Münir Özkul Kimdir? Hayatı ve Filmleri

O, Hababam Sınıfı’nın tatlı sert Kel Mahmut’u ve Neşeli Günler’in inatçı mı inatçı Turşucu Kazım’ydı. Aynı zamanda Yeşilçam’ın yufka yürekli babasıydı. Aşağıda, canlandırdığı her rolle içimizi ısıtan, Türk sinemasının en usta isimlerinden Münir Özkul’un yaşam hikayesini bulacaksınız.

Hayat verdiği karakterlerde hep babacan bir tavır takınan, sert görünümlü ama bir o kadar da merhametli bir oyuncu olan Münir Özkul, Türk tiyatro ve sinemasının en önde gelen oyuncularından biridir. Özellikle Adile Naşit ile birlikte rol aldığı filmler Yeşilçam’ın en iyileri arasındadır.

Komediden drama her türlü filmde rol aldığı sanat hayatına tiyatro ile başlamış; filmlerinde onurun ne demek olduğunu, insanın şerefi uğruna nelere göğüs gerebileceğini tüm halka öğütlercesine oynamıştır. Kimi zaman ağlatır, kimi zaman güldürür ama güldüğünde adeta izleyicilerin yüreğine dokunur.

Zeki Alasya Kimdir? Hayatı ve En Ünlü 10 Filmi

Türk sinemasının duayeni Münir Özkul; Türkiye’de sinema yaparken sevginin, emeğin, kardeşliğin ve ailenin değerini izleyicilere en iyi anlatan sanatçılardan biriydi. 93 yıllık hayatını tutkunu olduğu tiyatro ve sinemaya adadı. Aşağıda ünlü oyuncunun hayatını, oyunculuk kariyerini ve özel yaşamına dair detayları bulabilirsiniz.

Münir Özkul Kimdir?

Münir Özkul Kimdir?Türk meddah, tiyatro ve sinema oyuncusudur. Türk tiyatro ve sinema tarihine damga vurmuş, ünlü bir isimdir. Halk tarafından özellikle Hababam Sınıfı filmi serilerindeki “Kel Mahmut” karakteriyle tanınır.

15 Ağustos 1925 tarihinde İstanbul’un Bakırköy semtinde dünyaya gelmiştir. Eski Osmanlı paşalarından birinin torunudur. Oyuncu ve sunucu Güner Özkul’un babasıdır.

Türk sinemasında karakter oyunculuğu denince akla ilk gelen isimler arasında olan Özkul, rol aldığı çok sayıda filmle sinema oyunculuğundaki başarısını defalarca gözler önüne sermiştir. Hayatı boyunca 200’den fazla filmde rol almıştır.

Küçüklüğünden beri seyreden oyunculuk merakı onu neredeyse bir asrın en ünlü oyuncularından biri yapmıştır. Özkul, halkın ona duyduğu sevginin yanında çok sayıda ödül de almıştır.

Münir Özkul’un Hayatı

Münir Özkul’un HayatıKendisinden önce dünyaya gelen iki kız kardeşinden sonra dünyaya gelen Münir, ailesinin göz bebeği olmuştu. Herkes onun üzerine titriyordu.

Paşalıktan gelen soylarının o şekilde ilerlemesi gerektiğini düşünen ailesi çoktan karar vermişti. Münir de tıpkı paşa dedesi gibi bir paşa olmalıydı.

İçine kapanık bir çocukluk geçiren Münir, bir paşanın soyundan geliyor gibi davranmıyordu. O ailesinin isteğini yerine getirmek istemiyordu. Paşa olma gibi bir düşüncesi yoktu.

İşte onun bu içine kapandığı zamanlarda Bakırköy’deki meşhur Miltiyadi Sineması onun adeta sığınağı olmuştu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi.

Fakat lise yılları onun için bir hayli zordu. Çünkü sürekli okuldan kaçıyor, kendini sinemaya atıp orada Amerikan ve Fransız filmleri izliyordu.

Geceleri de aynı sahnede oyunlar izleyip alkış tutuyordu. İsmail Dübüllü’ye ise büyük bir hayranlık duyuyordu. Bu duygusu ona ileride ışık olacaktı.

Üniversite yıllarında aynı zamanda oyunculukla da uğraşıyor olacaktı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve Edebiyat Fakültesi’nde Sanat Tarihi Bölümü’ne bir süre devam etti.

Tiyatroya Duyduğu İlgi

Özkul’un üniversite yıllarında tiyatro sevgisi hep ağır bastı. Her ne kadar sakin ve içine kapanık bir çocuk olsa da cesur, aynı zamanda tutkulu bir kişiliği vardı.

15 yaşındayken okulu bırakıp oyuncu olmaya karar vermişti. Fakat ailesinin buna karşı çıkacağını biliyordu. Bu nedenle bu işi gizlice yapmaya karar verdi.

Ailesinden gizli Bakırköy Halkevi’ne gitti. Oyunculuğa ilk adımını burada attı. Yeteneği kısa sürede fark edildi ve artık profesyonellik yolunda emin adımlarla ilerleyebilirdi.

Amatörlüğünü Bakırköy Halkevi’nde aştı ve her gün kendi yeteneğinin o da farkına varıyordu. Bir süre İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunculuğundan sonra Ankara Devlet Tiyatrosu’na geçti.

İstanbul Şehir Tiyatrosu, Münir Özkul’un tiyatroda profesyonelliğe attığı ilk adımdı. Çünkü burada, bir birey olarak özgür ruhuyla özel tiyatrolarda çalışabileceği inancına sahip olmuştu.

Çalıştığı ilk özel tiyatro Ses Tiyatrosu’ydu. Kısa bir süre burada kaldı. 1948’de Ses’te sahneye çıktığı “Aşk Köprüsü” oyunuyla büyük ses getirmiş, ilgi görmüştü.

Özkul, buradan sonra Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’de rol aldı. 1951 yılında John Steinbeck’ten “Fareler ve İnsanlar”, 1954’te “Yaz Bekarı” ve 1955’te “Çayhane” gibi önemli oyunlarda oynadı.

Sinema Dünyasına Girişi

Münir, askerlik yaptığı sırada beyaz perdeye adımını attı. Arkadaşı Sırrı Gültekin, “Vatan ve Namık Kemal” filminde yönetmen asistanlığı yapıyordu. Münir arkadaşını ziyarete film setine gitti.

O sırada filmde üniformalı bir figürana ihtiyaç vardı ve Münir kendini bir anda sahnede bulmuştu. İleride hatıra olur düşüncesiye geçtiği kamera karşısı onun adeta tüm hayatı olacaktı.

1950’li yıllarda Münir Özkul sinemada artık tamamen keşfedilmişti. Siyah beyaz filmlerin olmazsa olmazı haline geldi. Kendine özgü tavrı ve mimikleri izleyiciler tarafından büyük beğeni topluyordu.

O dönemlerde sinema tıpkı günümüzde olduğu gibi yabancı sinemanın etkisindeydi. Burhan Felek tarafından dönemin ünlü filmi “Lorel-Hardi” ikilisi Türk sinemasına “Edi ile Büdü” olarak uyarlandı.

1952 yılında sinema hayatına “Edi ile Büdü Tiyatrocu” ve “Edi ile Büdü” filmleriyle aktarıldı. Bu filmde Münir "Edi" ve rol arkadaşı Vasfi Rıza Zobu ise “Büdü”yü canlandırdı. Film büyük ilgi gördü.

Ünlü oyuncu Özkul, sinemadaki ilk yıllarında hep İpek Film yapımı komedi filmlerindeki mimikleriyle konuşuluyordu. Fakat sonraki yıllar, yani asıl başarı gösterdiği 70’lerde Arzu Film yapımı filmlerde rol alacak ve hangi sahnede ona ihtiyaç olduğunu bilecekti.

1969 yılında Orhan Aksoy’un yönetmenliğindeki “Fakir Kızı Leyla” adlı filmde evin kahyası olarak rol aldı. Filmde en çok ilgi gören oyuncuydu. Bu filmden sonra ona çok kez aynı kalıpta rol teklifleri gelecekti.

Sinemada hiçbir filmde kötü rolde oynamayan Özkul, hep yufka yüreğiyle tanınacaktı. Nerede iyi yürekli bir baba rolüne ihtiyaç duyulsa, orada Münir rol alıyordu.

Bulvar Tiyatrosu’nu Kurması

Geçen yıllarla birlikte Münir hem tiyatroda hem de sinemada başarıyla ilerliyordu. Tiyatro kariyerine devam ettiği Küçük Sahne’den sonra 1958 yılında tekrardan İstanbul Şehir Tiyatroları’na girdi.

Bundan bir yıl sonra da Ankara Devlet Tiyatrosu’na geçti. 2 yıl burada kaldı ve daha sonra 1960’ta İstanbul’un Aksaray semtinde, arkadaşlarıyla birlikte Bulvar Tiyatrosu’nu kurdu. Grup 2 yıl ayakta kaldı.

1963 yılından itibaren 4 yıl boyunca çeşitli topluluklarla turnelere çıktı. Tiyatro ve sinema onun hayatının olmazsa olmazıydı. Fakat bir süre sahnelerden uzak kaldı.

1978 yılında yeniden Şehir Tiyatroları’na döndü. 1983’te ise Dormen Tiyatrosu’nda ve ardından da kendi tiyatrosunda sahnelediği “Generalin Aşkı” ile sahnelerde yeniden boy gösterdi. Bu oyun büyük ilgi gördü.

İsmail Dümbüllü Kavuğu

Ünlü oyuncu 1968 yılında Altan Karındaş Topluluğu’nda izleyiciyle buluşan “Kanlı Nigar” oyunundaki performansıyla “İlhan İskender Armağanı”nın sahibi oldu. Bu ödül, onun üstün yeteneğinin bir getirisiydi.

Münir’in içine küçük yaştan itibaren oyuncu olma isteğini düşüren aslında İsmail Dümbüllü’ye duyduğu hayranlıktı. Kanlı Nigar oyununun asıl ödülünü de bu isimden aldı.

Çünkü İsmail Bey, 1968 yılında Arena Tiyatrosu’nda bu oyunun prömiyerinde Münir’e ve oyunculuk yeteneğine hayran kalmıştı. Uzun süredir yanında istediği ismi bulduğunu anlamıştı.

Dümbüllü Özkul’a “Sen kitaplı tiyatrodan geliyor olsan da yerine göre Pişekar, yerine göre Kavuklu olmayı başardın. Kavuk senin hakkın” diyerek, Türk Tiyatrosu’nun sembolü haline gelmiş kavuğu hediye etti.

Kavuk, İsmail’e ise Kel Hasan’dan devredilmişti. Münir Özkul da bu kavuğu 1989 yılında Ferhan Şensoy’a, Şensoy da 2016’da Rasim Öztekin’e devretti.

Türk tiyatrosu ve sinemasının usta ismi Özkul ayrıca 1978 yılında “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı”ndaki başarısıyla “Avni Dilligil Ödülü”ne layık görüldü. 1979 yılında ise “Ulvi Uraz” ve “İsmet Küntay”; 1980’de ise “İsmail Dümbüllü Ödülleri”ni kazandı.

Ortaoyuncular Topluluğu’na Katılması

1980 yılında Münir Özkul, Ferhan Şensoy’un  Ortaoyuncular Topluluğu’na katıldı. Burada rol aldığı 4 farklı oyundan en beğenileni “İstanbul’u Satıyorum” oldu.  Daha sonra sahnelere veda etti.

1980 yılında yaptığı jübileyle 40. Sanat Yılı’nı kutladı. 1996 yılında ise Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen bir gece ile 55. Sanat Yılı anıldı.

1998 yılında ise Münir Özkul’a Kültür Bakanlığı tarafından “Devlet Sanatçısı” unvanı layık görüldü. Ünlü oyuncu başarılarına her yıl bir yenisini ekliyordu.

70’li Yılları

Münir Özkul, 1970’li yıllara yaklaşıldığında sinemada önemli bir başarı elde etti. Çoğunlukla Ertem Eğilmez’in yönettiği filmlerde rol alıyordu.

1974 yılında ilk kez Hababam Sınıfı çekildiğinde, usta oyuncu buradaki rolü olan Özel Çamlıca Lisesi Müdür Yardımcılığı’nı hakkıyla yerine getirmişti. Büyük ses getiren film çok beğenildi ve serisinin çekilmesine karar verildi.

Münir Özkul, Hababam Sınıfı’ndaki Mahmut Hoca karakteriyle sert görünümünün yanında bir de babacan kimlik barındırıyordu. Bu tavırlarıyla Yeşilçam filmlerinin en önde gelen isimlerinden biri oldu.

Tıpkı kendisi gibi başarılı bir oyuncu olan Adile Naşit ile efsanevi bir ikili haline geldiler. İkili, rol aldığı filmlerle Türk sinema tarihine adlarını altın harflerle yazdırmayı başardı.

Özkul; Mavi Boncuk, Bizim Aile, Aile Şerefi, Gülen Gözler, Neşeli Günler ve daha nice Yeşilçam filminde aldığı rollerle hafızalara kazındı.

Sanat Hayatında İlerleyişi

Büyük usta 1972 yılında “Sev Kardeşim” filmindeki rolüyle Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Erkek Oyuncu Ödülü”nün sahibi oldu. Onun için her bir ödül ayrı bir gurur kaynağıydı.

Yıl 1977 olduğunda meşhur filmi Bizim Aile’deki “Yaşar Usta” rolüyle Azerbaycan Film Festivali’nde özel bir ödüle layık görüldü. Bu film çok büyük ilgi görmüştü.

O, her ne kadar tiyatro ve sinemanın ustası olsa da 90’lı yıllarda yine çok başarılı olacağı dizilerde rol almaya başladı. “Uzaylı Zekiye”, “Ana Kuzusu” ve “Şaban İle Şirin” gibi 90’ların sevilen dizilerinde oynadı.

2000’lere gelindiğinde ise Reyting Hamdi’de Yarmagül’ün dedesi olarak televizyon ekranlarında çıktı. Ünlü oyuncu dizilerde de başarıyı yakalamıştı.

Evlilikleri

Münir Özkul, hayatı boyunca 4 evlilik yaptı. Hareketli bir özel hayatı vardı. İlk eşi Şadan Hanım’dan bir kızı, bir de oğlu oldu.

Özkul, daha sonra Suna Selen ile hayatını birleştirdi. Çiftin bu evliliğinden Güner isimli bir kızı dünyaya geldi. Eşi Suna ile tam 14 yıl birlikte yaşadılar fakat bunun sadece 6 yılında evlilerdi.

Kızları Güner beklemedikleri bir anda dünyaya gelmiş, o dönemlerde Münir alkol tüketimi sebebiyle problem yaşıyordu. Bu nedenle Güner 3 aylıkken ona anneannesi bakmaya başladı.

Güner’in anneannesi ölümüne kadar torununu yanından ayırmadı. O öldüğünde küçük kız 7 yaşındaydı. Bunun üzerine anne ve babasının yanında yaşamak durumunda kaldı.

Fakat bu kez de annesi Suna Selen, başka birine aşık olmuştu ve Münir Özkul’dan boşandı. Güner ise babası Münir ile kaldı.

Özkul üçüncü evliliğini Tophaneli örümcek lakabıyla bilinen Yaşar Hanım ile yaptı. Fakat bu evlilik de uzun sürmedi ve Münir yine terk edildi.

Bunun üzerine usta oyuncu 53 yaşındayken hayatının aşkını buldu. Aşık olduğu Umman Özkul kendisinden 28 yaş küçüktü. Çift 1986 yılında evlendi ve bu evlilik Özkul’un ölümüne kadar devam etti. Hastalık döneminde eşi Umman usta oyuncunun hep yanındaydı.

O dönemlerde Özkul’un inişli çıkışlı özel hayatı gündem oluyordu. Kızı Güner Özkul ise bu durumu “Babam evlenmekten değil, boşanamamaktan korkar.” cümlesiyle dile getirmişti.

Hastalık Dönemleri ve Ölümü

2003 yılında büyük ustaya KOAH ve demans teşhisi konuldu. Özkul o günden sonra evinden çıkmak ve birileriyle görüşmeyi istemedi. Gürdal Tosun’un ölümü onu derinden üzmüştü.

Demans (bunama) hastalığı onun hafızasını yitirmesine sebep olmuştu. Bu nedenle Münir, hayatta olmayan pek çok arkadaşını yaşıyor sanıyordu.

Türk sinemasının efsanevi ismi Özkul, tedavisini gördüğü hastalıklara yenik düştü ve 5 Ocak 2018 tarihinde, İstanbul’da hayata veda etti. Cenazesi 7 Ocak 2018’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen anma töreninin ardından Bakırköy Mezarlığı’na defnedildi.

Özkul’un aramızdan ayrılışı tiyatro ve sanat dünyası için büyük bir kayıp oldu. 93 yıllık hayatına sığdırdığı sayısız başarı ile unutulmaz filmleri her neslin neşesi, kimi zaman hüznü oldu. Yeşilçam’a adadığı hayatı ve içimizi ısıtan filmleriyle hep hatırlanacak…

Münir Özkul’un Filmleri

Münir Özkul’un FilmleriTürk sinemasına verdiği emeklerle adını altın harflerle yazdıran Münir Özkul, başarılı oyunculuk kariyerine 200'ü aşkın film sığdırmıştır. Canlandırdığı karakterle özdeşlemiş, uzun yıllar boyunca o karakterlerle anılmıştır. Özkul'un çok sevilen filmlerinden birkaçını şöyle sıraladık:

Yumurcak

Münir Özkul’un Filmleri1961 yılında gösterime giren bu film Aydın Arakon’un yönetmenliğindedir. Münir Özkul bu filmde Fikret karakterini canlandırmıştır.

İki gazetecinin Yumurcak adlı çocuğun şahit olduğu bir cinayeti çözme hikayesi filmde konu edilir. Fikret ve Doğan’dan işlenen cinayetle ilgili haber hazırlamaları istenir. Cinayeti çözüm aşamasında Yumurcak’la ilgili bazı gerçekler de gün yüzüne çıkar.

Fakir Bir Kız Sevdim

Münir Özkul’un Filmleri1966 yapımı bu filmin yönetmeni Sırrı Gültekin’dir. Cüneyt Arkın ve Gönül Yazar başrollerde yer alır. Filmde zengin bir adamın fakir bir kadına aşık olması konu anlatılır.

Zengin adam nişanlanacağı kızı test etmek için tüm yakın çevresine battığının haberini verir. Bunun üzerine nişanlısı ondan ayrılır.

Şıngırdak Şadiye

Münir Özkul’un Filmleri1982 yapımı bu filmin yönetmeni Nuri Ergün’dür. Münir Özkul, Rıza Baba karakterine hayat verir. Filmde varlıklı bir aileden gelen ve şımarık bir kız olan Şadiye’nin, kahvecinin oğlu Bülbül Tevfik’le aşk öyküsü konu anlatılır.

Kızlar Sınıfı Tatilde

Münir Özkul’un Filmleri1986 yapım tarihli bu filmin yönetmeni Sami Güçlü’dür. Münir Özkul filmde müdür karakterine hayat verir.

Halit Akçatepe Kimdir? Hayatı ve En Ünlü 10 Filmi

Filmde, kızlar sınıfı Türkiye Yüzme Şampiyonası’nda galip gelir ve ödül olarak tatile gönderilirler. Fakat Müdür Bey bu tatili balkan şampiyonası için bir kampa dönüştürmeyi planlar.

Ya Ya Ya Şa Şa Şa

Münir Özkul’un Filmleri1985 yapımı bu filmin yönetmeni Ümit Efekan’dır. Başrollerde İlyas Salman ve Deniz Akçura rol almıştır. Münir Özkul Selami karakterine hayat verir.

Filmde ünlü bir futbolcu olan kapıcının oğlu İlyas ve onunla aynı mahallede yaşayan bir kız olan Ayşe’nin yaşadığı aşk anlatılır. Fakat ailesi kızlarının İlyas’a layık olmadığını düşünür.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

Küçük yaşta ilgi duymaya başladığı sinema ve tiyatroya tüm hayatını adayan Münir Özkul, toplumsal hafızamıza nakşolmuş karakterlerden biridir. Aradan yıllar geçmesine rağmen başarıları hala konuşulmaktadır ve bir sinema efsanesi haline gelmiştir. Hababam Sınıfı’ndaki Mahmut Hoca tiplemesiyle büyük bir hayran kitlesi kazanmıştır.
Münir Özkul’un en çok sevdiğiniz filmi hangisi?
Münir Özkul’un canlandırdığı karakterlerden en çok hangisi ile uyum sağladığını düşünüyorsunuz?
Münir Özkul’un oyunculuğunu nasıl buluyorsunuz?
     


Okur Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir