Akasya Nedir? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Park, bahçe ve yol kenarları gibi çeşitli alanlara dikilerek adeta görsel bir şölen sunan, aynı zamanda eşsiz kokusuyla pek çok kişiyi cezbeden akasya, halk arasında salkım ağacı olarak da bilinmektedir. Yüzlerce çeşide sahip olan bu bitkiye ilk olarak, Virjinya ve Karolin sınırındaki Galleghanv Dağları’nda rastlanmıştır. İlerleyen zamanlarda dünyanın değişik bölgelerinde yetiştiriciliği yapılan ve birçok farklı alanda kullanılarak ticari gelir sağlayan akasya ağacını Avrupa’ya tanıtan kişi ise, Jan Ruben olarak bilinmektedir.

Akasyanın bazı türleri ekonomik açıdan oldukça değerlidir. Bu durumdan dolayı, geniş bir kullanım alanı bulunan bitkinin endüstride sağladığı yararları bir yana, tıbbi alandaki faydaları yadsınamayacak kadar fazladır. Kendi içinde çeşitlere ayrılmış olan ağacın türleri, şahsına münhasır özellikleri ile karşımıza çıkmaktadır. Bu niteliklerinden en bilineni ise, çiçeklerinin etrafa yaydığı hoş kokusudur.

Akasyanın pek çok türü Avustralya topraklarını sevse de, dünyanın çeşitli ülkelerinde de yetiştirilmeye uygundur. Çünkü oldukça dayanıklı olan ağaç, bazı iklim şartlarına karşı dirençli bir yapıya sahiptir. Türkiye’de de yetiştirilen bitkiye, genellikle Marmara bölgesinde rastlanılmaktadır. Özellikle, İstanbul’da adalardaki bahçeleri süsleyen akasya, zarif görselliği ile dikkat çekici bir etkiye sahiptir.

Ladin Ağacı Nedir? Özellikleri ve Faydaları Nelerdir?

Akasya hızlıca büyüyebilen bir ağaçtır. Dolayısıyla bahçeye ekilen bir fidenin yetişmesi çok uzun zaman almaz. Fakat bu bitki de bazı tehlikelerden korunmaya ve çeşitli bakımlara ihtiyaç duyabilir. Oldukça basit olan bu bakım önerilerini ve daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız, çeşitli kaynaklar ve araştırmalar aracılığıyla, sizler için hazırladığımız makalemizin devamını okuyabilirsiniz.

Akasya Nedir?

Akasya Nedir?Ağaççık veya bodur çalı formları da bulunan akasya, zarif bir görselliği olan çiçeklere sahiptir. Çiçeklerin renkleri; kırık beyaz, parlak sarı ya da soluk sarı tonlardadır. Hatta bazen kırmızı olanları da vardır. Bu çiçekler salkım şeklinde olabileceği gibi başak biçiminde de bulunabilir. Yaprakları ise; parlak yeşil veya mavimsi yeşil pigmentlere sahiptir. Birleşik bir sap üzerinde bulunan ufak yapılı yaprakları, adeta doğal bir şifa kaynağıdır.

Güneş ışığına ihtiyaç duyan akasya, yaprak döken ya da dökmeyen olarak tanınan bir bitkidir. Bazı kaynaklarda ise, kışın yaprağını döken ağaçların arasında geçmektedir. Yaprakları genellikle yeşil kalan akasyanın yapısı dikenlidir.

600 türe sahip olan bitki, aşırı kurak koşullara karşı toleranslıdır. Bunun nedenini açıklayacak olursak; sağlam ve uzun köklerinin, yer altı suyu derinliklerine ulaşabilecek kadar güçlü olmasını söyleyebiliriz. Akasya ağacı bu özelliğinden dolayı, erozyon tehlikesine karşı etkili bir kalkandır.

Dünyanın çeşitli yerlerinde büyütülerek, ticari kazanç kaynağı sağlayan bitki ülkemizde de yetiştirilmektedir. Genellikle kil, kum, yüksek alkali ya da asidik toprakları seven akasya, diğer toprak türlerinde de rahatlıkla yetişebilir niteliktedir.

Çeşitli alanlarda kullanıma uygun olan akasyanın ömrü, genellikle 20-30 yıldır. Bitkinin kabuk ve yaprakları, hayvanlar tarafından yenmelerini koruyan kötü bir tada sahiptir. Ayrıca ağaç, enteresan bir yaşam döngüsü göstermektedir. Bu şaşırtıcı özellik, akasyanın karıncalar ile kurduğu mutualist yaşamdan kaynaklanmaktadır.

Mutualizm; farklı türden iki canlının karşılıklı yarar sağlamasıdır. Yani, kendi hayatlarını idame etme yeteneğine sahip olan iki canlının, bir araya gelerek kurduğu daha kolay beslenme ve barınma ilişkisine dayanan simbiyotik bir yaşam tarzıdır. (İki tarafın da pozitif yarar sağlaması durumu.)

Bu olaya kısaca değinecek olursak; karıncalar dikenleri yutarak daha konforlu bir yaşam alanı oluştururlar. Buna karşın ağacın salgıladığı lezzetli nektarla beslenerek yaşamlarını sürdürürler.

Akasya Çeşitleri Nelerdir?

Akasya Çeşitleri Nelerdir?Yazımızın bu bölümünde, 600 türe sahip olan akasyanın, en popüler olan çeşitleri hakkında derlediğimiz bilgileri sizler ile paylaşacağız.

Guajillo

Texas akasya olarak da bilinen bu türün çiçekleri, erken ilkbaharda açmaya başlayan beyaz renkli ve kokuludur. Ayrıca bu çiçekler bir araya gelerek küme oluştururlar. Guajillo, yüksek sıcaklıklara karşı oldukça dirençlidir.

Acacia Dealtbata

Akasyanın en çok yetiştirilen bu türü genellikle ılıman bölgelerden hoşlanır. Bitkinin boyu ise, yaklaşık olarak 30 metreye kadar uzayabilir. Kabukları açık pigmentlere sahip boz renktedir. Sarı tonlardaki çiçekleri, demetler halinde ocak ve mart ayları gibi açarak hoş bir görsellik sunar.

Yuvarlakça başçık görünümündeki bu çiçekler, etrafa oldukça hoş bir koku yayarlar. Dört mevsim boyunca yeşil rengini muhafaza eder. Küçük ağaç ya da çalı formları mevcuttur. Sürgünler ince, sık ve gümüş renginde, tüylü dokudadır ve köşelidir.

Acacia Dealtbata, ülkemizin kıyı bölgelerinde yetiştirilmeye uygundur. Özellikle İstanbul’da adalardaki bahçelerde rastlanılan bu türün ana vatanı Avustralya, Tasmanya’dır. Lakin uzun süredir, Güney Avrupa’nın park ve bahçelerinde süs bitkisi olarak kullanılmaktadır.

Acacia verticillata Willd.

Yaklaşık olarak 9 metreye kadar uzayabilen bu akasya türünün çiçekleri, silindir forma sahiptir ve Nisan- Mayıs aylarının gelmesiyle açmaya başlar. Oldukça zarif ve hoş görselliği sebebiyle sıklıkla süs bitkisi olarak tercih edilir. Ağaç, ağaççık veya sık görünüşlü çalı formları mevcuttur. Acacia Verticillata Willd, Avustralya’nın güneydoğusunda yer alan ve Tasmanya ya da Tazmanya olarak bilinen bir adada sıklıkla yetiştirilir.

Acacia Cyanophylla Lindl.

Akasyanın bu türü oldukça kalın dallara sahip olmasıyla bilinir. 4-8 metreye kadar uzayabilir. Dört mevsim boyunca yeşil kalır. Ağaç ya da çalı formu mevcuttur. Yuvarlak tepeli, tek veya çok gövdeli odunsu bir türdür. Oldukça güçlü kök ve kütük sürgünü yapma niteliğine sahiptir. Fazla suya gereksinim duymaz. Ana vatanı Batı Avustralya’dır. Türkiye’de de yetiştirilebilen Acacia Cyanophylla Lindl, ülkemizin bazı kesimlerinde Kıbrıs Akasyası olarak tanınır.

Acacia Fornesiana (L.) Willd.

Küçük yapılı bir ağaç olan bu türün, 3 ila 4 metreye kadar uzayabilen çalı formu da mevcuttur. Tüylü yaprakları iki katlıdır. Ilıman iklime sahip olan yerlerde süs bitkisi olarak kullanılmaktadır. Çiçekleri açık tonlarda sarı bir renge sahiptir ve destile edilerek farmaside kullanıma uygun hale getirilebilir. Asıl yetiştirildiği yer Dominik Cumhuriyeti olan Acacia Fornesiana (L.) Willd, ülkemizde genellikle İstanbul’da bulunur ve daha çok amber adı ile tanınır.

Acacia longifolia Willd.

Küçük ağaç ya da çalı formu da mevcut olan akasyanın bu çeşidi, yaklaşık olarak 9 metreye kadar uzayabilen bir ağaçtır. Açık sarı tonlarda çiçeklere sahip olan bitkinin yaprakları 15 cm uzunluğunda, sert ve derimsi olup sarımtırak yeşil tonlardadır. Bitkinin meyveleri ise, bakla biçimine sahiptir. Bu tür tıpkı Acacia Verticillata Willd gibi, Avustralya’nın güneydoğusunda yer alan ve Tasmanya ya da Tazmanya olarak bilinen bir adada yetiştirilir.

Acacia Abeileyana F. Muell

Yaklaşık olarak 3 metreye kadar uzayabilen bu tür, kireçten hiç hoşlanmaz. Tüysüz ve katlı yapraklara sahip olan Acacia Abeileyana F. Muell, dört mevsim süresince yeşil rengini muhafaza eder. Ağaççık ya da çalı formları bulunan bitkinin dalları ise, mavi tonlardadır. Bir araya gelerek salkım oluşturan çiçekleri, altın sarısı pigmentlere sahiptir. Ayrıca bu çiçekler, silindir değil yuvarlak biçimdedir.

Acacia Koa

Akasyanın bu türü, ilkbahar aylarının gelmesi ile birlikte soluk sarı tonlara sahip olan çiçeklerini açmaya başlar. Hawaii’de bulunan Acacia Koa, oldukça hızlı yetişmesiyle bilinir. Bu bitkinin üst sınıfı, Thorn trees olarak belirtilmiştir.

Acacia melanoxylon R. Br.

Akasyanın bu türü, 25 ila 30 metreyi geçebilen bir uzunluğa erişebilir. Sarı renkli çiçekleri oldukça hoş bir kokuya sahiptir. Sürgünleri tüylü bir dokuda olup köşelidir. Taban ve uçları dar olan yaprakları 13 cm boyunda olabilir. Geniş ve yuvarlak tepeli olan bu ağaçlar, yol ağaçlandırmalarında kullanıldığı gibi mobilyacılık sektöründe de sıklıkla yer alır. Acacia melanoxylon R. Br. , Avustralya’nın güneydoğu bölgelerinde yetiştirilir.

Akasyanın Özellikleri Nelerdir?

Akasyanın Özellikleri Nelerdir?Akasyanın özelliklerinin neler olduğuna detaylıca değindiğimiz bu bölümü inceleyerek, onun nasıl bir bitki olduğu hakkında daha net bilgilere ulaşabilirsiniz.

  • Bilimsel adı: Acacia
  • Üst sınıfı: Akasyagiller
  • Sıralaması: Fabales
  • Akasya genellikle, tropik ve subtropik bölgeleri sever.
  • Bitki kompakt küresel ya da silindirik kümeler halinde düzenlenmiştir ve genellikle kokulu çiçekleri ile ayıt edilir.
  • Akasyalar genel itibari ile yakın ilişkisi olan Mimosa cinsinin üyeleriyle karıştırılır.
  • Ağacın dikenli ve dikensiz türleri vardır. Gövdesi ise boz esmer tonlardadır.
  • Meyveleri bakla biçimindedir. Ayrıca türe bağlı olarak görünüşte değişkenlik gösterir.
  • Yalancı akasyanın meyveleri yeşil fasulyeyi andıran bir görselliktedir.
  • Akasyanın örtü yaprakları, taç ve çanak olmak üzere birbirinden ayrılmıştır.
  • Yaprakları tüylü bir dokuya sahiptir.
  • Bazı akasyalarda, ince yapılı uzun flokladlar bulunur. Ayrıca yaprak sapları geniş ve uzundur.
  • 600 çeşidi bulunan bitkinin, kış aylarında yaprak döken türleri bulunabildiği gibi dört mevsimde boyunca yeşil yapraklı olanları mevcuttur.
  • Akasya yağlı bir formdadır. Bu niteliğinden dolayı, işlenme olaylarında su bazlı boyalara karşı oldukça istemsizdir.
  • Akasya ağacının kökleri dayanıklı olduğu gibi yapısı da oldukça serttir.
  • Herhangi bir darbe ve bazı iklimsel olaylara karşı yüksek mukavemete sahiptir. Ayrıca mikroorganizmalara karşıda oldukça dirençlidir.
  • Bitki elastiki bir dokudadır.
  • Akasya ağacı oldukça zor işlenir.
  • Kullanım alanları son yıllarda artış gösteren akasyanın kerestesi ise çok az tercih edilir.

Akasya Bakımı Nasıl Yapılır?

Sıcak ya da soğuk hava şartlarına karşı dayanıklılığı ile bilinen akasyanın boyu, 2 ila 4 metreye kadar uzayabilir. Lakin ağacın boyu yapılan bakma bağlılık gösterir. Her ne kadar sert bir dokusu olsa da, vahşi tehlikelerden korunmaya ihtiyacı olabilir. Eğer akasyanın küçük ve ince yapılı dalları, şiddetli rüzgarlardan korunmazsa kırılabilir.

Ağaç ilk yıl üç ya da dört haftada bir orkide gübresi ile beslenmelidir. Daha sonra ise, isteğe bağlı olarak yılda bir defa olmak üzere, genel amaçlı gübreden yararlanılabilir. Çünkü akasyanın, beslendiği zaman daha güzel çiçek açtığı gözlemlenmiştir.

Akasyanın su gereksinimi de minimum derecededir. Yani suya az miktarda ihtiyaç duyar. Sulama konusunda çok narin olmayan akasyanın yıpranmış dalları düzenli olarak budanmalıdır. Çünkü bitki bu durumun neticesinden oldukça olumlu etkilenir.

Diğer pek çok bitki gibi akasyayı çoğaltmakta mümkündür. Çelikle ya da tohumla çoğaltma yöntemleri kullanılabileceği gibi başka alternatiflerde tercih edilebilir.

Akasya Nasıl Kullanılır?

Tabiatın mucizevi nimetlerinden olan akasya, bazı durumlar için tüketildiğinde vücuda iyi gelen bir bileşime sahiptir. Lakin kullanım dozunun aşılmamasına özen gösterilmelidir. Herhangi başka bir yan etkiye maruz kalmamak için doktorunuza danışmanızı tavsiye ederiz.

Akasya ağacının kurutulmuş olan yaprak ve çiçeklerinden çay hazırlanabilir. Özellikle mental yorgunluğu olduğunu dile getiren bireylere, akasya çiçeği çayı içmeleri önerilir.

Akasya çayını şu şekilde demleyebilirsiniz; 1 çay kaşığı akasya, 1 su bardağı sıcak suyun içine ilave edilir. (Bitkinin üzerine sıcak su dökmeyiniz. Tarifte belirttiğimiz gibi bitkiyi sıcak suya ilave ediniz.) Hazırlanan bu karışım 8 ila 10 dakika boyunca kaynatılır. Tüm bu işlemlerden sonra süzülen çay afiyetle tüketilir. Boğaz ağrısı olanlar, demlenen akasya çayına bal katarsa, olumlu etkilerini görebilirler.

Akasya çayının günlük tüketim miktarının iki çay bardağını geçmemesi önerilmiştir. Bu hususa özen gösterilmesi gerekmektedir. Akasyanın kullanım şekli bununla sınırlı kalmamıştır. Ülkemizin yetiştirdiği ve ünü dünyanın birçok yerine ulaşmış olan Dr. Mehmet Öz tarafından keşfedilen akasya tozu, kiloları ile savaşan insanların imdadına yetişmiştir.

Öz’ün, kızının doğum kilolarından kurtulması için yaptığı çalışmalar neticesinde keşfettiği bu madde, aralarında Amerikan üniversitelerinden bir olan Berkeley Üniversitesi gibi birçok kuruluşun onayını ve desteğini almıştır.

Akasya tozu yaklaşık olarak 12 saate kadar tok tutucu bir özeliğe sahiptir. Ayrıca metabolizmanın hızlanmasını sağlayan bu madde, vücutta yağ oluşumunu engellemektedir. Üstelik bağırsakları rahatlatıcı etkisi sayesinde, sindirim problemlerine karşıda iyi gelmektedir. Dr. Öz, keşfettiği bu tozu kızında kullanmış ve sıkılaşarak yaklaşık  20 kilo verdiğini gözlemlemiştir.

Akasya ağacı kabuğundaki liflerin işlenmesi sonucu elde edilen ve süt ya da su ile birlikte tüketebileceğiniz akasya tozunu kullanırken, herhangi bir tatlandırıcıya gerek yoktur. İnternet üzerinden sipariş vererek ulaşabileceğiniz maddenin kullanım şekli ise, paketinin üzerinde belirtilmiştir. Yalnız burada hatırlatmamız gereken önemli bir husus vardır. Güvenilir olmayan sitelerden yapılan online satışlarda, sahte ürünlere karşı dikkatli olunmalıdır.

Akasyanın Besin Değeri

Yazımızın bu bölümünde sizlerle paylaşmış olduğumuz bilgiler, bazı kaynaklarda değişiklik gösterebilir.

  • Bir akasya salkımı yaklaşık olarak 2 kaloridir.
  • Yağ ve şeker içermez.
  • Diyet lif, %85
  • Protein, %0,8
  • Karbonhidrat, %85
  • Kalsiyum, %%1,10
  • Potasyum, %0,20
  • Sodyum, %0,04
  • Magnezyum, %0,12

Akasyanın Kullanım Alanları Nerelerdir?

Akasyanın Kullanım Alanları Nerelerdir?Yazılan haberler ve yapılan araştırmalar doğrultusunda edindiğimiz bilgilere göre, akasyanın hizmet ettiği alanlar her geçen gün biraz daha genişlemekte ve artış göstermektedir.

  • Tıbbı alanda kullanıma uygun olan bitkinin birçok yararlı etkileri mevcuttur.
  • Akasyanın bir türü olan Acacia senegal kullanılarak; mürekkep, yapıştırıcı madde üretimi ve şekercilikte, eczacılıkta ya da diğer endüstrilerde yer alabilen Arap zamkı elde edilir.
  • Acacia arabica Willd. türüne mensup olan olgunlaşmamış meyveler, kahverengi ve siyah boyaların üretiminde kullanılır.
  • Bu bitki tanen gibi benzer maddelerin yapımında kullanılır.
  • Akasya ağacının çiçekleri kullanılarak, kolonya ve kokulu şurup elde edilir.
  • Avustralya’nın yerli halkı, mulga (Acacia aneura) olarak isimlendirdikleri bir akasya türünün dallarını kullanarak, bumerang ve mızrak sapı yaparlar.
  • Bazı akasya türleri kereste üretiminde kullanılır.
  • Akasyanın meyve ve yaprakları hayvan yemi olarak da kullanıma uygundur.

Misvak Ağacı Hakkında Bilgi; Faydaları Nelerdir? Misvak Nasıl Kullanılır?

Akasyanın Faydaları Nelerdir?

Akasyanın Faydaları Nelerdir?Akasya sahip olduğu kimyasal bileşenleri sayesinde pek çok yararı olan bir bitkidir. Bahsettiğimiz olumlu etkilerin neler olduğunu merak ediyorsanız, yazımızın bu bölümünde kaleme aldıklarımızı inceleyebilirsiniz.

  • Akasya yaprağının terletici bir etkisi vardır.
  • Akasya çiçeği çayı mental yorgunluğa iyi gelir.
  • Beş duyu organımızdan biri olan göze faydası vardır. Görmeyi keskinleştirici bir etkiye sahiptir ve göz iltihaplanmasına karşı iyi gelir.
  • Akasyanın kanamayı durdurucu özelliği vardır. Ayrıca kan akışını da hızlandırır.
  • Bitkinin, ateş düşürücü bir etkisi söz konusudur.
  • Akasya diş eti yaralarını iyileştirici bir bileşime sahiptir.
  • Mikrop öldürücü olarak da kullanılan akasyanın havayı temizleyici özelliği vardır.
  • Güzel bir kokuya sahip olan bitki, nefes darlığına iyi gelir. Astım ve bronşit rahatsızlıklarına faydalı olduğu bilinir.
  • Sindirime faydaları olan akasya metabolizmayı düzenleyici bir etkiye sahiptir.
  • Akasya ishale karşı kullanılabilir.
  • Bitki safra artırıcı bir özelliğe sahiptir.
  • Mide ekşimesini azaltan bitki, mide yanmasına da iyi gelir ve mideyi rahatlatır.
  • Akasyanın gastrit problemine büyük oranda iyi geldiği bilinmektedir.
  • Aşırı derecede mide ülseri yaşayanlara uzmanlar tarafından akasya bitkisi önerilir. Çünkü akasyanın tedaviyi hızlandırdığı saptanmıştır.
  • Akasyanın öksürüğe iyi geldiğine dair kesin bir bilgi olmasa da, bu amaç için halk arasında uzun yıllardır kullanıldığı bilinmektedir.
  • Akasya bitkisi doğal bir ağrı kesici niteliğe sahiptir. Romatizma ve baş ağrısına iyi geldiği bilinmektedir.
  • Akasya kokusunun kötü enerjiyi çektiği keşfedilmiştir. Hatta stres gibi bazı durumları yok etmek için bu aromatik kokunun kullanımı söz konusudur.

Akasyanın Zararları Nelerdir?

Akasyanın Zararları Nelerdir?Akasyanın yanlış kullanımı istenmeyen bazı yan etkilere neden olabilir. Yapraklarının tüketim miktarı aşıldığı takdirde zehirleyici etkileri söz konusudur. Çünkü akasya bitkisi zehirli bir ağacın ürünüdür. Kabız yapıcı özelliğe sahiptir. Bu hususlardan dolayı bitki kullanılmadan önce bir hekime başvurulmalıdır.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

Akasya kullanımı sonucunda herhangi bir olumsuz durumla karşılaşırsanız, en yakın sağlık kuruluşuna gitmenizi tavsiye ederiz. Akasya zehirli bir ağaç olduğu için asla gelişi güzel kullanılmamalıdır.
Daha önce hiç akasya gördünüz mü?
Akasyanın kokusu sizde de hoş bir etki bıraktı mı?
Daha önce akasya yaprağının ya da çiçeğinin çayını içtiniz mi?
Eğer akasyayı kullandıysanız, olumlu ya da olumsuz herhangi bir etkisi ile karşılaştınız mı?



Okur Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilgihanem'i Takip Edin

En Yeniler