Truva Savaşı ve Truva Atı efsanesi yüzyıllardır dilden dile dolaşmakta ve Yunan halkının gururunu okşamaktadır. Efsaneye göre Akhalılar tam 9 yıl boyunca Truva kentini kuşatırlar ama bir türlü alamazlar.

Birçok denemeden sonra ünlü ve başarılı komutan Odysseus‘un aklına bir gün tahta bir at yapmak gelir. Zekice yapılmış bu at ve hile sayesinde Truva kenti düşürülür.

Savaşın yapıldığı bölge bugünkü Çanakkale sınırları içerisinde yer almaktadır. Kültür Bakanlığı 1973 yılında atın bir replikasını yaptırtmaya karar verir. Savaşı temsilen bölgede dikilmiş olan bir tahta Truva Atı harap hale geldiğinden, yıllar sonra o bölgeye gelerek Truva efsanesini filmleştiren Hollywood, yeni ve aslına uygun bir Truva Atı yaparak filmde kullanmış ve daha sonra onu Çanakkale halkına hediye etmiştir. Hollywood yapımı o tahta at bugün Çanakkale’nin merkezinde, deniz kıyısında sergilenmektedir.

Truva Atı Nedir?

Truva Atı Nedir?Truva Atı, savaş sanatında düşmanı yanıltmak için yapılan en bilindik öykülerin başında gelmektedir. Aslında karşı tarafa bir edilmiş bir armağan gibi gösterilen fakat asıl amacı Troya yani Truva şehrini ele geçirmek için savaşan Yunanlı askerleri taşıyan, tahtadan yapılmış devasa büyüklükte bir attır.

Truva Atı Nerededir?

Truva Atı Nerededir?Truva Savaşı’nın geçtiği yer olan Troya antik kenti, Çanakkale Boğazı’nın Ege Denizi’ne doğru olan tarafından 6 km. iç kısımda, Hisarlık’ta bulunan höyük tipinde bir yerleşim yeridir. Bu krallık asırlardır mitolojik bir efsane olarak dilden dile yayılmıştır. Bu tarz hikayelerde kesin bilgilere genel olarak ulaşılmaz ve rivayetler den yola çıkarak en doğru kaynaklara ulaşılmaya çalışılır.

Bu güzel hikaye bizim topraklarımızda gerçekleşmişken ölümsüzleştirmek kaçınılmaz olurdu. Bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı 1973 yılında tahta atın yapılması talimatını verdi. Mimar Kadir İzzet Senemoğlu Truva Atı’nın yüksekliğine 12,5 metre olarak karar verir. Atın yapımı için proje ihaleye açılır. İlk etapta bir firma ihaleyi kazanır fakat işe başlamaz. Daha sonra ikinci kez açılan ihalede kazanan firma işe başlar, atın dört bacağını inşa eder ve işi bırakır. Son olarak üçüncü kez ihale açılır. Çanakkaleli bir usta olan Ahmet Karadeniz, Kaz Dağları‘ndan getirttiği 25 metreküp çam ağacını kullanarak aylarca süren bir çalışmanın sonunda Truva Atı’nı tamamlar. At 1975 yılında tüm dünyadan ve ülkemizdeki meraklıları için ziyarete açılmıştır. Şuanda da Çanakkale’nin merkezinde sergilenmektedir.

Truva Atı Neden (Niçin) Yapılmıştır?

Truva Atı Neden (Niçin) Yapılmıştır?Eğer Yunan mitolojisine merakınız varsa Truva Atı efsanesini çoktan duymuşsunuzdur. O dönemde bir savaş başlıyor ve Yunan askerleri bu savaşı kazanabilmek için farklı taktikler uyguluyorlar.İşte bu taktiklerden biri de Truva Atı’dır. Kısaca bahsedelim; Truva Prensi Paris, Sparta Kralı’nın güzeller güzeli eşi Helen‘e aşık olur ve onu kaçırır. Bunun üzerine ise iki taraf arasında kıyasıya bir savaş başlar. Akha ordusu kendine dev bir tahta at yaptırıp, içine komutan Odysseus önderliğinde askerlerini yerleştirir ve Truva kentine girmeyi başarır. Savaş hakkında daha kapsamlı bilgi sahibi olmak istiyorsanız tıklayınız.

Truva Atı’nın Tarihçesi

Truva Atı'nın TarihçesiAkhalılar’ın ünlü komutanı Odysseus, Truva şehrine girmek için 9 yıldır savaşmakta ancak bir türlü zafere ulaşamamaktadır. Her iki tarafın askerleri bu bitmeyen savaştan dolayı hem yorgun hem de bıkkın bir haldedir. Odysseus’un aklına ise dahice bir fikir gelir. Odysseus’un taktiğine göre Akha ordusu Truvalılar karşısında savaştan çekilmiş gibi yapacaklardır. Ancak bu esnada, geri çekildikleri bölgede büyükçe bir tahtadan at bırakırlar. Atın hacmi o kadar büyüktür ki içine Odysseus ile onun başarılı komutanları ve savaşçı askerleri gizlice yerleşmiştir.

Diğer askerler ise, savaşmaktan vazgeçmiş gibi görünerek gemilere binmiş ve Bozcaada’nın arkasına gizlenmişlerdir. Böylece Truvalılar o askerleri görmemiş ve ülkelerine geri döndüklerini zannetmiştir. Bu dahiyane ve aldatıcı taktiğin uygulanabilmesi için, yapılan tahta atın bir şekilde Truva surlarından içeri sokulması gerekiyordu. Bu yüzden de Akhalı bir askeri Truva Atı’nın yanına bıraktılar. Akhalı askerlerin gemilerine binerek geri çekildiğini gören Truvalı askerler, bölgede yalnız başına duran bir Akhalı askeri ve büyükçe bir tahtadan atı görünce ne olduğunu anlayamamışlardı. Hemen askerin ve atın bulunduğu bölgeye gidip durumu anlamaya çalışmışlardı.

Akhalı asker onlara, komutanlarının onu kurban seçerek burada bıraktığını; gemilerle geri ülkelerine dönerken kutsal Tanrı’nın gerekli rüzgarı göndermesi için bir askeri kurban etmeleri gerektiğini ve kendisini kurban olarak seçtiklerini belirtmiştir. Bu yüzden kendi komutanlarından ve halkından artık nefret ettiğini anlatmıştır. Ancak kurban edileceği sırada komutanlarının elinden kurtulduğunu, kaçarak Truva surlarına yakın bir bölgede saklandığını, kendisini bulamayan komutanların ise fazla zaman kaybetmeyerek ülkelerine döndüğünü belirtmiştir.

Tahta atının ise, Akha ordusu tarafından Tanrıça Athena’ya ithafen yapıldığını, Truvalılar onu şehir surlarından içeri sokamasın diye özellikle büyük yapıldığını anlatmıştır. Akhalı komutanların bu kutsal atı yapmalarının sebebinin, savaş sonrası onu bulan Truva ordusunun bu atı yakıp yıkması ve böylece Tanrıça Athena’nın öfkesini kazanmaları olduğunu açıklamıştır. Böylece tanrıça Athena tarafından Truva ordusuna büyük bir felaket geleceğini belirtmiştir.

Ancak, bu atı korudukları sürece, Tanrıça Athena’nın da onları koruyacağı ve lütfuyla zenginleştireceğini anlatmıştır. Kurban edilecekken kurtulduğuna inandıkları bu zavallı askerin sözlerine kanan Truva ordusu, kutsal zannettikleri tahta atı şehrin surlarından içeri geçirirler. Hem savaşı zaferle bitirdiklerinden hem de Tanrıça Athena’nın kendilerine lütufta bulunacağından artık iyice emin olan Truva ordusu ve Truva halkı o gece bir ziyafet düzenlerler. Zaferlerini kutlarlar, eğlenirler, fıçılarca içki içerler, sarhoş olur ve uykuya sızarlar.

Onların sızdığını gören tahta atın içindeki ünlü komutan Odysseus ve diğer seçkin komutanlar, zaman kaybetmeden hemen atın dışına çıkarlar ve Truva ordusunu bozguna uğratırlar. O esnada, saklandıkları Bozcaada’dan geri dönen donanmadaki ordu askerleri de yardıma yetişir ve Truva şehrinin surları ele geçirilerek şehir tamamen fethedilir. O gece Akhalılar, Truva halkına tam bir katliam uygularlar. Şehri baştan sona yakıp yıkarlar. Ve Truva’da güzelliğiyle ünlü olan Helen’i de yanlarına alarak Yunanistan’a doğru gemileriyle yol alırlar.

1 Yorum

  1. Filmi olan Truva’yı defalarca izlemiş birisi olarak çok güzel bir bilgilendirme oldu benim için gerçek olay hakkında Bozcaadada saklanan askerleri bilmiyordum tekrar gittiğimde araştırma yapacağım kesinlikle bu konu hakkında.

Bir Cevap Yazın