Sabunun İcadı: Sabun Nedir? Ne zaman? Kim Tarafından Bulundu?

Temizliğin olmazsa olmazı olan sabun, Milattan Önce 6000 yıllarına kadar uzanan bir tarihe sahiptir. Birçok farklı şekilde üretilen sabunlar, günümüzde çok daha yüksek teknolojilerle hazırlanmaktadır. Şimdi bu vazgeçilmez temizlik ürününün nasıl icat edildiğini inceleyelim.

Gün içinde onlarca kere ellerimizi yıkarken, kirleri arındırmak için kullandığımız sabun, oldukça köklü bir tarihe sahiptir. M.Ö. 6000 yıllarına kadar uzanan sabun yapımı, Hititler tarafından kül ve yağ ile olmuştur. Hititçe Has – Hasa şeklinde olan sabunun üretiminde yağ, günümüzde de ana maddelerinden birisidir.

Tarihin belli dönemlerinde değiş – tokuş aracı olarak da kullanılan sabun, bazı dönemlerde ilaç olarak bile kullanılmıştır. Fenikeliler ile Galyalılar arasında bir alışveriş aracı iken, Roma döneminde kadınların en popüler temizlik aracı olmuştur. Sabun ile ilgili maddelerin yazılı olduğu ilk belge ise Mezopotamya’da M.Ö. 3000 yılından kalma kil tabletleridir.

Şampuan Nedir? Nasıl Yapılır? İçeriği ve Tarihçesi

Günümüzde birçok farklı formu ile her yere giren sabun, tarihte bir mucize olarak görülmüş ve kadınların popüler temizlik ürünü olmuştur. Katı olanlardan sıvı haldekilere kadar birçok çeşidi ile bugün daha sağlıklı şekillerde üretilen sabunun icadına ait detaylara yazımızda yer verdik.

Sabun Nedir?

Sabun Nedir?Sabun, su ile temas ettiğinde köpüren ve temizlik amacıyla kullanılan maddelerin bir kalıp haline getirilmesi ya da sıvı olarak hazırlanması ile meydana gelen bir temizlik malzemesidir. Sabunların temizleyici özellikleri, suyu çeken yağ parçacıklarını sarabilme özelliği ile sağlanır. Sabunun üretiminde kimyasal tepkimeler ön planda yer almaktadır.

Önceleri saç ve vücut temizliğinde de sık sık kullanılan sabun şimdilerde sadece el temizliği için kullanılıyor. Şampuanların, duş jellerinin, sıvı sabunların piyasaya çıkmasıyla birlikte eskilerin sabunu yavaş yavaş yok olmaya başlamış durumda.

Endüstri alanında ise plastik, metal çekme, boya imalatlarında, su geçirmeyen tekstil ürünlerinin üretiminde ve metallerin paslanmasını önlemede kullanılıyor. En basit sabun yapım yöntemi, soğukta yapılmasıdır. Günümüzde sabunlar, ısıtıcı çift çeperli hazne içinde tutularak; baskı filtrelere benzeyen bir soğutma işlemine maruz bırakılır.

Modern cihazlar sabunu soğutmakla kalmaz; suyunu da alır. Böylelikle de toz sabun elde edilir. Saflaştırılan yağ asitlerinin; alkali oksitler ile nötrleşmesi ile elde edilen sabunlar ise genellikle tuvalet sabunu olarak kullanıma sunulmuştur.

Sabun Ne Zaman, Kim Tarafından Bulundu?

Sabun Ne Zaman, Kim Tarafından Bulundu?Sabunun tarihi, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir. M.Ö 6000’li yıllara kadar uzanan bir geçmişi vardır. Tarihte, Finikeliler sabunun bulunmasına kadar kül ve kil yardımı ile temizlik yapmaktaydı.

M.Ö 600 yılında sabunun bulunmasının ardından, Orta Çağ'a gelindiğinde oldukça gelişmiş halini almıştır. Roma döneminde de özellikle kadınların en gözde temizlik malzemelerinden birisidir. Geçmişte sabun, sodyum, potasyum, tuz ve yağlı asidinin kül suyu ile temas etmesi sonucunda elde edilmekteydi.

Sabun niteliğindeki temizlik maddelerine ait ilk yazılı belge M.Ö 3000 yılına ait kil tabletleridir. Bu tabletlerde de sabunun potasyum ve yağ karışımından oluştuğundan bahsedilmiştir. Sonraları 7.yüzyıl civarında sabun üretimi bir meslek halini aldı. Güzel kokuların da sabuna katılması bu döneme rastlamaktadır. Bunun ardından da çamaşır yıkamak ve banyo yapmak için kullanılmaya başlandı.

12. yüzyıl başlarında İngiltere’de sabun tekeli bir sabun yapımcısına verilmiştir. Sabuna, lüks adı altında %100 vergi de bu dönemde konulmuştur. Modern anlamda sabun üretimi 18. yüzyılda kimyager Michel Eugene Chevreul isimli bir mucit tarafından sabunun aslında bir yağ asidi olduğunu belirtmesi ile gelişme göstermiştir.

Sabun Nasıl İcat Edildi?

Sabun Nasıl İcat Edildi?Bir Roma masalına göre sabun ilk defa kadınlar tarafından keşfedilmiştir. Hayvanların kurban edildiği Sapo Dağı’nın kıyısındaki Tiber Nehri’nde çamaşır yıkayan kadınlar, çamaşırlarını eskiye göre daha az çaba ile temizlediklerini fark ederler. Çünkü dağdan nehre yağmurla birlikte hayvan yağları ve odun külleri karışmaktadır.

İngiltere’nin eski halklarından olan Keltler’de ise hayvansal yağlar ve bitki küllerinden bir sabun üretilmiştir. Saipo ismi verilen bu ürünün ismi daha sonra soap olarak değiştirilmiştir.

M.Ö. 1500 yılına ait Ebers Papirüsünde ise kişisel temizliğine önem veren Mısırlıların, hayvan ve sebze yağları ile alkalinli tuzdan elde ettikleri sabunsu bir madde ile yıkandıkları bilinmektedir.

Yunanlılar ise vücutlarını yağ ve killerle sıvayıp, kum veya sünger taşlarıyla fırçalıyorlardı. Strigil adı verilen kavisli metal bir aletle vücutlarında oluşan tabakayı kazıyan Yunanlılar, daha sonraları bunu suya girerek yıkanarak ve zeytinyağı ile yağlanarak yapmaya başladılar.

Banyo kültürünün yaygın olduğu Roma’da ise M.Ö. 25 yılında hamamların herkes tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Erken Hıristiyan Kilisesi ise dini açıdan uygunsuz olduğu için kültürü saf dışı bırakmıştır. M.S. 476 yılında Batı Roma’nın yıkılmasıyla birlikte Avrupa’da hamam alışkanlığı ortadan kaldırılmıştır.

Kültürün kalkmasıyla birlikte sağlıksız yaşam koşulları Ortaçağ Avrupası’nın büyük sorunlarını beraberinde getirmiştir. 14. yüzyılda yaşanan veba salgını beraberinde getiren bu sorunlar, Eski Romalıların sabun yapımıyla ilgili bilgilerin Avrupa’ya yayılmasıyla çözüme kavuşturulmuştur. Avrupa’ya bu şekilde yayıldıktan sonra sabun yapım merkezleri yaratılmıştır.

Sabun yapımı 7. yüzyılda Avrupa’da bir meslek haline gelmiştir. Sebze ve hayvan yağlarına bitki ile güzel kokular katılarak üretilen sabunlar sayesinde kendi ticaret ağlarını kurmuşlardır. Güzel kokuların katılmasıyla birlikte sabun kullanımında artış gözlenmiştir.

10. yüzyılda Bizans’ta esnaf locaları içinde sabuncu esnafı grubu oluşturulmuştur. Türkler ise yaklaşık 11. yüzyılda sabun yerine sulardaki soda, çöven, saparma, sabun otu, süt kökü, kaşık otu, kılaya kavuğu, acı ağaç, herdemtaze, tavşankulağı, hintkestanesi gibi saponinli maddeleri külle karıştırarak kullanmıştır.

Belgelere göre bugünkü sabunun ilk hali de ilk çağlarda Araplar tarafından kullanılmıştır. Sabunculuk, ortaçağda İslam ülkelerinin gelişmiş bir imalat kolu olmuştur. Osmanlı’nın sabun esnafı tertip edilen törenlerinde esnaf alaylarının yer aldığı bilinmektedir. Aynı zamanda Osmanlılarda sabun üretimi ve tüketiminin oldukça yaygın olduğu arşiv vesikaları ile doğrulanmaktadır.

12. yüzyılın başlamasıyla İngiltere’de 1622 yılında I. King James, üretim tekelini yılda 100 bin dolar karşılığında bir sabun yapımcısına vermiştir. Ama sabun lüks görülmüş yüzde 100 vergiye tabi tutulmuştur. Halk vergiler nedeniyle sabundan mahrum kalırken, temizlik ve su sistemleri Roma ile Girit’teki sistemlerle eşdeğer düzeye gelmesine rağmen halk temizliğe isteksiz kalmıştır.

Dickens döneminde ise korkunç bir pislik içinde kalan halk, hastalıklarla mücadele etmeye başlamıştır. 1842 yılında İngiltere, Fakir Yasası Komisyonu sekreteri olan Edwin Chadwick’in çabaları ile Parlamento 1846’da “Halk Hamamları ve Yıkanma Evleri Hareketi” onaylanmıştır. Gladstone ise sabun vergisini kaldırmıştır.

1860 yılında Londra’da sayısı 10 kadar olan halka açık yıkanma evleri, 1 milyon civarına yükselmiştir. Hareket, Amerika’ya da yayılırken, Amerikan Tıp Topluluğu Dergisi’nin 1892 Ekim sayısında hamam kurulmasına ilişkin bilgiler verilmiştir. Halka açık bir hamam kurmanın, hastane inşa etmekten daha ucuz olduğu belirtilmiştir.

Bilimsel sabunun üretimi ise 18. Yüzyılda Michel Eugene Chevreul’un katkılarıyla önceden belirlenen kesin amaçların elde edilmesini sağlayan kimyasal formüllerin ortaya konmasıyla başlamıştır. Buhar makinesinin de keşfedilmesiyle birlikte sabun üretimi sanayiye dönüştürülmüştür.

Sabunun sert sularda yeterince köpürmemesi üzerine çeşitli çalışmalar yapılmış ve 1930’larda ABD’de ilk deterjanlar ortaya çıkmıştır. O tarihten veri deterjan yapımı da önemli bir sanayiye dönüşmüştür.

Sabunun Tarihçesi

Sabunun TarihçesiGerçek anlamda sabun yapımı 1934 yılında Clayton metodu ile gündeme gelmiştir. Bu metotta; aşırı sıcaklık uygulaması ardından hidratlaşan susuz bir sabun ortaya çıkar. Jacobs yönteminde ise elde edilen kütle düşük bir basınç altında, 7 gramlık bir gerilimin etkisi ile buharlaştırma sağlanır.

Camın İcadı: Cam Nedir? Ne Zaman, Kim Tarafından Bulundu?

Nemours yönteminde; Marsilya yöntemi ile birebir aynı maddeler uygulanır. Üretimin her maddesinde merkez kaç işlemi uygulanır. Monvason yöntemin, sabunda düşük sıcaklıkta alkali çözeltisi ile yapılır. Sıcak bir çeperle temas ettirilerek başlatılan tepkime, kendi kendine devam eder. Bunun nedeni tepkimenin ekzotermik olmasıdır.

Sabun kule içerisinde, hidroksit çözeltisi ile iyice yıkanır ve arıtma çok az miktardaki sabunun eritildiği ve esmer kısımların elde edildiği hafif alkali bir su ilave edilerek yapılmaktadır. Hazırlanan fazlar, çift taraflı kapların içerisinde 12 ila 24 saat arasında dinlendirilerek; ardından ayrılır. Böylece esmer faz, arı sabundan ve sınır hidroksit çözeltisinden belli miktardaki sodyum klorürün katılması ile ayrılma gösterir.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

Su ile temasa girdiğinde köpüren ve temizlik amacıyla kullanılan sabun bir kimyasal maddedir. Eski çağlardan bu yana kullanımı olan sabun kalıp şeklinde olduğu kadar, sıvı halde de üretilmektedir. Sabun temizlik maddesi olarak kullanımının dışında; plastik yapımında, boya imalatında ve metallerin paslanmasını önlemek amacıyla da kullanılabiliyor.
Sabunların bu kadar köklü bir geçmişe sahip olduğunu tahmin etmiş miydiniz?
Yağ ve külün sabun yapımı için kullanıldığını biliyor muydunuz?
Pek mümkün olmasa da sabun icat edilmeseydi neler olurdu?



Okur Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilgihanem'i Takip Edin

En Yeniler