Radyasyon Nedir? Zararları ve Korunma Yolları Nelerdir?

Cep telefonları, televizyonlar, bilgisayarlar, röntgen ve tomografi cihazları belli bir radyasyon yayan cihazlardır. Her ne kadar zararlarından bahsedilse bile hayatımızın tam içinde yer alan radyasyon yayan bu cihazlar, bize belli faydalar da sağlar. Yine de sağlık için zararlı olan radyasyon hakkında bilmeniz gerekenleri bu yazıda bir araya getirdik.

Diğer adı ışınım olan radyasyon, elektromanyetik dalgalar sayesinde enerji yayma ya da dağıtma anlamına gelir. Genel olarak sağlık ile ilgili konularda karşımıza geçen bu ışınım, belli bir süre ve belirli bir miktarda verildiğinde zarar vermeyeceği düşünülür. Yine de radyasyonun korumasız olarak kişiye ulaştığı durumlarda verebileceği zararlar yüksektir.

Hamile kadınların bebeğine zarar verebileceği için bu ortamlarda bulunmaması gerekmektedir. Çünkü yeni oluşmaya başlayan bir bebeğin bu ışınımlardan etkilenmesi daha muhtemeldir ve çeşitli gelişim bozuklukları yaşanabilir. Sağlıklı bir insana göre katbekat daha hızlı ve öldürücü sonuçları olabilir. Üstelik radyasyon yalnızca belli yerlerde bulunmamaktadır.

Kalay Nedir? Özellikleri, Kullanım Alanları ve Çıkarıldığı Yerler

Evimizdeki televizyonlar, kablosuz internet, cep telefonları gibi birçok cihaz, aktif bir şekilde radyasyon yaymaktadır. Ama bunlar, radyasyon üzerinden işleyen makineler kadar zarar verici değildir. Özellikle sağlık alanında kullanılan tomografi, mamografi gibi uygulamalar radyasyon salgılamaktadır. Buna karşın toprak ve binalar da doğal bir radyasyon kaynağı haline gelmiştir.

Radyasyon Nedir?

Radyasyon Nedir?Maddenin yapıtaşı olan atom, proton ve nötrondan oluşan çekirdekten meydana gelir. Bir maddenin atom çekirdeğindeki nötron sayısı, protonlardan fazlaysa maddenin çekirdeğinde kararsızlık söz konusu olur. Bu sayede fazla nötronlardan parçalanarak ortaya alfa, beta ve gama ışınları saçılır. Bu ışınlara radyasyon denir.

Radyasyon bir ışın yayılımıdır. Bir diğer ismi ile ışınım olarak adlandırılan, tıpta ve sanayinin bazı kollarında oldukça faydalı bir olaydır. Özellikle sağlık alanında insanın iç organlarındaki bazı yabancı cisimleri görmek, bazı hastalıkları saptamak adına önemlidir. Bu anlamda tomografi, mamografi gibi uygulamalarda yoğun olarak radyasyon salgılanır.

Yine de bu tarz uygulamalar kullanılmaya devam edilir, çünkü bazı sorunların saptanmasında kesin bilgiler verebilen nadir cihazlar ve uygulamalardır. Gün geçtikçe radyasyon yayılımı engellenmeye çalışılmakta ve zamanla bu işte başarılı olunmaktadır. Çünkü insanların fazlaca radyasyona maruz kalması ölüme kadar giden sonuçlara yol açmaktadır.

Radyasyon Çeşitleri Nelerdir?

Radyasyon Çeşitleri Nelerdir?Radyasyon ortamda taşınan enerji olarak tanımlanır. Temel olarak iki şekilde sınıflandırılır. Bunlar parçacık ve dalgadır. Parçacık radyasyonu, belli bir kütle ve enerjiye sahip çok hızlı hareket eden küçük parçacıkları ifade etmektedir. Hızlı giden bir mermi gibidirler ancak gözle görülemeyecek kadar küçüklerdir.

Dalga tipi radyasyon ise belli bir enerjiye sahip ancak kütlesiz bir çeşittir. Bunlar, titreşim yaparak ilerleyen elektrik ve manyetik enerji dalgaları gibidir. Görünür ışık dalga tipi radyasyonun bir çeşididir. Bütün dalga tipi radyasyonlar ışık hızıyla 3 x 108 m/sn hareket ederler.

Gözümüzün fark edebileceği en yüksek enerjili ışık, mor renkli ışıktır. Radyasyon enerjisi arttıkça ışık rengi mor renk ötesine gider ve morötesi olarak adlandırılır. Bu ışığı göremez ve hissedemeyiz. Ancak ortamda mevcuttur ve eğer şiddeti büyükse ciltte bırakacağı güneş yanığı benzeri yanık izleri ile hissedilirler.

Parçacık ve dalga tipi radyasyonları de iki gruba ayırabilir. Bunlar ise iyonlaştırıcı ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyondur.

İyonlaştırıcı Radyasyon

Enerji, parçacıklar ve elektromanyetik dalgalar aracılığıyla taşınır. Bir atoma enerji aktarılarak atomdan elektron kopartılmasına ise iyonlaşma denir. Eğer taşınan enerji, atomlarda iyonlaşmaya neden oluyorsa buna iyonlaştırıcı radyasyon denir.

İyon meydana gelmesi yani iyonizasyon olayı herhangi bir maddede meydana gelebilir. İnsanlar dahil tüm canlılarda da oluşabilir. Bu nedenle önlem alınmadığı takdirde tüm canlılar için zararlı olabilir.

İyonlaştırıcı radyasyonun; alfa parçacıkları, beta parçacıkları, x-ışınları, gama ışınları ve nötron olarak beş farklı çeşide sahiptir. Bunlardan; alfa, beta parçacıkları ve nötron parçacıklı radyasyon iken, x-ışınları ve gama ışınları elektromanyetik radyasyondur.

Alfa Parçacıkları

Alfa parçacığı, iki proton ve iki nötrondan oluşmuş bir helyum çekirdeğidir. Pozitif yüklüdür ve küçük a benzeri bir sembol ile gösterilir. Çekirdeğin alfa çıkararak parçalanması olayı atom numarası büyük izotoplarda görülür.

Genel olarak doğal radyoaktif atomlarda rastlanır. Alfa parçacıklarını çok küçük kalınlıklardaki maddelerle durdurmak mümkündür. Bunun nedeni ise diğer çeşitlere göre sahip olduğu büyük elektrik yüküdür.

Sahip olduğu elektrik yükü, alfa parçacıklarının herhangi bir madde içerisinden geçerken yolları üzerinde yoğun bir iyonlaşma meydana getirmelerine neden olur. Bu yüzden enerjilerini çabuk kaybederler. Enerjilerini hızlı kaybeden alfa parçacıklarının erişme uzaklıkları çok kısadır. Dış radyasyon tehlikesi yaratmazlar; ancak mide, solunum ve yaralar aracılığıyla vücuda girmesi tehlikelidir.

Beta Parçacıkları

Beta parçacıklarında ise çekirdekteki enerji fazlalığı çekirdek civarında E=mc2 eşitliğiyle açıklanabilen bir kütle oluştururlar. Bu kütle çekirdekteki fazla yükü alır ve dışarıya bir beta ışını olarak çıkar. Bunlar; pozitif ve negatif yüklü elektronlardır.

Pozitif yüklü olanlar b+ ile negatif yüklü olanlar b- ile sembolize edilirler. Çekirdekteki enerji fazlalığı proton fazlalığından meydana geliyorsa b+, nötron fazlalığından oluşuyorsa b- çıkmaktadır. Alfa parçacıkları gibi belli bir yük ve kütleye sahip oldukları için madde içerisinden geçerken yolları üzerinde iyonlaşmaya sebep olurlar.

Beta parçacığındaki iyonlaşma, alfaya göre çok azdır. Çünkü bunlar, alfaya göre daha hafif ve yüz kere daha giricidirler. Yine de bunlardan korunmak için ince alüminyum levhadan yapılmış bir zırh malzemesi yeterlidir.

Nötron

Nötron ise yüksüz parçacıklardır. Bu özellikleri nedeniyle herhangi bir madde içinden kolayca nüfuz edebilirler. Doğrudan bir iyonlaşmaya neden olmazlar. Ancak atomlarla etkileşmeleri, iyonlaşmaya neden olan alfa, beta, gama veya x-ışınlarının ortaya çıkmasına neden olur. Nötronlar sadece kalın beton, su veya parafin kütleleriyle durdurulabilirler.

X-Işınları

Röntgen ışınları olarak da bilinen bu ışınlar, görünür ışık dalgaları ve mor ötesi ışınlar gibi dalga şeklindedir. Bir atoma dışarıdan gelen veya gönderilen yüksek enerjili elektronlar o atomun ilk halkalarından elektronlar koparır.

Atomdan kopan elektronun yerine daha yüksek seviyeden elektronlar atlar. Bu şekilde boşluk dolarken, bu sırada ortaya çıkan enerji fazlalığı x-ışını şeklinde dışarı salınır. Çekirdek içinde bulunan protonlardan birisi hareketi sırasında atomun ilk halkalarındaki elektronu yakalar ve nötrleşir. Yakalanan bu elektronun halkasındaki boşalan yere diğer halkadan bir elektron atlayarak x-ışınını oluşturur.

X-ışını yapay olarak röntgen tüplerinde de elde edilir. Bir tüp içerisinde ısıtılmış katottan yayılan elektronlar, on binlerce voltluk gerilimle hızlandırılarak karşısındaki hedef anota çarptırılır. Bu olay sonucunda elektronlar durdurulurken, elektronların kaybettiği enerji x-ışını olarak yayılır. Bu olaya Bremmstrahlung olayı, çıkan x ışınlarının oluşturduğu sürekli spektruma Bremmstrahlung denir.

Gama Işınları

Kaynağı atomun çekirdeği olan gama ışınları, atom çekirdeğinin enerji seviyelerindeki farklılıklardan meydana gelir. Çekirdek bir alfa veya beta parçacığı çıkarttıktan sonra genellikle kararlı olmaz. Fazla olan çekirdek enerjisi, bir elektromanyetik radyasyon halinde yayılır.

Gama ışınları, beta olanlardan daha yüksek enerjilidir. Bu nedenle daha giricidir ve g ile sembolize edilir. Gama ve x-ışınlarının, alfa ve beta parçacıklarına göre madde içine nüfuz etme kabiliyetleri çok daha fazladır. İyonlaşmaya sebep olma etkileri ise çok daha azdır.

Bu ışınlar, birkaç santimetre kalınlığındaki kurşun tuğlalarla sadece belli bir kısmı durdurulabilir. Madde içerisinden geçerken, üstel bir fonksiyon şeklinde bir şiddet azalmasına uğrarlar. Yüksüz oldukları için elektrik ve manyetik alanda sapma göstermezler.

İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyon

Eğer taşınan enerji, atomlarda iyonlaşmaya neden olmuyorsa buna da iyonlaştırıcı olmayan radyasyon denir. Bu tip radyasyon ile taşınan enerji, atomdan elektron koparmak için yeterli olmadığı için iyonlaşmaya neden olmamaktadır.

İyonlaştırıcı olmayan tüm radyasyon çeşitleri, elektromanyetiktir. İletişimde kullanılan radyo dalgaları, mikrodalgalar, ultraviyole, kızıl ötesi ve görünür ışık iyonlaştırıcı olmayan radyasyona örnektir. Elektrik enerjisi ileten ya da enerjiyle çalışan her türlü araç – gereç, çalışma durumunda çevresinde bir elektromanyetik alan oluşturur.

İyonlaştırıcı olmayan radyasyon kaynaklarının yarattığı manyetik alan, kaynakların yoğunluğuna ve frekansına bağlı olarak değişiklik gösterir. Kaynakları ise ultraviyole ışınları ve EMR nitelikli radyasyon olarak sınıflandırılır.

Ultraviyole ışınları yani morötesi ışınların asıl kaynağı Güneş’tir. UV ışınları, Güneş’in doğma aşamasında daha çok yayılmaktadır. UV ışınları, beyaz kıyafetlerle engellenebilir. Bu ışınlar kar veya kumdan yansıyarak, kar veya güneş körlüğüne neden olabilir.

UV ışınlarının giriciliği az olduğu için en büyük etkisi deri ve gözde görülür. Gözün fark edebileceği en yüksek enerjili ışık ise mor renkli ışıktır. Deri kanserlerinin yüzde 80’i UV ışınlarından kaynaklanır.

EMR nitelikli radyasyon ise radyo dalgaları, mikrodalgalar, cep telefonları, TV vericiler, radarlar, trafolar gibi kaynaklardan oluşmaktadır.

Radyasyonun Zararları Nelerdir?

Radyasyonun Zararları Nelerdir?Radyasyon bir anda etki göstermeyen, etkisini zamanla ortaya çıkaran bir ışınımdır. Bu yüzden de radyasyonun verdiği zararın vücutta bir anda ortaya çıkmaması doğaldır. Zamanla radyasyon etkisine bağlı olarak birçok problem yaşanabilir.

Buradan her radyasyona maruz kalanın zararını bir süre sonra yaşayacağı sonucu çıkarılmamalıdır. Radyasyonun aşağıda sayılan zararlarını yaşamak için yoğun ve uzun süre radyasyona maruz kalmış olmak gerekmektedir.

  • Radyasyon hücrenin DNA’sını parçalayabilecek güçte enerjiye sahiptir. Uzun süre radyasyona maruz kalan bir vücutta buna bağlı olarak hücre ölümleri gerçekleşebilir. Bu da kansere yol açacak ve dokuların doğal yapısında zarara neden olacaktır.
  • Radyasyon çevredeki canlılara ve bitkilere de zarar verir. Bilinçsizce radyasyon yayan aletlerin bitkilerin ölümlerine ve canlıların hastalanmalarına yol açtığı bilinmektedir. Özellikle bitkiler radyasyondan yüksek oranda etkilenir ve bitkilerin o ortamda bir daha yetişmediği gözlenir.
  • Radyasyon ergenlik dönemi, çocukluk ya da bebeklik döneminde vücutta kalıcı hasara neden olabilmektedir. Bu hasar en fazla gözlerde ortaya çıkar. Gözlerde görme bozukluğu ya da katarakt radyasyon temelli ortaya çıkabilmektedir.
  • Özellikle hamile bayanların ve bebeklerin radyasyondan olabildiğince korunması gereklidir.

Atom Nedir? Yapısal Özellikleri ve Modelleri Nelerdir?

Radyasyondan Korunma Yolları Nelerdir?

Radyasyondan Korunma Yolları Nelerdir?Radyasyondan korunmak adına küçük ama etkili yöntemler bulunur. Bunlar;

  • Kullanmadığınız elektrikli makinelerin fişini çekin ve bu şekilde hem radyasyondan hem de elektrik israfından kurtulun.
  • Bilgisayar seçerken LCD ekranlı ya da monitörlü seçmeye özen gösterin. Çünkü bu ekranlar daha az radyasyon yayar ve sizde bırakacağı zarar daha küçük olur.
  • Florasan olarak adlandırılan lambaları gece lambası yerine kullandığınızda yaydığı radyasyondan iki kat fazla etkilenirsiniz.
  • Özellikle yatak odanızda televizyon ya da telefon gibi cihazlar bulundurmayın. Eğer varsa mümkün olduğunca kapalı tutun ve fişini çekin. Bu sayede radyasyon yaymasını engellemiş olursunuz.
  • Elektrikli alarmlar yerine pil ile çalışan alarmları tercih edin.
  • Telefonunuzu mümkün oldukça kapalı tutun. Çok fazla görüşme yapıyorsanız, bu görüşmelerde kulaklık kullanabilirsiniz.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

Günümüzde radyasyonun girmediği yer kaldı mı ki? Elimizden düşürmediğimiz cep telefonları, her işimizi hallettiğimiz bilgisayarlar, hastalık tetkiklerinde kullanılan cihazlara kadar birçok alanda radyasyona maruz kalmaktayız.
Etrafımızdaki birçok doğal maddenin radyasyon içerdiğini biliyor muydunuz?
Toprakta, ayçiçeğinde, havuçta, patateste diğerlerine göre daha çok radyasyon olduğunu duydunuz mu?
Bir insan yılda ortalama ne kadar radyasyona maruz kalmaktadır?



Okur Yorumları

4 yorum
  1. Merhabalar öncelikle bir radyoloji Teknikeri olduğumu belirterek böyle bir yorum yazıyorum. Hazırladığınız içerikte MR cihazını radyasyon içeren bir cihaz olarak yazmışsınız. Bu tamamen yanlış bir bilgi. MR cihazının açılımı Manyetik Rezonans’tır ve radyo frekans dalgaları kullanılarak radyasyon içermeden en ileri düzeyde görüntüyü verir. Ayrıca MR’ın hamileler üzerinde herhangi bir etkisi bugüne kadar gözlenmemiştir ve çekimler içersin anne karnındaki bebeğin MR’ı da vardır. Radyasyonu tanımlamışsınız ancak radyasyonun ikiye ayrıldığını iyonlarıcı olan ve olmayan tipinden hiç bahsetmemişsiniz. Siz bir içerik hazırlayıp halkın okuması ve bilgi edinmesi için koyuyorsunuz ancak bu bize bu meslek açısından yanlış bilinçlenmiş hastalar olarak geri dönüyor. Bunu dikkate alıp okumanızı ve radyasyonla ilgili daha fazla araştırma yapmanızı öneririm. Mammografi konusunda sa yığın radyasyon demişsiniz ancak bir 4 mammografi çekimi sadece bir akciğer grafisi dozu kadar radyasyon içerir ve bilimsel açıklaması da her yıl mammografi çektiren kadınların radyasyondan zarar görme riski günde yarım dal sigara içmek kadar riski artırır. İnsanları radyasyon konusunda bilinçlendirmek istiyorsunuz bende sizi takip ediyorum ancak 6 sene boyunca bu işle uğraşan biri olarak bu yorumu yazmak istedim. İçerikle alakalı soru ve geri dönüşlerinizi mail adresime yapabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir