülmektedir ve dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. İlk sırada New York ve Tokyo bulunmaktadır. Bazılarına göre İngiltere’nin Euro’ya geçmemesi nedeniyle bu rolünü kaybedeceği düşünülmektedir. İngiltere ise Brexit ile bu durumla baş etmeye çalışmaktadır. Londra Borsası ise Avrupa’nın en büyük borsasıdır.

İngiltere’nin doğal kaynaklar bakımından pek zengin değildir. Çünkü zengin petrol, doğal gaz ve kömür yataklarına sahiptir. Bu özelliği ile AB içinde en fazla enerji kaynağına sahip olan ülke konumundadır. Buna karşın üretim, 90’lı yıllardan itibaren azalmaya başlamıştır ve yerel talebin karşılanmasında sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu açıdan da ülke, ithalata bağımlı bir hale gelmeye başlamıştır. Yükselen enerji fiyatları için ülke ekonomisi için bir risk olmaya başlamıştır.

1980’li yıllar boyunca enerji açısından kendine yeten bir ülke iken, günümüzde net enerji ithalatçısı konumuna gelmiştir. Diğer mineral kaynaklar ise sınırlıdır. Petrol, doğal gaz ve kömür ise 18. Yüzyılın beri tam kapasite üretimde kullanılmaktadır. Buna rağmen hala zengin kömür kaynakları bulunmaktadır.

Ülkede üretilen elektriğin 2/3’ü kömür ve doğal gazdan sağlanmaktadır. Yenilenebilir enerji konusuna da gün geçtikçe önem verilmektedir. Bu nedenle de yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerji oranının artırılması konusunda politikalar geliştirilmektedir. Bu kapsamda rüzgar enerjisi kapasitesi hızla artmaktadır. Ülke, dünya kıyı rüzgar enerjisi kapasitesi bakımından birinci sıradadır.

Büyüme açısından ülke ekonomisini değerlendirdiğimizde ise 1992 yılından beri sürekli büyüyen bir yapı karşımıza çıkmaktadır. 1997 – 2004 yılları arasında özel tüketim, GSYİH alanında büyümeden daha yüksek bir oranda artmıştır. Bu nedenle hane halkı borçlarının artması sorunuyla karşılaşılmıştır. Borç/gelir oranı 2007 yılında, 1980’lerden beri en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Dolayısıyla piyasa, faizlerdeki değişikliklere daha hassas hale gelmiştir.

Dünya genelinde yaşanan ekonomik krizler ise ülke ekonomisini olumsuz yönde etkilemektedir. 2009 yılında GSYİH oranı yüzde 4,9 seviyesinde daralma yaşamıştır. Bu ise İkinci Dünya Savaşı’ndan beri ülke ekonomisinde görülen en büyük gerileme olarak kaydedilmiştir. 2010 yılında ise yüzde 1,3 oranında büyüme kaydetmiş, böylece resesyondan çıkmıştır. 2016 yılı büyümesi ise yüzde 1,9’u geçerken, 2017 büyümesi yüzde 1,8’i aşmıştır.

Ülkenin ekonomi politikalarına da kısaca göz atacak olursak; 2014 yılı ortalarında başlayan petrol fiyatları gerilemesi ile ekonomisinde yapısal sorunlar görülmeye başlanmıştır. Bu kapsamda orta vadede ihtiyatlı bir yaklaşım sergilenmesi gereksinimi doğmuştur. Aynı zamanda son yıllardaki temel ekonomi politikaları, bütçe açığını azaltmak üzere hazırlanan mali sıkılaştırma programlarına dayanmaktadır. Ama beklenenden daha küçük bir azalma görülmektedir.

IMF’nin 2017 verilerine göre; GSYİH oranı 2565,051 milyon dolardır. Kişi başına milli gelir ise 38.846 dolardır.

Brexit Sürecinin Sterlin ve Ekonomisi Üzerine Olası Etkileri

Brexit Sürecinin Sterlin ve Ekonomisi Üzerine Olası EtkileriBrexit, kimilerine göre ülke ekonomisi için büyük bir risk olarak değerlendirilirken, kimileri AB üyeliğinde devam etmenin tehlikeli olduğunu savunuyor. İngiltere’nin önündeki en büyük soru işaretlerinden biri olarak görülen Brexit, hem sterlini hem de dünya piyasalarını etkilemektedir. 2019 yılında gerçekleşecek olan çıkış için tüm dünyadan uzmanlar raporlar yayınlamaktadır.

23 Haziran 2016 tarihinde AB’den çıkış için yapılan halk oylaması sonucunda başlayan süreç, tartışmalı bir şekilde devam etmektedir. Hatta çıkışı destekleyen bazı kişilerin, artık bu kararından vazgeçtiği konuşulmaktadır. Yeniden bir referandum yapıldığında, büyük bir çoğunluğun AB’de kalmak isteyecekleri söylenmektedir.

Ülke, referandum öncesinde birkaç kere AB’den çıkma başvurusunda bulunmuştur. Buna karşın ret cevabı ile karşılaşmıştır. Çıkmak istemesinin nedeni ise Muhafazakar Parti’nin AB’ye geleceğine şüpheli bakmaktadır. Aynı zamanda Euro Bölgesi’nde yaşanan krizler de nedenler arasında yer almaktadır. Bu kapsamda ilk adımlar, 2012 yılında atılmıştır. 2016 başında ise sesler yükselmeye başlamıştır.

AB’yi ayak bağı olarak gören İngiltere, iç ve dış ticaretinde yaşanan daralmanın faturasını da Euro Bölgesi’ne kesmektedir. Yapılan düzenlemeler nedeniyle İngiliz firmaların olumsuz etkilendiği, ek masrafların arttığı ve sterlinin değer kaybettiği yorumları da Brexit nedenleri arasında öne çıkmaktadır. Politik nedenlerden birisi ise AB’nin İngiltere’yi bölmek istemesiydi. Birleşik Krallığın buna izin vermemesi nedeniyle de ayrılık yönünde bir politika izlendi.

Ayrılığı onaylayan referandum süreci sonrasında sterlinde yaşanan düşüşler ise işlerin beklendiği gibi kolay yürümeyeceğini gösterdi. Çıkış haberlerinin yayılmasıyla birlikte, dolar, Euro, yen, Çin yuanı ve Hint rupisi karşısında değer kaybedildi. Ülkemizin gösterge endeksi olan BIST 100 ise referandum sonrasında ilk işlem gününde yüzde 3,75 oranında değer kaybı yaşandı.

Türkiye için Brexit oldukça önemli görülmektedir. Çünkü İngiltere ve Galler’in AB’den çıkmasıyla Türkiye’nin en önemli destekçisi ve delegasyonunu kaybedecektir. Dolayısıyla Brexit, Türkiye ekonomisine de olumsuz yansımaktadır.

Kısaca İngiltere Ticari İlişkileri

Kısaca İngiltere Ticari İlişkileriBirleşik Krallık, dünya mal ve hizmet ticaretinde üst sıralarda yer almaktadır. 1980 – 1982 yıllarında yükselen petrol fiyatları, ihracat gelirlerinde artışa neden olmuştur. Ama ülkenin mal ticareti sürekli olarak açık vermiştir. Ülkenin net ithalatçı olduğu ürünler ise gıda, petrol ve ürünleri, motorlu taşıtlar, petrol dışı hammaddeler, giyim, ayakkabı, elektrikli makineler, mobilya, aydınlatma şeklindedir.

2017 itibariyle ülke; eczacılık ürünleri, optik ve tıbbi cihazlar, kimyasal maddeler, viski başta olmak üzere içecekler, havacılık ve uzay taşıtları ile aksam ve parçaları, demir – çelik, ham deri gibi ürünlerde de net ihracatçı konumuna gelmiştir. Kronik dış ticaret açığı sonu ise son yıllarda iyice kötüleşmiş ve 2017 yılında 200 milyar dolara yaklaşmıştır.

Ülkenin ihracatında başlıca ülkeler; ABD, Almanya, Fransa, Hollanda, İrlanda, Çin, Türkiye, İtalya ve İspanya şeklindedir. İthalatında başlıca ülkeler ise Almanya, ABD, Çin, Fransa, Belçika, Norveç, Polonya, Japonya, Hindistan şeklinde sıralanabilir.

Türkiye ile ticari ilişkilere baktığımızda ise 2001 yılından beri İngiltere’ye dış ticarette fazla verdiği görülmektedir. 2005 yılında 5,91 milyar dolar olan ihracatımız, 2015’ye iki katına çıkmıştır. 2017 yılında ise yüzde 17,8 oranında gerileme yaşanarak 9,6 milyar dolar ihracat, yüzde 22,8 artış ile 6,6 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirilmiştir. Ülkemiz lehine 3 milyar dolar dış ticaret fazlası verilmiştir.

İsviçre Para Birimi: Frank Hakkında Bilgiler

Başlıca ihraç ürünlerimiz; altın, tekstil ve hazır giyim ürünleri, elektrikli ve elektriksiz makineler, motorlu taşıt ve parçaları, demir – çelik ürünlerdir. Başlıca ithal ürünlerimiz ise dizel, yarı dizel motorlar, otomobil, demir – çelik döküntü ve hurdaları ile bunların külçeleri, ilaçlar şeklindedir.

Son olarak 2016 sonu itibariyle ülkemizde 2983 İngiliz firma faaliyet göstermektedir. 2002 – 2016 döneminde İngiltere’den ülkemize yapılan yatırım miktarı ise 9 milyar 538 milyon dolar olmuştur. Bu dönemde ülke, Türkiye’ye en çok yatırım yapan ülkeler arasında dördüncü sırada yer almıştır. Ülkede faaliyet gösteren 90 kadar Türk firma olduğu bilinirken, yatırımların toplamının 1 milyar 983 milyon dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

Birleşik Krallığın gücünden beslenen İngiltere ekonomisi, sağlam bir tarihi geçmişe sahip olmasına karşın 1980'li yıllardan sonra yaşanan iç ve küresel nedenlerle kötüye gitmeye başlamıştır. Şimdi ise Brexit süreci ile uğraşmaktadır. Tüm bu durumlar sterlinin değeri üzerinde ciddi etkiler yaratmaktadır.
Sizce Brexit sterlin için iyi mi, yoksa kötü bir durum mu?
İngiltere'nin daha sağlam bir ekonomik yapıya sahip olduğunu düşünüyor musunuz?
Krallık yönetiminin hala devam etmesi, İngiltere'yi ve sterlini ayakta tutan bir neden midir?



Okur Yorumları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilgihanem'i Takip Edin

En Yeniler