Aziz Valentine Kimdir? Hayatı Hakkında Bilgi

14 Şubat Sevgililer Günü denildiğinde, akla gelen ilk isim olan Aziz Valentine, yaşamı sayesinde romantik aşk ile bağdaştırılmış bir hikayenin, saf ve temiz kalmış ruhu kabul edilmiştir. Azizin yaşayıp yaşamadığı bir muamma olsa da, batının unutulmazları arasında yer almış ve tüm dünyanın tanımış olduğu bir isim haline gelmiştir. Aşkın acı yönünü yaşamış ve kalbinde taşımış olduğuna inanılan Valentine, geçirdiği zor günler ile hafızalara kazınan, ilahi bir din görevlisi olarak bilinmektedir.

Sarsıcı bir hikayenin kahramanı olan Aziz Valentine, gelenekselleşen Sevgililer Günü'ne, orijinal ismini veren kutsal bir din adamıdır. Bundan dolayı her yıl 14 Şubat günü saygıyla anılan aziz, geçmişte saf duygularıyla yazmış olduğu mektubu sayesinde, günümüzde de devam ettirilen bir eylemin ilk adımını atmıştır. Unutulmaz tarihi ile batı dünyasında önemli bir yer tutmuş ve yaptıklarıyla adeta aşkın koruyucusu olmuştur.

Bir rivayete göre, aşkı ve sevgiyi ruhunun derinliklerinde yaşayan St. Valentine, evliliğin Tanrının emri olduğuna inanmış ve bu kanısından hiç vazgeçmemiştir. Hatta canından bile önemli saydığı bu durum uğruna, zor günler geçirmesinin ardından üzücü bir şekilde hayata veda etmek zorunda bırakılmıştır. Etkileyici bir o kadar da acı olan yaşamının son günleri, aşkın gücüne inanan pek çok kişiyi sarsmaktadır.

William Shakespeare Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Bazı kaynaklara göre, asırlar önce yaşadığının kanıtları olan bazı kaynaklara göre ise, yaşamı sadece bir efsaneye dayanan Aziz Valentine ile ilgili net bilgiler olmamasından dolayı, kimliğine ve hayatına dair pek fazla done bulunmamaktadır. Fakat yapılan araştırmaların neticesinde hazırlanmış olan çalışmaları inceledik ve St. Valentine hakkında ulaşabildiğimiz tüm verileri sizler için derledik. Tarihi menkıbelerde anlamlı ve önemli bir yere sahip olan, kutsal sayılmış din adamı Valentine ile ilgili merak ettiklerinizi, makalemizin devamını inceleyerek öğrenebilirsiniz.

Aziz Valentine Kimdir?

Aziz Valentine Kimdir?Valentine ya da Latince tabiri ile Valentinus, Hristiyan aleminin yüzyıllar önce yaşamış değerli din adamıdır. Ulaştığımız veriler sonucu edindiğimiz bilgilere göre, hayatını yaptığı işe adamış hatta uğrunda canından olmuş ilahi bir insandır. Onu bu denli kutsal yapan şey ise 14 Şubat Sevgiler Günü’nün ruhuna verdiği benliği olmuştur. Lakin birçok kaynakta geçenler, 14 Şubat ile Aziz Valentine’nin doğrudan bir ilgisi olmadığı yönündedir.

Aziz Valentine hakkında yazılanlara göre, o dönemde yaşamış ve çiğnedikleri yasaklar uğruna ölmüş olan üç tane Aziz Valentine’nin varlığı söz konusudur. Kimlikleri ile ilgili genel bir derleme yapacak olursak;

Bir tanesi, Aziz Valentine’nin Roma’da yaşayan, dinine bağlı bir rahip olduğu ve 3. yüzyılda öldürüldüğüne dair bilgidir. Fakat bu olayların olduğu tarihlerde yaşamış olan, iki tane daha Aziz Valentine’nin varlığından bahsedilmektedir. Bunlardan bir tanesi Kuzey Afrikalı bir şehit ve diğeri de, Roma çevresinde Terni olarak bilinen kentte yaşamış bir papazdır.

Bu üç Valentine’nin aynı kişi olduğu hususunda da bazı bilgiler mevcuttur. Tüm bu verilerin yanı sıra, en çok kabul gören açıklamaya göre; İlk defa resmi sayılan Aziz Valentine günü, Papa Gelasius tarafından, 496 tarihinde 14 Şubat’ta ilan edilmiştir. Her yıl 14 Şubat günü anılan Aziz’in ölüm yılı, bazı araştırmalara istinaden, M.S. 14 Şubat 269 olarak kabul görmüştür.

Tam adı “Valentine of Terni” olan kutsal papaz, 1908 tarihli Katolik Ansiklopedisi’ndeki eski şehitler listesinden ulaşılanlara göre, inancı yüzünden öldürülmüştür. Ölüm yeri Roma’dır ve Whiterfriar Street Church, Dublin, İrlanda’ya defnedilmiştir.

Aziz Valentine Hayatı

Aziz Valentine’ın Hayatı

St. Valentine’nin kimliğine dair pek fazla bilgi bulunmadığından hakkında yazılabilecek olanlar da haliyle kısıtlıdır. Aynı şekilde papazın hayatı ile ilgili kağıda dökülebilecekler de sınırlı kalmıştır. Fakat buna rağmen incelediğimiz kaynaklardan edindiklerimiz ışığında, sizlere aktarabileceğimiz ve etkileyici olduğunu düşündüğümüz bir hikayesi mevcuttur.

Bu hikaye ile ilgili pek çoğunun aklına ilk olarak, hafızalara kazınacak olan romantik bir aşk öyküsü gelmektedir. Ne yazık ki “Aşıkların Azizi” olarak bilinen Valentine’nin yaşamı, karmaşık ve hatta üzücüdür. Şimdi kaleme alacağımız bu hikayenin gerçekliği konusunda, henüz bir fikir birliğinin sağlanmadığını ve bazılarına göre, yaşanmışlığının sadece bir efsaneden ibaret olduğunu belirterek yazımıza devam edelim.

Yüzyıllar önce hayat bulmuş “acıklı” rivayetin ruhunu, en gerçekçi biçimde yansıtmaya çalışacağımız bu hikayenin yazılmasında büyük rolü olan kahraman, dönemin zalim hükümdarı Roma İmparatoru 2. Claudius’dur. Elbette ki ana karakter başlığımızın konusu olan Aziz Valentine’dir.

St. Valentine Roma’da yaşayan bir din adamıydı. O tarihlerde tıpkı kendisi gibi papaz olan bir diğer isim ise Aziz Marius’dur. Bu iki papaz hayatını, vazifesine adamış ve kendilerine bahşedilmiş sorumlulukları en doğru şekilde yerine getiren kutsal insanlardı. Ne yazık ki sahip oldukları görev aşkının, bir gün canlarına bedel olacağını bilmiyorlardı.

Görev yaptıkları bölgede imparator olan 2. Claudius, tıpkı bu iki kutsal insan gibi ordusuna fazlasıyla bağlı bir hükümdardı. Lakin aralarında derin bir fark vardı. Azizler şefkat ve merhamet dolu, aşka gönül vermiş ilahi kişilerdi. İmparator ise, oldukça sert ve acımasız bir yönetim uygulayan hükümdardı. Ordusunun gücüne güç katmak hep daha ileriye taşıma emelleri ile hareket ederek bir karar almış ve uygulamaya koymuştu.

Bu karar ise, erkeklerin aşık olmalarını ve dolayısıyla evlenmelerini engellemek adına alınan ve tabiri caizse yürürlüğe giren bir yasaktı. Bu fikri geliştirmesindeki amacın altında yatan sebep, savaşacak olan erkeklerin ailelerini bırakmak istemeyecekleri ve evli erkeklerin kötü, güçsüz askerler olacağı düşüncesiydi. Günümüze kadar ulaşan hikayenin, can alıcı noktaları ise buradan sonra başlamaktadır aslında.

Aziz Valentine ve Marius, zalim hükümdarın katı yasağını çiğneyecek kadar, ruhunu aşka adamış bir karaktere sahipti ve 2. Claudius’un getirmiş olduğu kuralı gizlice ihlal etmişti. Çünkü Valentine’ın inancına göre evlilik, Tanrının insanlar için gerekli kıldığı, yaşamın ayrılmaz parçası olan kutsal bir mertebeydi.

Aziz bu düşüncesinden hareketle, birbirini seven insanların kavuşmasına engel olacak yönetimi hiçe sayarak, doğru bildiği şeyi yaptı. Her şeye rağmen yasağı delerek, gizlice nikah kıymaya devam etti.

Bu durum daha sonra, 2. Claudius tarafından öğrenildi. Elbette ki, kararına saygı duyulmadığı için sinirlendi ve Valentine’yi mahkum hayatı yaşamak üzere hapse attı. Aziz hayatının son demlerini, kader mahkumu olarak geçirmeye başladığı zamanlarda, bulunduğu yerin gardiyanına anlattığı, Hz. İsa ile ilgili kıssayla gardiyanı etkiledi.

Gardiyan ise bu durum karşısında, gözleri görmeyen kız kardeşi Julia’yı, sağlığına kavuşacağını medet umarak, Valentine’nin yanına götürdü ve tanıştırdı. Aziz Valentine bildiklerini Julia’ya anlatmaya başladı. İlerleyen günlerde, Julia gözlerinin açılması için dizlerinin üzerine çöküp, azizin eşliğinde Tanrıya dua etti. Bu sırada bir ışık belirdi ve Julia’nın gözleri görmeye başladı.

Bu olayın vuku bulmasından kısa bir süre sonra, St. Valentine’nin hakkında ölüm emri çıktı. Zalim İmparator 2. Claudius, kararının çiğnenmesi konusunda, ne kadar canice davranabileceği noktasını, halka ibret olmasını istercesine, benliğini aşka adamış Valentine’yi acı bir şekilde idam ettirdi.

Aziz Valentine ile Sevgililer Günü İlişkisi Nedir?

Kaynaklarda yer alan diğer bir rivayete göre ise, hikaye şu şekilde yaşanmıştır; yine zorba imparatorun yasaklarına uymadığı için zindana atılan Valentine, buradaki gardiyanın kızı ile tanışmış ve aşık olmuştu. Azizin, damarlarında akan kan gibi vücudunu saran ve tüm hücrelerinde hissettiği masum aşkın ruhuna sığmıyordu adeta. Daha fazla baş edemediği saf duygularını saklamak yerine, kaleme almak ve sevgisini kağıda dökmek istedi. Elbette ki bu kararından vazgeçmedi ve Julia’ya bir mektup yazdı.

Bu mektup ise Julia’nın eline, 14 Şubat 270 tarihinde ulaştı. Lakin Aziz Valentine aşkını yaşayamadan ölüme mahkum edildi ve rivayete göre yakılarak diğer bir rivayette göre ise, canice sopayla dövülerek öldürüldü.

Oldukça üzücü ve bir o kadarda etkileyici bir hikayenin, ana karakteri olan Aziz Valentine, kaleme aldığı mektup sayesinde, günümüze kadar devam etmiş olan bir geleneğin ilk adımını atmıştır. Bu mektup “Senin Valentine’nden” diye sonlandırılmıştır.

İşte buradan hareketle, Sevgililer Günü'ne özel kartlar üretilmeye başlamış ve duyguların kısaca aktarıldığı, aşk şiirlerinin yazılıp sevgiliye verildiği, anlamlı notların bedeni olmuştur üretilen bu kartlar.

Laurence Sterne Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Hatta bu kartların üzerine, batıda yaşayan bazı bireyler, hoşlandıkları kimselere vermek üzere “sevgilim olur musun?” yazan imzasız notu göndermektedir. Alıcıda notun göndericisini bulmaya çalışmaktadır.

Kaynaklarda belirtilenlere göre 14 Şubat’ın, Aziz Valentine ile ilgisinin olmadığı, sadece hayatını feda edebilecek kadar aşka inandığı için, romantizmle bağdaştırıldığı görülmektedir. Bundan dolayı sevgililer günü batı dünyasında “St. Valentine’s Day” olarak bilinmektedir. Türkçe karşılığı ise, “Aziz Valentine Günü” olarak karşımıza çıkmaktadır.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

Makalemizde vermiş olduğumuz bilgiler, Aziz Valentine ile ilgili olan kaynaklardan yapılan alıntılar çerçevesinde bir araya getirilmiştir. Bundan dolayı, Valentine hakkında yazılmış olan farklı rivayetlerin de bulunması mümkündür.
Aziz Valentine hikayesinde sizi en çok etkileyen nokta neresidir?
Aziz Valentine’nin etkileyici hikayesi sizce yaşanmış mıdır?
Aziz Valentine’nin Sevgililer Günü ile olan ilgisini biliyor muydunuz?



Okur Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilgihanem'i Takip Edin

En Yeniler