Su Kirliliği Nedir? Nedenleri, Sonuçları, Çeşitleri ve Önleme Yolları Nelerdir?

Su, hayatın devamlılığı için neredeyse tüm canlılar tarafından başlıca bir ihtiyaç olan temel maddedir. Yaşam şartları için pek çok alanda kullanılan su kaynakları, her geçen gün kirlenmekte ve tükenme tehlikesine maruz kalmaktadır. Su kıtlığı çeken ülkeler arasında olmayan ve yıllık yağış ortalaması 643 mm olan Türkiye gerekli tedbirler alınmazsa yakın gelecekte su kirliliğine bağlı olarak su kıtlığı yaşamaya başlayacaktır. Bu durumun yaşanmaması için toplum olarak su kullanımı konusunda eğitilmeli ve etrafımıza karşı örnek teşkil etmeliyiz.

Evlerimizde ve dışarıda istediğimiz her an basit bir şekilde temiz suya ulaşabiliyoruz. Dilediğimiz gibi kullanmakla beraber çoğu zaman israf ederek farkında olmadan su kıtlığına ortam hazırlıyoruz. Peki, bizler için temini bu kadar kolay olan temiz su kaynaklarının kirlendiğini ve tükenmek üzere olduğunu hiç düşündünüz mü? Bu durumun sonuçlarının neler olabileceğini sadece bir dakikalığına hayal ederek, hayatın ne denli zorlaşabileceğini anlayabilirsiniz. Bireysel ve hatta küresel olarak, günlük gereksinimlerimizin birçoğunu karşılamak bile oldukça güç duruma gelerek, yaşam şartları ciddi oranda olumsuz yönde etkilenir.

Dünyamızın önemli bir bölümü olan %70’lik kısmını kaplayan suyun sadece %0,3’lük bir kısmı kullanıma uygundur. Tatlı suların en mühim kaynağı olan yağışlar su kirliliğine neden olan faktörler arasında yer almaktadır. Eğer toplum olarak bilinçlenmez ve doğaya karşı saygılı davranmazsak çevre kirliliğinin önüne geçemeyiz. Çevre kirliliğine bağlı olarak oluşan asit yağmurları yeryüzüne ulaşarak su kirliliğinin oluşmasını sağlar. Aslında bu şekilde zincirleme bir etkiye sahip olan çevre temizliği, el ele verilerek oluşabilecek sorunların ortadan kaldırılması mümkün olabilir.

Kuraklık Nedir? Nedenleri, Sonuçları, Çeşitleri ve Önleme Yolları Nelerdir?

Su, toplumların gelişmişlik seviyesini gösteren bir skaladır. Kişi başına düşen su tüketimi, toplumun gelişmişlik düzeyi ile doğru orantılıdır. Ülkemizde ise sınırlı olan tatlı su kaynakları gereksinimler için ancak yetebilecek düzeydedir. “Su hayattır” felsefesi ile mevcut kaynaklarımızın değerini kavrayarak, başta bireysel ve sonra küresel olarak amaca uygun davranıp, su sıkıntısı yaşanmaması için gerekenlerin yapılmasını sağlamalı ve desteklemeliyiz.

Su Kirliliği Nedir?

Su Kirliliği Nedir?Su canlılar için temel bir gereksinimdir. Öyle ki, ortalama olarak yetişkin bir insan vücudunun %70'ini su oluşturmaktadır. Dolayısıyla milyarlarca hücremiz yaşamak için suya ihtiyaç duymaktadır. Bizler için bu denli önem arz eden su, her geçen gün artan üretim ve tüketimin bir sonucu olarak kirlenmektedir. Çeşitli nedenlere dayalı olarak gerçekleşen, günümüzü ve yarınımızı tehdit eden su kirliliği, sadece etrafına değil tüm çevreye zarar verdiği için ekolojik dengeyi de bozmaktadır.

İnsanoğlu tarih boyunca gelişim göstermiş ve her geçen gün nüfusu biraz daha artmıştır. Bu duruma paralel olarak insanın suya olan gereksinimleri de fazlalaşmıştır. Hayatın devamlılığı için süreklilik arz eden bu işlem, kullanılan suyun belli bir kısmının su döngüsüne tekrar verilmesi sonucu suya karışan bazı maddelerden dolayı fizyolojik ve biyolojik olarak suyun kirlenmesine yol açmaktadır.

Gelişen teknoloji ile birlikte artış gösteren sanayileşme ekonomik anlamda refah düzeyini artırmakla beraber biyolojik açıdan oldukça ciddi boyutlarda zararlı atıklara sebep olmaktadır. Bu atıklar ise büyük oranda suya karışmakta ve kimyasal su kirliliğine neden olarak çeşitli hastalıklara davetiye çıkarmaktadır ve hatta yapılan araştırmalara göre milyonlarca canlının ölümüne yol açmaktadır. Su kirliliğine ciddi boyutta neden olan endüstriyel atıklar için fabrika sahipleri mutlaka yasal denetimlere tabi tutulmalıdır.

Kirliliğe bağlı olarak meydana gelen olumsuzluklar suda yaşayan canlıları doğrudan etkilemekte, hayati anlamda zarar vermekte ve bazı canlı türlerinin neslinin yok olmasını sağlamaktadır. Deniz ürünlerinin bu şekilde etkilenmesi sonucu, yakın gelecekte su popülasyonunda büyük oranda azalma meydana gelecektir. Bu durumda su ekolojisinde meydana gelen bozulma kaçınılmaz olacaktır.

%98’i tuzlu, %2’si tatlı olan ve oldukça az bir miktarı tüketime cevap veren su kaynaklarının bilinçsiz kullanımı yani organik, inorganik ve radyoaktif maddelerin suya karışımı yaşamın her alanında ihtiyaç duyulan suyun kirlenmesine sebebiyet veren, kısaca anlaşılması için genel hatlarıyla yapılan özet bir açıklamadır.

Birçok faktörün doğrudan neden olduğu su kirliliği, bazı etkenlerin de dolaylı olarak ortam hazırlaması sonucu oluşmaktadır. Bu yüzden çevre temizliği bir bütün olarak ele alınmalı ve özen gösterilmelidir. Çünkü doğa birbirini tamamlayan bir parçadır. Dolayısıyla zincirleme olarak toprak, hava ve su kirliliği birbirinin oluşmasını sağlar. Tabiri caizse çevre kirliliği domino taşı etkisi ile özelden genele doğru bir yayılım göstererek büyür. Atalarımızın da dediği gibi “yılanın başı küçükken ezilmeli” yani bu durum küresel boyutlara ulaşmadan engellenmelidir.

Su Kirliliğinin Nedenleri Nelerdir?

Su Kirliliğinin Nedenleri Nelerdir?Önlem alınmadığı sürece dolaylı ve doğrudan birçok faktörün etkisi ile su kirliliği meydana gelmektedir. Temiz su kaynaklarının kullanılamaz hale gelmesine yol açan bu etkenlere ise genel itibari ile insanlar sebep olmaktadır. Dolayısıyla hem kendi yaşamımızı hem de diğer canlıların yaşamlarını tehlikeye atmış oluyoruz. Şimdi makalemizin bu bölümünde kirliliğe yol açan nedenlerin neler olduğunu inceleyelim.

  • Su kullanımı ve temizliğine dair bilgisizlik
  • Kimyasal kirlilikler
  • Fizyolojik kirlilikler
  • Biyolojik kirlilikler
  • Atmosfer kirliliği
  • Toprak erozyonu
  • Tarımsal faaliyetler
  • Zirai ilaçlarla mücadele (Kimyasal gübreler, pestisit benzeri böcek ilaçları vb.)
  • Bitkilerin çürümesi
  • Hayvansal atıklar
  • Alg (su yosunu) ve plankton (denizanaları ve kopmuş yosunlar gibi tek hücreli mikroskobik canlılar) üremelerindeki artış
  • Madencilik faaliyetleri
  • Endüstriyel atıklar
  • Radyoaktif atıklar
  • Ağır metaller
  • Hızlı şehirleşme
  • Yerleşim alanlarındaki kirlilikler
  • Küresel ısınma
  • Yağmurlar
  • Fosil yakıt tüketimi
  • Akarsuların kirletilmesi
  • Petrol tankeri kazaları
  • Gemi ya da tanker atıkları
  • Denize atılan çöpler
  • Medikal malzemelerin suya karışması
  • Rüzgarlar
  • Depremler
  • Ulaşım araçlarından kaynaklanan kirlilikler
  • Zehirli atıkların usulsüz olarak gömülmesi
  • Depolama alanlarında meydana gelen sızıntı
  • Kanalizasyon gibi faktörlerdir.

Su Kirliliğinin Sonuçları Nelerdir?

Su Kirliliğinin Sonuçları Nelerdir?Su kirliliğine karşı tedbir alınmazsa yakın tarihte temiz su kaynakları tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Üstelik bu kirlilik hayati anlamda türlü olumsuzluklara yol açarak dünyamızı küresel boyutta etkisi altına alıp canlı popülasyonunda önemli ölçüde azalmaya sebep olacaktır. Su kirliliğinin olası sonuçlarından bazıları şunlardır;

  • Ekolojik dengenin bozulmasına sebep olabilir.
  • Bulaşıcı ve ölümcül hastalıklara neden olabilir. (Tifo, amipli dizanteri, basili dizanteri, kolera ve çocuk felci gibi.)
  • Suda yaşayan canlıların ölmesine ve bazı türlerin neslinin tükenmesine yol açabilir.
  • Hayvan çeşitliliğinde azalmalar meydana gelebilir.
  • Tatlı su kaynaklarının tükenmesine neden olabilir.
  • Kuraklık meydana gelebilir.
  • Kalitesiz sulamaya bağlı olarak sağlıksız tarım ürünleri yetişebilir.
  • Ormanlık alanların gelişmesine engel olabilir.

Kirliliğin neticesinde meydana gelebilecek olan bu ağır sonuçları yaşamamak için bazı önlemler almalıyız. Bu tedbirlerin neler olduğunu öğrenmek istiyorsanız, siz değerli Bilgihanem okuyucularımız için tüm detaylarına değindiğimiz, yazımızın devamında bulunan “su kirliliğini önleme yolları nelerdir?” başlığı altında yer alan kısmı inceleyebilirsiniz.

Su Kirliliğinin Neden Olduğu Hastalıklar Nelerdir?

Su Kirliliğinin Neden Olduğu Hastalıklar Nelerdir?Su kirliliği çeşitli hastalıklara neden olmakla beraber sonucunda milyonlarca canlının ölümüne de yol açmaktadır. Yapılan bir araştırmaya göre su kirliliğine bağlı olarak günde 14.000 ölümün meydana geldiği bilinmektedir. Eğer bu duruma bağlı olarak herhangi bir rahatsızlık yaşarsanız en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna gitmeyi ihmal etmemelisiniz. Şimdi kirlilikten kaynaklanan hastalıkların neler olduklarını ve hangi grupta yer aldıklarını inceleyelim.

Su kirliliğine bağlı olarak amonyak (kimyasal formülü NH3 olan hidrojen ve azot bileşiği kokulu keskin bir gaz) sonucu meydana gelen hastalıklar;

  • Bulantı
  • Kusma
  • Mide ağrısı
  • Boğazda ve yemek borusunda tahriş gibi rahatsızlıklar.

Su kirliliğine bağlı olarak kurşun (simgesi Pb olan, mavimsi gri renkte bir element) sonucu meydana gelen hastalıklar;

  • Kemik iliği
  • Beyin
  • Böbrek
  • Karaciğer
  • Mide
  • Sindirim sistemi bozukluğu gibi rahatsızlıklar.

Su kirliliğine bağlı olarak fenol (kimyasal formülü C6H5OH olan, karbonik asit ya da hidroksi benzende denir) türevleri sonucu meydana gelen hastalıklar;

  • Boğazda yanma ve ağrı
  • Mide krampları, mide kanaması ve kusma
  • Dolaşım sisteminde rahatsızlık
  • Beyin rahatsızlığı
  • Solunumda güçlük ve solunumun durması
  • İdrarda azalma gibi rahatsızlıklar.

Su Kirliliğinin Çeşitleri Nelerdir?

Su Kirliliğinin Çeşitleri Nelerdir?Su kirliliği çeşitlerine göre sınıflandırılmıştır. Makalemizin bu bölümünde su kirliliğinin türleri hakkında detaylı bilgilendirme yapılmıştır.

Yer Altı Su Kirliliği

Şehrin su ihtiyacını karşılamak üzere faal durumda olan doğal su kaynaklarına yer altı suyu denilmektedir. Su kaynaklarının önemli bir kısmı ve tatlı suyun %22’si yeraltı sularından oluşmaktadır. Yer altı su kirliliğine neden olan etkenlerin başında yağışlar gelmektedir. Çöplerin ve özellikle sanayi atıklarının arıtılmadan toprağa ve suya karışması, tarımsal ilaçların ve gübrenin bilinçsiz şekilde aşırı kullanımı, yer altı arıtma tesislerinin, kanalizasyon sistemlerinin olmadığı ya da yetersiz kaldığı gibi durumlar bu tür kirliliğe yol açmaktadır.

Neticesi ise oldukça ciddi rahatsızlıklara ve birçok canlı türünün yok olmasına sebebiyet vermektedir. Akciğer ve cilt kanserinin yanı sıra balıkların ve diğer su canlılarının ölümüne neden olmaktadır.

Yer Üstü Su Kirliliği (Yüzey Suları Kirliliği)

Yeryüzünde bulunan; okyanuslar, denizler, göller, akarsular vb. yer üstü suları olarak adlandırılır. Kısaca, yeryüzündeki doğal su kaynaklarını tanımlamak için kullanılan bir terim olarak ifade edilebilir. Başta evsel ve sanayi atıklarının sebep olduğu bu kirlilik; havaya, toprağa ve dolaylı ya da doğrudan su kaynaklarına zarar vererek birçok canlının bu durumdan olumsuz şekilde etkilenmesine neden olur.

Tarım ilaçlarının ve kimyasal gübrelerin aşırı kullanımı da çeşitli yollarla akarsulara karışarak doğal su kaynaklarını kirletmektedir. Bu olaylar toprak verimliliğini de olumsuz yönde etkilemektedir. Sucul canlıların ölümlerine yol açmakla beraber insanlarda ciddi mide, böbrek ve sindirim problemleri gibi rahatsızlıklara neden olabilir.

Akarsu Kirliliği

Yağmur ve kar sularıyla beslenen, yer altı ve yer üstünde bir akak içinde, arazinin eğimi yönünde sürekli ya da belirli zamanlarda akan sulara akarsu denilmektedir. Akarsuların en küçüğü derelerdir. Dereler birleşerek çayları ve çaylar da birleşerek en büyük akarsu olan nehirleri oluşturmaktadır.

Sanayi atıklarının, arıtılmamış suların ve tarım ilaçlarının buharlaşarak havaya karışması ve neticesinde oluşan su buharının tekrar yağmur ya da kar olarak akarsulara ve toprağa karışması sonucu akarsu kirliliği meydana gelmektedir. Bu durum türlü hastalıkların oluşmasına ve birçok canlının zarar görmesine yol açmaktadır.

Su kirliliği kontrol yönetmeliğince kıta içi yer üstü su kaynakları grubunda yer alan akarsular 4 temel sınıfa ayrılmıştır. Bunlar ise; I. sınıf yüksek kaliteli su, II. sınıf az kirlenmiş su, III. sınıf kirli su ve IV. sınıf çok kirlenmiş su olarak kategorilendirilmiştir.

Göl Kirliliği (Ötrofikasyon)

Tek tek ve yan yana bulunabilen, kimi zaman akarsularla beslenen, az ya da çok derin, tuzlu veya tatlı su birikintisine göl adı verilir. Yer üstü suları içerisinde kirlenmeye karşı toleransı en düşük olan su kaynağı gölleridir. Göl, doğal arıtma kapasitesini aşmadığı sürece normal şartlar altında organik kirliliği yok edebilmektedir. Lakin bu sınır aşıldığında doğal temizleme süreci gerçekleşmeyerek gölün oksijen düzeyi minimuma iner ve hatta oksijensiz duruma geçmesine neden olur.

Akarsular, asit yağmurları, rüzgar ve diğer etkenlerin de oluşmasına dolaylı ya da doğrudan yol açan endüstriyel atıklar, göl kirliliğine neden olan faktörlerdir. Bu etkenlerin neticesinde göl yüzeyinde plankton ve algler aşırı olarak artış göstermekte, su içerisine giren güneş ışığı ve oksijen seviyesi azalarak balıkların ve diğer canlıların yaşamları tehlikeye girmekte ve hatta birçok organizmanın ölümü gerçekleşmektedir.

Deniz Kirliliği

Okyanus ile bağlantısı olan, yeryüzünün beşte üçünü kaplayan tuzlu su kütlesine deniz adı verilir. Gemi kazaları, evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer atıkların denizlere karışması, petrol akıntıları deniz kirliliğine yol açarak istilacı türlerin (doğal ekosistemden başka bir ekosisteme giren ve burada çoğalarak ekosistemi etkisi altına alan türler) oluşmasına ortam hazırlamaktadır.

Tsunami Nedir? Nasıl Oluşur? Tarihteki Önemli Tsunamiler Nelerdir?

Ulaşım, taşımacılık, balıkçılık ve turizm gibi amaçlarla kullanılan denizler bu şekilde tahrip edildiği sürece insanlar ve hayvanlar için kaçınılmaz hastalıkların oluşmasına yol açacaktır.

Su Kirliliğini Önleme Yolları Nelerdir?

Su Kirliliğini Önleme Yolları Nelerdir?Su kirliliği ile mücadele etmek için öncelikle bireysel olarak bilinçlenmeli ve bu davranışımızı çocuklarımıza aşılayarak daha yaşanılır bir dünya için üzerimize düşeni yapmalıyız. Eğer biz kişisel olarak çevremize saygılı davranırsak etrafımızdakileri de etkileyerek daha bilinçli bir toplumun oluşmasına katkı sağlayabiliriz.

Şimdi bireysel ve küresel olarak, su kirliliğini önleme yollarının neler olduğunu tüm detaylarıyla inceleyelim.

  • Su temizliğine dikkat çekmek için yasal önlemler alınmalı ve kirletenlerin uyarılması sağlanmalıdır.
  • İnsanlar suyun kullanımına dair bilinçlendirilmeli ve bu duruma uygun davranmaya özen gösterilmelidir.
  • Su kıtlığını önlemek için su israfının önüne geçilmelidir.
  • Sentetik deterjanlı suların mümkün olduğunca sulara karışması önlenip bir yerde toplanması sağlanmalıdır.
  • Ağır deterjanları kullanmak yerine organik temizlik malzemelerini kullanmaya özen gösterilmelidir.
  • Yağların sulara karışmasını engellemeli ve tıpkı deterjanlar gibi bir yerde toplanması sağlanmalıdır. (Biriktirilen atık yağlar mahalle muhtarlığı tarafından toplanmaktadır.)
  • Evsel atıkların ve çöplerin sulara karışmasını önlemek için doğaya bırakılmamasına dikkat edilmelidir.
  • Canlı atıkları suya karıştırmamalıdır.
  • Su kaynaklarına (okyanus, deniz, göl, nehir vb.) yabancı madde atılmaması konusunda bilinçli olunmalıdır.
  • Yerleşim yerleri ve hayvan barınakları su kaynaklarına belli bir mesafeye kurulmalıdır.
  • Aile planlaması yapılmalı ve nüfus artışı kontrol edilmelidir.
  • Su kaynaklarının çevresinin temizliğine dikkat edilmelidir.
  • Tarım ilaçlarının ve gübrelerinin bilinçli kullanımı teşvik edilmeli hatta bu konuda eğitim verilmelidir. Zirai ilaçların suya karışmamasına özen gösterilmelidir.
  • Erozyon ile mücadele edilmeli bu konuda önlemler alınmalıdır.
  • Radyoaktif maddelerin suya karışmamasına çok dikkat edilmelidir.
  • Arıtma tesisleri için gerekli yatırımların yapılması teşvik edilmelidir.
  • Sanayiciler bu konuda eğitilmeli ve endüstriyel atıklar arıtılmalı, filtrelenmeli ve kullanılabilir su kaynaklarına karışması mümkün mertebe engellenmelidir.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

Geleceğimiz için daha yaşanılır bir doğa istiyorsak toplum olarak çevre temizliğine önem vermeli bu konuda bilinçli davranmalıyız. Toprak ve hava kirliliğinin de su kirliliğine neden olduğu unutulmamalı ve dünyamızı bir bütün olarak temiz tutmalıyız. Kısacası; bir vatandaş olarak çevremize karşı her zaman duyarlı davranmalı ve bu hareketlerimiz ile diğer insanlara örnek olmalıyız.
Su kirliliği ile mücadele edilmesi ve durumun toplumsal bilinç kazanması için çeşitli eğitimlerin verilmesini ister miydiniz?
Su kirliliğini önlemek için neler yapıyorsunuz?
Suyun bilinçli kullanımına dair çocuklarınıza örnek oluyor musunuz?
Su kirliliğinden kaynaklanan bir rahatsızlık yaşadınız mı?
Su kıtlığını engellemek için su israfı yapmamaya özen gösteriyor musunuz?
Fabrikaların, su kirliliğini engellenmek için ne tür tedbirler aldığını biliyor musunuz?



Okur Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir