Günümüzde mezarının taşınmasıyla birçok habere konu olan Süleyman Şah, Osmanlı Devleti’nin atası olarak kabul edilebilir. 12. yüzyıl ve 13. yüzyıl civarlarında hayatını sürdüren önemli şahsiyetlerden birisidir. Suriye toprakları içerisinde türbesinin, Suriye sınırları içinde yaşanan iç savaş nedeniyle ve çeşitli nedenlerle mezarın taşınması gündeme gelmiştir. Taşınmadan önceki mezarının önemli bir manası olmasından uzun yıllar Türk askerleri tarafından korunurken bir anda böyle sorunlar yaşanması büyük talihsizliktir.

Türk hükümeti tarafından yapılan açıklamaya göre de iç savaş nedeniyle geçici olarak; etkili bir operasyonla Eşme köyüne taşınmıştır. Bu bölgeye Türk bayrağının dikildiğiyle ilgili açıklamalar da hükümet tarafından yapılmıştır.

Türbenin bulunduğu nokta Suriye toprakları sınırında olmasına rağmen türbe alanı Türk toprağı kabul edilmiştir. Ankara ve Lozan anlaşmalarıyla da bu hüküm netlik kazanmıştır. Günümüze kadar da toprakların korunmasıyla ilgili herhangi bir problem yaşanmamıştır.

Süleyman Şah Kimdir?

Süleyman Şah Kimdir?Süleyman Şah Kaya Alpoğlu olarak bilinen zat, kısaca Süleyman Şah olarak anılır. Kaya Alp’in oğlu aynı zamanda da Osman Gazi’nin dedesi ve Ertuğrul Gazi’nin babasıdır. Osman Gazi, babasının ölümü üzerine aşiretin başına geçmişken; kendisinin döneminde Osmanlılar beylik niteliği kazanmaya başlamıştır. Neticede Süleyman Şah, Osmanlı Devleti’nin kurucusu olarak kabul edilebilir. Oğuzların Kayı boyundan olan Süleyman Şah’ın doğum tarihi ve yeriyle ilgili net bilgiler mevcut değildir ama 12. yüzyılın sonlarına doğru doğduğu düşünülmektedir.

Cengiz Han’ın Orta Asya istilasının ardından, 13.yüzyılda Türkistan’dan batıya göç etmeye karar vermiştir. Göç edenler, Erzincan, Ahlat, Diyarbakır, Mardin ve Urfa’ya yerleşmişlerdir. Kendisinden sonra yerini oğlu Ertuğrul Gazi, ardından da Osman Gazi almıştır. Süleyman Şah’tan Osman Gazi’ye geçen dönem, bir topluluğun aşiretten, beyliğe yükselişinin adıdır. Süleyman Şah döneminde aşiret olan topluluk uzun yıllar sonra Dünya’ya hükmeden bir imparatorluk halini almıştır.

Süleyman Şah’ın Hayatı

Süleyman Şah’ın HayatıSüleyman Şah, Caber’e giderken; yolda Fırat Nehri’nde boğulmuştur. Ölümünün ardından naaşı Caber Kalesi’nin Fırat Nehri hizasındaki bölgeye defnedilmiştir. Mezarının taşınmadan önce bulunduğu yerin önemi bu sebeptendir. Bölgede mezarın bulunduğu noktaya Süleyman Şah Saygı Karakolu adı verilmiştir. Uzun yıllar bu bölgede bulunan türbesinin yanında Türk askerleri nöbet tutmuştur. 21 Şubat 2015 tarihinde ise ülkemiz tarafından Suriye’de iç huzursuzluklar sebep gösterilerek, yapılan operasyonla geçici süreliğine, Türk sınırına 180 metre mesafede olan Eşme köyüne nakledilmiştir.

Süleyman Şah Türbesinin Önemi

Süleyman Şah Türbesinin ÖnemiSuriye toprakları sınırında uzun yıllardır yaşanan iç savaş nedeniyle Süleyman Şah’ın mezarının tehlikede olduğu düşünülmüştür. 38 personelin koruduğu mezarın Şah Fırat Operasyonu ile vakit geceyi gösterdiğinde Türkiye’ye taşındığı açıklanmıştır. Ardından yapılan açıklamayla da yeni mezar yeri olan Eşme köyüne Türk bayrağı dikildiği söylenmiştir. Bu taşıma esnasında bir asker geçirilen kaza neticesinde hayatını kaybetmiştir ama kazayla ilgili net bilgiler verilmemiştir.

Süleyman Şah’ın naaşının ilerleyen zamanlarda Eşme köyüne defnedileceği belirtilmiştir. Eşme köyünde Türk askeri kontrol noktası oluşturmuştur ve hazırlıklar son hızla devam etmektedir. Hazırlıklar biter bitmez naaş taşınacaktır. Nakil ile ilgili birçok açıklama yapılmıştır. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıklamalarının ardından açıklama zincirine Genelkurmay da katılmıştır. Genelkurmay Başkanlığı’nın web sitesinden yapılan açıklamaya göre; Süleyman Şah Saygı Karakolu’nda bulunun Süleyman Şah mezarının, Suriye’de meydana gelen güvenlik sorunları ve askeri gereklilikler sebebiyle, Türkiye’nin var olan hakları saklı kalmak üzere geçici olarak Suriye topraklarında yer alan ama Türkiye sınırına daha yakın olan Eşme köyüne taşınmak üzere Türkiye’ye geldiği belirtilmiştir.

Türk tarihinde çok önemli bir yeri olan Süleyman Şah’ın türbesi de elbette Türkler için önemli bir yere sahiptir. Döneminde Halep Emiri tarafından yapımı başlatılan türbesi daha sonra Selahaddin Eyyubi tarafından koruma altına alınmıştır. Ancak daha 1260 yılında Moğollar tarafından yıkıma uğramıştır. Uzunca yıllar yıkık halde kalan Süleyman Şah türbesi, Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim‘in o bölgeyi fethetmesiyle yeniden restore ettirilmiştir. 1973 yılında ise Suriye’nin baraj inşaatında suların yükselerek türbeyi tehdit etmesi, aynı zamanda son yıllarda yaşanan iç karışıklıklar da eklenince; Türkiye hükümeti türbenin korunması gerektiğine karar vermiş ve yerini değiştirmiştir.

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın