Keratokonus, bir göz rahatsızlığıdır. Kısaca, kornea sivrileşmesi olarak tanımlanabilir. Her iki gözü de etkileyen, önlem alınmadığında ilerleyen, günlük yaşam kalitesini düşüren bir rahatsızlıktır.

15 – 16 yaşlarında görülmeye başlayan keratokonus rahatsızlığı, 35 yaşına kadar ilerleyebilmektedir. İlk evrelerinde hastanın gözlük numarası sürekli değişir. Bir süre sonra gözlük kullanımında dahi net bir görüş sağlanamamaktadır.

40 yaşından sonra durağan duruma geçen rahatsızlık 15 – 16 yaşlarında başlasa da, hasta 20’li yaşlarında fark etmeye başlar. Hastalığın ilerleme seyri hastadan hastaya değişkenlik göstermektedir. Keratokonus, ilerleyici miyop ve astigmat ile birlikte gözlemlenir. Ayrıca hastanın günlük hayatta yaptığı kitap okuma, televizyon izleme, araba ve bilgisayar kullanma gibi faaliyetlerini gittikçe güçleştirir. Sebepleri tam bilinmese bile keratokonus hastalığının ilerlemesini göz ovulması, sert yapılı kontakt lens kullanımı gibi durumların artırdığı gözlenmiştir.

Keratokonus Nedir?

Kornea, gözün saydam tabakası, gözün en önemli bölümüdür. Kornea, göze gelen ışıkları kırarak net görüşü sağlar. Keratokonus adı verilen durumda, kornea öne doğru büyür ve konik bir görüntü oluşturur. Yani öne doğru sivrileşir. Kadınlarda daha sık görülen keratokonus hastalığında, kornea yani saydam tabakanın kırılma gücü etkilendiğinden bir süre sonra görme bozuklukları ortaya çıkar. Korneadaki şişme ve beyazlaşma ise hastalığın daha ileri boyutlara ulaştığının göstergesidir.

Keratokonusun Nedenleri Nelerdir?

Keratokonusun nedenleri arasında hem genetik hem çevresel faktörler yer alıyor. Yani eğer daha önce aile bireylerinden biri bu hastalığı geçirmişse, siz de risk altındasınız demektir. 15-30 yaş arası genç kesimde daha çok görülen bu göz hastalığı, alerji gibi durumlarda kendini gösterebiliyor. Örneğin bahar aylarında toza ve sıcağa karşı ortaya çıkan bahar alerjisi durumlarında, gözleri sürekli kaşıma isteği duyarsınız. İşte göze uygulanan bu basınç, bir süre sonra korneanın zarar görerek sivrileşmesine yol açmaktadır.

Keratokonusun Belirtileri Nelerdir?

Korneanın zarar görmesi sonucunda, görüş netliği etkilenir. Keratokonus hastaları da gözlük kullanımı olsa bile net görememe şikayeti ile doktora başvurmaktadır. Bunun nedeni, korneanın şeklinin değişmesidir. Genetik veya mekanik travmalar, keratokonus rahatsızlığının ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Gözlerin kamaşması, ışığa hassasiyet, devamlı ilerleyen astigmat veya miyop, gözlerde sürekli görülen alerji, kaşıntı olması ve gözlüğe rağmen net görememe hastalığın belirtilerindendir.

Keratokonusu Önleme (Korunma) Yolları Nelerdir?

Ergenlik ve çocukluk döneminde başlayan keratokonus ancak 20’li yaşlara gelindiğinde fark edilmektedir. Bu nedenle çocukluk döneminde kişiler iyi gözlenmelidir. Özellikle alerjik bünyeye sahip çocukların gözlerini sürekli kaşınması ileride keratokonus rahatsızlığı yaşamalarına yol açabilir. Genler aracılığı ile geçen bir rahatsızlık olmamasına rağmen, ailesinde keratokonus olan bir çocuğun göz muayeneleri daha sık yaptırılmalıdır. Gözler her yaşta kaşınmamalı veya baskılı bir şekilde ovulmamalıdır. Bu davranışlar korneaya zarar verir ve zamanla görme kalitesi düşer.

Alerjik bünyeli kişiler, sıklıkla gözlerini ovuşturanlar, gözlerinden lazer tedavisi olanlar, doğuştan gelen bir özellik olarak korneası ince olan kişiler keratokonus hastalığına yatkın kişiler olarak görülür. Lazer operasyonu geçirmeniz gerekiyorsa uzmanlar özellikle keratokonus hastalarına yüzeysel lazer yöntemini önermektedir. Ayrıca çocuk yaşlarda polen alerjisi gibi alerjilerde yapılacak tedaviler baskılı olmaktadır. Bu tedaviler bile kornea yapısını bozarak ileri bir zamanda keratokonus hastalığının ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Keratokonusun Tedavisi Nedir?

Keratokonus, önlem alınmadığında ciddi görme bozukluklarına yol açmaktadır. Her hastalıkta olduğu gibi erken teşhis ile ortaya çıkabilecek bu ciddi sorunların önüne geçilebilir. Erken dönemde gözlük kullanımı ile önlenebilen rahatsızlık ilerlediğinde farklı tedavi yöntemlerine başvurulur. Kontakt lens kullanımı, lazer tedavisi, kornea nakli başvurulan tedavi yöntemlerindendir. Keratokonus erken döneminde genelde gözlük ile tedavi edilse de bir süre sonra kontakt lenslerden yardım alınabilir. Lens kullanırken hastanın istekli olması ve hijyene önem vermesi önemli bir ayrıntıdır.

Kontakt lenslerin yetersiz kaldığı noktada, kornea için halkalar kullanılır. Küçük bir operasyonla gerçekleştirilen bu tedavi ile kırma kusurunun aza indirgenmesi amaçlanır. Gerekli durumlarda halkalar geri çıkarılabilir. Görme yetisi iyice azalmış hastalarda ise kornea nakli yapılır. Kornea testi ile korneanın detayları incelenebilir, böylece hastalığın ilerleme evreleri ortaya çıkmış olur. Ayrıca pakimetre adı verilen cihaz da keratokonus teşhisi esnasında kullanılır. Bu cihaz kornea kalınlığını ölçmektedir. Keratokonus vakalarında kişilerin göz korneası parmak izi gibidir. Yani hiçbiri birbirine benzerlik göstermemektedir.

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın