Pnömokonyoz Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Mesleki solunum yolu hastalıkları arasında yer alan pnömokonyoz, zararlı toksik maddelerin akciğere yerleşmesi sonucu meydana gelen bir sağlık sorunudur. Kişisel koruyucu ekipmanların kullanılması hastalığı önlemede kayda değer oranda başarı sağlamaktadır. Bu makalemizde pnömokonyoz hakkında gerekli tüm bilgiye ulaşabilirsiniz.

Pnömokonyoz, farlı türde toz taneciklerinin sebep olduğu bir akciğer hastalığıdır. Kömür tozları, metal, asbest, organik bitki tozları, alüminyum ve silisyum gibi maddeler asıl etkenidir. 5 mikrondan küçük olan taneciklerinin akciğere tutunması, burada hasar oluşturması ile karakterizedir. Saydığımız tüm bu maddelerin sebep olduğu hastalıkların isimleri farklıdır. Birazdan bunlara ayrıntılı bir şekilde değineceğiz. Pnömokonyoz ise tüm bu hastalıkların genel adıdır.

Bir meslek hastalığı olan pnömokonyozda erken tanı çok önemlidir. Bunun için toza maruz kalınan iş yerlerinde periyodik olarak genel sağlık muayenesi yapılmalıdır. Ancak periyodik sağlık kontroller, tehlike sınıfına göre belirlenir. 1-3-5 yıl arasında değişebilen bu kontroller, işyeri hekiminin tercihine göre 3 ayda bir bile yapılabilir. Bu tarihler söz konusu yılın İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatına göre uygulanmalıdır. Hastalık, etken olan maddenin türüne göre 15-25 yıl arasında maruz kalma sonucunda ortaya çıkar. Tanısı genellikle akciğer röntgeni, solunum fonksiyon testleri ve diğer klinik değerlendirmelerle yapılır.

Romatoid Artrit Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Resmi mesleki solunum yolları hastalıklarının yarısını oluşturan pnömokonyozda, koruyucu tedbirlerin alınması görülme sıklığını büyük oranda azaltmaktadır. Bunun için işyerlerinin alacağı teknik korunma yöntemlerinin dışında, kişisel korunma ekipmanları kullanmak oldukça önemlidir. Bilgihanem okurları için hazırladığımız bu yazıda, pnömokonyoz nedir, türleri, etken olan maddeler, korunma yöntemleri ve tedavisi hakkında merak ettiğiniz tüm bilgiye ulaşabilirsiniz.

Pnömokonyoz (Akciğerde Toz Birikmesi) Nedir?

Mesleki akciğer hastalıkları grubunda yer alan pnömokonyoz, aslında asbestoz, silikosiz, kömür işçisi pnömokonyozu gibi birçok hastalığa verilen genel isimdir. En basit tanımı ile etkeni toz olan akciğer hastalıklarıdır. Bu nedenle akciğerde toz birikmesi olarak da tanımlanır. Bazı iş yerlerinde havalandırmanın düzenli çalışmaması sonucu sürekli toza maruz kalınması neticesinde meydana gelir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından meslek hastalıkları içerisine dahil edilmiştir. Çalışma ortamında bulunan farklı toz zerreciklerinin solunum yoluyla akciğerlere girip, burada zehirli etki yaratması sonucu oluşan hastalıkları temsil eder. Zararlı toz tanecikleri akciğerlerde küçük iltihap kitleleri oluşturur. Bunlar akciğer röntgeni çekildiği zaman fark edilebilmektedir. Akciğer dokusuna zarar verip hassaslaştıran bu durum kişide nefes darlığı, bronşit, öksürük gibi diğer sağlık sorunlarının oluşmasına yol açar.

Toz terimi ise çeşitli büyüklükteki katı taneleri temsil eder. Bunlar kömür tozları olabilir, asbest gibi son derece tehlikeli maddeler olabilir. Yine kumlama, metal, taş ocakları, inşaat, seramik, boya, silikat gibi iş grupları söz konusu zararlı tozların tehlike arz ettiği iş kollarıdır.

Akciğerlere giren tozlar hem fiziksel hem de kimyasal yapıları itibariyle değişiklik gösterir. Çapları 5 mikrondan büyük olanlar akciğerlere giremediklerinden çok tehlikeli değildir. Ancak üst solunum yollarına yapıştıkları için yine de zararlıdır. Çapları 5 mikrondan küçük olanlar ise akciğerlere yerleşebilir. Bunlar kimyasal yapılarına göre ciddi akciğer hastalıklarının oluşmasına yol açabilmektedir.

Pnömokonyoz Çeşitleri (Tipleri) Nelerdir?

Pnömokonyoz genel olarak etkeni toz olan solunum sistemi hastalıklarına verilen isimdir. Mesleki hastalıklar sınıfında yer aldığından az önce bahsetmiştik. Hastalığa sebep olan tozların türüne göre de çeşitlenmektedir. Buna göre pnömokonyoz tiplerini şu şekilde sıralandırabiliriz;

Silikozis

Silisyum adı verilen maddenin uzun süre solunması sonucunda oluşan pnömokonyoz türüne silikozis veya silikoz adı verilir. Sinsi ve çok ciddi seyirli olan hastalık tedbirsiz çalışma koşullarında uzun yıllar çalışan kişilerin çoğunda meydana gelmektedir. Madenciliğin yoğun olduğu ülkelerde sıklıkla karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Diğer mesleki hastalıklara göre daha çok görülmesinin yanında, alınan tedbirler sayesinde her geçen gün vakaların sayısında düşüş görülmektedir. Hastalık 20-25 yıl arasında maruz kalınma ile oluşmaktadır.

Genel olarak; seramik, porselen sanayinde, kömür madenlerinde, kum taşı, granit, optik malzeme üretiminde, dökümhanelerde, kalay, demir, gümüş ve kum ile yapılan her türlü taşlama işinde çalışan kişilerde silikozis oluşma riski vardır. Solunan zararlı maddeler akciğer vasıtası ile bronşlara ve lenf yollarına iletilir. Bu şekilde lenf sisteminde toz öbekleri oluşmuş olur. Nefes darlığı, solunum yetmezliği, ağır derecede tüberküloz silikozisin belirtileri ve sonuçları arasında sayılabilir. Bu hastalığı önlemek için işlemin yapıldığı alanların kapalı tutulması, iş yerlerinin havalandırma sisteminin düzenli çalışması ve kişisel korumaya çok dikkat edilmesi gerekmektedir.

Kömür İşçisi Pnömokonyozu

Kömür madeni ocaklarında çalışan kişilerin, kömür tozlarını soluması sonucunda oluşan akciğer hastalığıdır. Bildiğiniz gibi kömür fosil bir yakıttır. Vücudun savunma mekanizması ile dışarı atılamayan kömür tozları akciğerin bronşiyollerinde birikir. Buradan lenfoid dokuya geçer ve kömür makülü adı verilen lezyonların oluşmasına sebep olur.

İki tipi olan kömür işçisi pnömonyozunun basit tipi mesleki bronşit olarak kabul edilir, öksürük ve balgam ilk belirtileridir. Komplike tipinde bu belirtilere ek olarak nefes darlığı da görülür. Solunum sisteminde ciddi anlamda bozukluklar oluşmasına yol açar. KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) benzeri semptomlar görülür. Korunmak için ıslak çalışma, havalandırma ve aspirasyon yöntemleri ile havadaki kömür tozlarının en aza indirilmesi gerekmektedir.

Asbestoz

Son derece zehirli bir madde olan asbest işlerinde çalışan işçilerde meydana gelen pnömokonyoz türüdür. Asbest çok tehlikeli ve kanserojen olmasına rağmen birçok iş kolunda sıklıkla kullanılan kimyasal bir maddedir. İnsanlarda malign (kötü huylu) tümörlerin oluşmasına yol açan asbestoz için riskli iş kolları; motorlu araç sanayi, fren balata sistemi, su tesisat sistemi, metal kaplamacılık, elektrikçilik, inşaat sektörü yalıtım işleri, dökümcülük, makine ve yedek parça işleri, tekstil (lif, elyaf, kumaş, ip), çimento endüstrisi, kimya endüstrisi, sentetik reçine kalıp materyalleri, kağıt endüstrisi ve gemi yapımı gibi alanlardır.

Ülkemizde ne yazık ki asbestoza sık rastlanmaktadır. Bunun en büyük nedeni de halk arasında beyaz toprak diye bilinen ve asbest içeren toprağın özellikle badana amacıyla kullanılmasıdır. Bunun yanında asbestli ürünleri üreten fabrikalara yakın yerleşim yerlerinde yaşayanlar, atık maddelerin karıştığı su kanallarının tarımda kullanılması gibi durumlar da hastalığın görülme sıklığını artıran unsurlardır. Asbestoz akciğer kanseri, solunum sistemi hastalıkları, akciğer zarında kalınlaşma, plevral efuzyon (akciğer zarına sıvı sızması) gibi durumların oluşmasına yol açmaktadır.

Sideroz

Demir cevherinin çıkarılması, işlenmesi, parçalanması, taşınması ve depolanması, dökümhanelerde, magnetik demir oksit üretimi yapılan yerlerde, elektrik ark kaynağı, demir parçalarının elektrik kaynağı ile kesilmesi gibi iş kollarında çalışan kişilerde görülen hastalıktır. Solunum yoluyla vücuda giren toz tanecikleri akciğerlerde hava yollarının kalınlaşmasına yol açar. Demir madenlerinde çalışan kişilerde, akciğer dokusunda makronodül görünümü oluşması ve fonksiyon bozukluklarının meydana gelmesi ile oluşan türüne fibrotik sideroz adı verilir. 15-20 yıl boyunca, söz konusu maddeye maruz kalma sonucunda meydana gelmektedir.

Alüminoz

Alüminyuma bağlı pnömokonyoz türüdür. Alüminyum elde edilmesi, üretilmesi parçalanması, kağıt endüstrisinde kullanılmasının yanında, cam endüstrisi ve pis su arıtımı gibi iş kolları tehlike kaynaklarıdır. Solunum sisteminde yarattığı tahribatın geri dönüşümü olmaz. Akciğer dokusunda fibrozis yapar ve KOAH oluşmasına sebep olur. 6 ay ile 25 yıl arasında gelişim gösteren alüminoz diğer türlere göre daha nadir görülür.

Berilyoz

Berilyum cevherinden metali ayıran maden işçilerinde, metalurji üretiminde çalışanlarda görülür. Metalurji işçilerinde meydana gelen akut berilyoz iken, sanayi ve laboratuvar ortamında çalışanlardaki kronik berilyozdur. Akciğerde oluşturduğu hasarın yanında, deri döküntüleri, gözlerde yanma, burun akıntısı, nefes darlığı, öksürük gibi yan etkileri de vardır. 15 yıl maruz kalınma sonucu oluşan berilyoz nadir görülen bir pnömokonyoz türüdür.

Bisinozis

Diğer türlere göre hafif seyirli diyebileceğimiz bsinozis; keten, pamuk, kenevir lifleri gibi organik bitki tozlarının uzun süre solunması ile oluşur. Genellikle tekstil sektöründe çalışanlarda meydana gelir. İleri düzeyde astım hastalığına çeviren bisinozis, genellikle akciğerlerde alerjik iltihaba sebep olur. Hastalık işe ara verildikten sonra yeniden ortaya çıktığı için Pazartesi ateşi adı da verilmektedir. Göğüste sıkışma, nefes darlığı ve solunum fonksiyon testlerinde düşüş ile kendini gösterir.

Pnömokonyoz Nedenleri Nelerdir?

Bir meslek hastalığı olduğu için en belirgin nedeni, riskli iş kollarında çalışıyor olmaktır. Peki, pnömokonyoz hastalığının görüldüğü sektörler hangileridir? Çoğunlukla madencilik sektörü olmak üzere; yol, tünel, baraj gibi inşaat işleri, kömür ocakları, seramik, porselen, kiremit, tuğla, çimento, cam sanayi, döküm işleri, asbest içeren işler, kot taşlama gibi kumlama sanayiindkie iş kollarında çalışanlar pnömokonyoz için riskli gruptadır.

Ancak bu iş kollarında çalışanların hepsinin hastalığa yakalandığını söyleyemeyiz. Hatta gereken tedbirler alındığı takdirde hastalığa hiç yakalanmadan uzunca yıllar çalışan kişiler vardır. Ya da şöyle bir örnek verecek olursak; normal seramik sektöründe 20 yıldan fazla çalışan birinde pnömokonyoz türlerinden hiçbiri görülmezken, seramik-porselen vitrifiye üretim alanlarında tespit edilmiştir. Yani saydığımız iş kollarının da bölümlerine göre hastalığın görülme sıklığı değişmektedir.

Saydığımız bu meslek gruplarından herhangi birinde çalışıyor olmak pnömokonyozun en önemli nedenleridir. Bunların haricinde; kişinin bağışıklık sistemi gibi genel sağlık durumu, yaşı, cinsiyeti ve sigara içip içmemesi de hastalığın etkeni olmasa bile oluşum hızını etkileyen unsurlardır. Bilinmesi gereken bir diğer husus ise tozlu ortamlarda çalışan herkesin pnömokonyoz için riskli grup arasında sayılmaması gerektiğidir. Çünkü hastalığa neden olan toz taneciklerinin boyutu da önemli bir ayrıntıdır.

Boğmaca Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Toz taneciklerinin 0,1 – 5,0 mikron arasında olması hastalığın oluşmasına sebep olabilmektedir. Bundan daha büyük olan tanecikler daha çok üst solunum yollarına zarar verir, akciğere geçemez. Genellikle 10 mikrona kadar olan tanecikler gırtlakta kalır. Büyüklüğünün dışında hastalığa etken olan tozun yoğunluğu ve kimyasal yapısı da pnömokonyozun seyrini etkilemektedir.

Pnömokonyoz Belirtileri Nelerdir?

Türk Toraks Derneği’ne göre spesifik bir belirtisi olmayan pnömokonyoz, genel olarak diğer solunum yolları hastalıkları ile aynı belirtileri vermektedir. Bunlar; göğüs sıkışması, nefes darlığı, öksürük ve göğüs ağrısı olabilir. Ancak hastalıkla beraber ortaya çıkan tüberküloz, astım, bronşit ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) pnömokonyozu akla getirmelidir. Fakat tehlikeli iş gruplarında çalışılıyorsa, bu belirtilerin herhangi birinin görülmesi halinde bile pnömokonyozdan şüphe edilmelidir.

Pnömokonyozdan Korunma Yolları Nelerdir?

Pnömokonyozdan korunma teknik ve tıbbi olmak üzere ikiye ayrılır. Tıbbi koruma kapsamına işe girişte yapılan muayeneler ve periyodik olarak yapılan kontroller girmektedir. Solunum sisteminde herhangi bir hastalığı olan kişiler, toza maruz kalınacak olan işlerde çalıştırılmamalıdır.

Teknik korumada ise havadaki toz miktarının azaltılması amaçlanır. Bunu yapmak için ortamda bulunan tozun sayısı, yapısı ve çapları incelenir. Bu tozların meydana gelip yayılmasını önlemek, çalışanlardan uzaklaştırılmasını sağlamak teknik korunma yöntemleri arasında sayılabilir. Eğer iş yerlerinde bunlar düzenli bir şekilde yapılmıyorsa o zaman kişisel korunma yöntemlerine muhakkak başvurulmalıdır.

Kişisel korunma yöntemlerinde ise ilk ve en pratik yöntem maske takmaktır. Koruyucu özelliği yüksek bir maske takarak, zararlı tozların solunmasının büyük oranda önüne geçebilirsiniz. Birazdan maskeler hakkında detaylıca bilgi vereceğiz. Ancak genel olarak koruyucu yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz;

  • İş yerlerinde genel havalandırma ve aspirasyon ile tozun ortama yayılmasını önlemek. Bunun yanında su perdeleri, vakum ve uzaktan kumanda sistemleri kurmak.
  • Tozun çıktığı işlerin kapalı alanlarda yapılmasını sağlayarak, çalışanların zarar görmesini engellemek.
  • Zeminin teknik imkanlara göre ıslak kalmasını sağlamak. Özellikle delme işlerinde tozun çıkmasını önlemek için yaş metodlar uygulamak.
  • İşçilere, yapılan işe uygun kişisel korunma sağlayacak araç ve gereçler vermek.
  • Gün bitiminde işçilerin duş almalarını sağlamak. Eğer yatılı kalınması gereken bir iş ise yıkanmadan yatağa girmemelerini kural haline getirmek.
  • Tozlu işlerde çalışanların işe alınmadan önce genel sağlık muayenelerinin yapılması. Periyodik olarak göğüs radyografilerinin yapılması gibi yöntemler sayılabilmektedir.

Soluduğumuz havada bulunan; enzim, virüs, buhar, aerosol ve tüm gözle görülmeyecek kadar küçük zararlı organizmaların vücuda girmesini engellemek için kullanılan maskelere, solunum koruyucu maskeler adı verilmektedir. Bunlara genel olarak FFP (solunum için süzücü parça + tek kullanımlık + bakım gerektirmeyen toz maskesi) adı verilmektedir. Bu maskeler çalışılan mesleğe bağlı olarak seçilmelidir. Toz maskelerinin koruma derecesi; FFP1 , FFP2 ve FFP3 olarak değişmektedir.

FFP1 Toz Maskesi

Nem, su ve yağ bazlı zararsız toza karşı %80 koruma sağlar. İnşaat, plastik ürün üretimi, tekstil atölyeleri gibi alanlarda çalışanlar için uygundur. EN 149 standartlarına uygunluğu kanıtlanmış olanların tercih edilmesi önerilir. En çok tercih edilen maske türlerindendir. Birçok enzim, toz, nem, su ve yağ bazlı zararsız maddelere karşı yüksek koruma sağlar. FFP1 ventilli toz maskesi türünü de içeren bu maske tipi kullanım kolaylığı sayesinde hemen her yüz tipi için uygundur.

FFP2 Toz Maskesi

Burun kısmında polietilenle kaplı hava alma bölümü olan, kimyasal solventlere karşı dayanıklı, kullanım alanı oldukça geniş olan maske türüdür. Ek olarak her türlü bulaşıcı hastalık, virüs, alerji riski içeren toz taneleri ve dumandan korur. %94 oranında koruma sağlayan FFP2 tipi maskeler; çimento sanayiinde, kimyasal alanlarda, maden ve metal sektöründe çalışanlar için uygundur. Ventilli toz maskesi türü ile nemli ve sıcak alanlarda da koruma sağlar. Tek kullanımlık olan bu maskeler ortalama 8 saat boyunca ortamdaki zararsız ve zararlı toz taneciklerinin solunmasını önleyebilir

FFP3 Toz Maskesi

%99’a yakın koruma sağlayan bu çeşit, en küçük zararlı toz zerreciklerinden, kokudan, virüslerden, dumandan, nemden, ve tüm bulaşıcı hastalıklardan korumaktadır. Her türlü kimya, sanayi ve maden sektöründe çalışanlar tarafından kullanılabilir. Bu maske türlerinin hepsinin en fazla 8 saat kullanılması önerilmektedir. Bu sürenin aşılması halinde koruyuculuk oranında azalma olmaktadır. Eğer siz kendiniz seçerek alacaksanız kişisel koruyucu donanımlar standartlarını belirleyen EN 149’a (European Standards 149) uygun olmasına dikkat etmelisiniz. Ancak genellikle çalıştığınız kurumdan sorumlu olan iş güvenliği uzmanı, sizin için uygun olan toz maskelerini önerecektir.

Pnömokonyozun Tedavisi Nasıldır?

Tedavide ilk adım maruz kalınan maddenin tam olarak sonlandırılması gerekmektedir. Bunun için de mevcut olan işin bırakılması en kesin yoldur. Sigara içiliyorsa bırakılmalı ve genel olarak toz olan her ortamdan uzak durulmalıdır. Pnömokonyozun özel bir tedavi şekli yoktur. Hastanın şikayetine, etken olan maddenin türüne göre tedavi yöntemi belirlenir. Tedavinin sona ermesinden sonra da hastalığın derecesine göre belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerekmektedir. Hastalık ne kadar erken fark edilir ve maruziyet sonlandırılırsa akciğerlerde tahribat ve solunum yetmezliği gibi durumlar o derece geç olacak veya çok hafif atlatılacaktır.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video

Sonuç ve Okura Sorular

Pnömokonyoz, farklı toz taneciklerinin uzun yıllar solunması sonucu oluşan bir akciğer hastalığıdır. Meslek hastalıkları içerisinde yer alır. Tozlu iş kollarında çalışanların pnömokonyozun oluşmasını önlemek için kişisel koruyucu araçlar kullanması zorunludur.
Çalıştığınız yerde işçilerin sağlığını tehdit edecek tozların uzaklaştırılması için nasıl önlem alınıyor?
Tozlu işlerde çalışanların düzenli olarak maske taktığını gördünüz mü?
Yukarıda saydığımız maddelerin isimlerini daha önce duymuş muydunuz?
İşyerinizde, İş Sağlığı ve Güvenliği kurallarına uyulmadığını gördüğünüzde ilgili yerlere şikayet ediyor musunuz?



Okur Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilgihanem'i Takip Edin

En Yeniler