Dostoyevski Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Tüm dünyanın tanıdığı Rus roman yazarı Dostyoyevski'nin oldukça zor ve sıra dışı bir hayatı olmuştur. Yazdığı kitaplarda Gogol ve Pusti gibi yazarların etkisi altında kalmıştır. Suç ve Ceza, İnsancıklar ve Budala gibi kitapların yazarı olan Dostoyevski'nin kısaca hayatını aşağıdaki yazımızdan öğrenebilirsiniz.

Ünlü romanların ve öykülerin yazarı olan Rus kökenli Dostoyevski, kendi zamanında yaşamış önemli yazarlardan biridir. İnsanın içinde kalmış gizli yanları eserlerinde büyük bir ustalıkla yansıtmaktadır. Dünyaca ünlü yazarı farklı kılan ise sıra dışı aile yapısıdır. Yoksullar hastanesinde çalışan babasının yanı sıra, tüccar bir babanın kızı olan annesi birbirine tamamen zıt iki karakterdir. Hayatının sonraki dönemlerinde yazdığı eserlerinde de bu zıt karakterlerin üzerinde bıraktığı etki belirgin olmuştur.

Annesinden aldığı eğitimini özel bir okulda devam ettiren ünlü yazar, yaz aylarını ise babasının kendisine olan sert yaklaşımından uzaklaşmak için Tula’da bulunan aile çiftliğinde geçirmeyi tercih etmiştir. 15 yaşına geldiğinde annesi vefat etmiştir. Tam adı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski olan başarılı yazar, 1837 yılında Petersburg Askeri Mühendislik Okulu’nda göreve başlamıştır.

Agatha Christie Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Burada yoğun geçen talimlerden kendine zaman oluşturarak şiddet içerikli romanlar okumaya çalışmıştır. Dünya edebiyatına duyduğu ilgi sonucunda Rus ve Avrupa edebiyatında öne çıkmış kişilerin eserlerini okuma fırsatı bulmuştur. Karakterinin şekillendiği okul dönemine ait Dostoyevski’ye ait çok detaylı bilgiler bulunmamaktadır.

Dostoyevski Kimdir?

Dostoyevski Kimdir?Çağının diğer yazarlarına göre oldukça zor ve farklı bir yaşam süren Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 11 Kasım 1821  tarihinde Moskova’da doğdu. Alkol bağımlısı bir babanın elinde büyüyen ünlü yazar, zor ve hayal kırıklığı ile dolu bir çocukluk geçirdi. 5 kardeşi olan Dostoyevski, arkadaş bakımından oldukça şanslı bir isimdi. Babası Mihail, Yoksullar hastanesinde çalışan eski bir ordu cerrahı, annesi ise bir tüccarın kızıydı.

Babası oldukça öfkeli, küçük bir şeyden bile büyük olaylar çıkaran bir adam iken, annesi tam tersi sessiz ve saygılı bir insandı. İlk eğitimini evde, annesinden aldıktan sonra özel bir okulda devam ettirdi. Yaz tatillerini Tula’daki aile çiftliğinde geçirerek, babasının acımasız ve sert davranışlarından biraz uzaklaşmaya çalıştı.

Okulunu Moskova’da tamamladıktan sonra Petersburg Askeri Mühendislik Okulu’na girdi. Okuldan fırsat buldukça şiddet ve cinayet içerikli kitaplar okumaya başladı. Okulunu bitirdikten sonra bir süre askerlik hayatına devam etti ancak edebiyata olan merakı daha ağır bastı ve askerlikten ayrıldı.

Dostoyevski’nin Hayatı

Dostoyevski’nin HayatıAnnesini 1837 yılında kaybeden ünlü ismin hayatında bu anlamda büyük boşluk açıldı. İlerleyen yıllarda da babasını kaybetti. Her ne kadar babasına karşı derinden bir öfke ve nefret beslese de, anne ve babasını yakın zamanlarda kaybetmesi onun hayatında ciddi anlamda sarsıntı yarattı. Annesinin tüberküloz hastalığı nedeniyle öldüğü biliniyorken, babasının ölüm sebebi hakkında kesin bir bilgi bulunamamaktadır. Bazı kaynaklar çok fazla alkol aldığı için hastalanarak öldüğünü söylerken, bazıları kötü davrandığı köylüler tarafından öldürüldüğünü yazmaktadır.

Dostoyevski’nin Ailesi

Annesi ve babası hayata veda ettikten sonra, hayat mücadelesine abisi ile birlikte devam eden başaralı yazar, gençlik döneminde alkol, kumar gibi alışkanlıklar edinmiş ve bohem bir hayatı benimsemiştir. 1847 yılında Fransız sosyalistlerin görüşlerini tartışmak için Mihail Petraşevski’nin evinde haftalık sohbetlere katılmaya başladı. Bunun dışında yasadışı broşürler basan bir grupla da aynı şekilde bir araya gelerek toplantılar düzenliyordu. 1857 yılında çocuklu ve dul bir kadınla evlendi, fakat bu evlilik ona mutluluk getirmedi. Çalkantılı bir hayat süren Rus yazar, 1881 yılında hayata gözlerini yummuş ve cenaze törenine yaklaşık 30 bin kişi katılmıştır.

Dostoyevski’nin Hapis Yılları

1849 yılında bu grupların tutuklanmasına ve aralarında Dostoyevski’nin de bulunduğu 21 kişinin kurşuna dizilmesine karar verildi. Ancak ölüm cezası daha sonra Sibirya’da 4 yıl sürecek ağır hapis cezasına ve er olarak 4 yıl askerlik hizmetine çevrildi. Dostoyevski, ölüm fermanı verildikten sonraki korku dolu anlarını ve yaşadıklarının izlerini, daha sonra kaleme aldığı yapıtlarında okuyucusuna hissettirmiştir.

Cezasını çektiği yıllarda da asla sıradan bir insan olarak davranmadı. Çok ağır koşullarda çalışmak zorunda bırakılan insanlara, olağanüstü varlıklar gözüyle baktı. Bu dönemde kendini dinleme ve hayatı sorgulama fırsatı bulan ünlü yazar aynı zamanda epilepsi nöbetlerine ve yakasını bir türlü bırakmayan ruhsal sarsıntılara yakalandı.

Hapishanede yattığı dönemde içinde bulunduğu ruh hali ile Hz. İsa’ya olan inancı katlanmıştır. Öyle ki Hz. İsa artık Dostoyevski için günahkarların kurtuluşu konusunda tek çıkış yolu olmuştur 1854 yılında cezasının sona ermesi ile Sibirya’da askerlik görevine devam eden yazar, görevindeki başarısı ve sadakati neticesinde subaylığa kadar yükselmiş ve burada sıkı arkadaşlar edinmiştir.

Dostoyevski’nin Edebiyata Girişi

Hapishaneden çıktıktan sonra kendini tamamen değiştiren Rus yazar, dönemin Çar’ının toplumsal reformlarını destekledi. 1860 yılında ilk toplu basımını yaptı. Ertesi yıl kardeşi Mihail ile birlikte Vremya dergisini çıkardı. Derginin amacı batılılaşma ve Slavcılık akımlarını insanların zihinlerinden uzaklaştırmaya çalışmaktı. Dergide yayımlanan; Ölüler Evinin Hatıraları (1861-1862)  gibi yazınlar derginin tanınmasını sağladı.

Tolstoy ve Turganyev gibi dünya edebiyatının en önemli isimleri dergiyi ve yazıları takdir etti. Ancak dönemin bazı eleştirmenleri dergiye ve yayınlanan içeriklere tepki gösterdi. Ancak tüm olumsuzluklar Dostoyevski’yi yıldırmadı. Dergiden kazandığı gelirle hayalini kurduğu yurt dışı gezisini gerçekleştirdi. Fransa, İtalya ve İngiltere gibi ülkeleri gezdikten sonra Rusya’ya döndü ve bu kez Epoha adlı dergiyi çıkardı.

Bölünmüş kişilik temasını Öteki romanında ele almış olan Dostoyevski, bu romanında okuyucularının olumsuz yorumlarını almış ve en büyük destekçisi sayılan Belinski’nin dahi desteğini kaybetmesine neden olmuştur. Kendisi gibi Rus yazarlardan olan Gogol ve Pusti isimli yazarların etkisi altında kalarak yeni eserler kurgulayan Dostoyevski, dünya edebiyatı için önemli eserlere imza atmış bir isimdir.

Gençlik yıllarında radikal eylemlere katılan Dostoyevski, hapishaneden çıktıktan sonra daha sakin bir yaşam sürmeye yöneldi. Kurulu düzene uyum sağlamaya ve insanların hayatlarını daha basit boyutlarda değiştirmeye kendini adadı. Bu noktada Hz. İsa’nın çile çekerek insanları kurtarmaya dayanan öğretisinden feyz aldı. Hapis yattığı süre boyunca edebiyattan yoksun kaldı. Bu açığı kapatmak için de çıktıktan sonra kardeşinden sürekli yeni kitaplar istemeye başladı.

Dostoyevski’nin Eserleri

Dostoyevski’nin EserleriBabasının ölmesinin ardından maddi olarak sıkıntı içine giren Dostoyevski, roman yazmaya 1846 yılları sırasında başlamış ve ilk romanı olan İnsancıklar’ı tamamlamıştır. Yakın arkadaşı vasıtasıyla Dostoyevski’nin ilk romanını inceleme fırsatı bulan Vissarion Belinski, romanındaki karakterleri betimlemedeki sanatsal yeteneğini keşfetmiş ve bu konuda gelecekte başarılı olacağına dair övgülerde bulunmuştur.

Ünlü yazarın ilk romanı olan İnsancıklar, içeriği nedeniyle aynı zamanda Rus toplumu için ilk toplumsal roman niteliği taşımaktadır. 1846 yılında roman yazmaya başlamış olan Dostoyevski, roman alanında yaklaşık 12 eser geride bırakmıştır. Uzun soluklu ve sürükleyici romanı en önemli klasikler arasında yer edinmiş olan Suç ve Ceza, Dostoyevski’nin başyapıtları arasında sayılır.

Franz Kafka Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Eserlerinde oldukça başarılı olan ünlü isim, dünya edebiyatında da çok önemli bir yere sahiptir. Sakarlıkları, sürekli sinirli ve gergin hali ile insanlar üzerinde hastalıklı bir insan izlenimi uyandırmasından dolayı edebiyat sosyetesi Dostoyevski’yi çok fazla benimsememiştir. Bu durumdan kendisi de rahatsız olan başarılı yazar, kendini yeni bir roman yazma heyecanı içinde bulmuş ve  Öteki isimli romanı için çalışmaya başlamıştır.

Budala, Delikanlılar, Ecinniler, Ezilmiş ve Aşağılanmışlar, Ölüler Evinden Anılar, Kumarbaz ve Karamazov Kardeşler, Rus yazarın günümüzde halen beğenilerek okunan eserleri arasındadır. Eserlerinin teması genellikle insan psikolojisi üzerine kurulu olan Dostoyevski aynı zamanda karakterlerinin ruh halini okuyucuya etkili bir şekilde aktarabilmesiyle de bu denli ilgi görmeyi başarmıştır. Dostoyevski’nin eserlerini roman ve öykü olarak şu şekilde sınıflandırabiliriz.

Romanları

    • İnsancıklar, 1846
    • Öteki, 1846
    • Netochka Nezvanova, 1849
    • Ezilmiş ve Aşağılanmışlar, 1861
    • Ölüler Evinden Anılar, 1862
    • Yeraltından Notlar, 1864
    • Suç ve Ceza, 1866
    • Kumarbaz, 1867
    • Budala, 1872
    • Ecinniler, 1872
    • Delikanlı, 1875
    • Karamazov Kardeşler, 1881

Öyküleri

    • Dokuz Mektupluk Romanı, 1847
    • Ev Sahibesi, 1847
    • Polzunkov, 1848
    • Bir Yufka Yürekli, 1848
    • Kıskanç Koca, 1848
    • Namuslu Bir Hırsız, 1848
    • Bir Noel Ağacı Ve Düğün, 1848
    • Beyaz Geceler, 1848
    • Küçük Kahraman, 1857
    • Tatsız Bir Olay, 1862
    • Timsah, 1865
    • Ebedi Koca, 1870
    • Bobok, 1873
    • Uysal Bir Ruh, 1876
    • Köylü Marey, 1876
    • Bir Adamın Düşü, 1877

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

20. yüzyıl roman anlayışına imzasını atan Dostoyevski, hem Rus hem de dünya edebiyatında çok önemli bir yere sahiptir. yaşadığı dönemde bazı yazarlardan etkilenmesine rağmen, kendi tarzını başarıyla yakayabilmiştir.
Siz Türk yazarları mı, yabancıları mı daha çok seviyorsunuz?
Dostoyevski'nin okuyup da mutlaka önerdiğiniz kitabı hangisi?
Rus edebiyatında beğendiğiniz diğer isimler kimler?



Okur Yorumları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilgihanem'i Takip Edin

En Yeniler